Erbakan Diyarbakır’da geri adım attı: Anadilde eğitim haktır
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır’a geldi. Havalimanında partililer tarafından karşılanan Erbakan, daha sonra farklı tarihlerde belediyeler tarafından işten çıkarılan işçilerin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde kurdukları çadırı ziyaret ederek çalışanların taleplerini dinledi.
‘1200 belediye işçisi gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldı’
Belediye işçilerinin yaşadığı sorunlara ilişkin açıklamalarda bulunan Erbakan, 1200 belediye işçisinin gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını belirterek, “Halbuki belediye başkanının mensup olduğu siyasi parti her fırsatta insan hakları, özgürlükler, kadın hakları ve demokrasiden söz ediyor. Ancak maalesef uygulamaya geldiğinde böyle bir uygulamayı hayata geçirmediklerini görüyoruz” dedi.

Çözüm sürecine ilişkin açıklama
Süreç kapsamında somut adımların atılmadığı yönündeki eleştirileri değerlendiren Fatih Erbakan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kanuna dikkat çekti.
Erbakan, “Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çok büyük bir ekseriyetle kanun kabul edildi. Bu kanunda açık bir şekilde yer alan hüküm bir defa örgütün silahlarını teslim etmesi, bu silahların teslim edildiğinin Milli Güvenlik Kurulu’nca tespiti, onaylanması ve arkasından da gerekli adımların atılmasına yönelik bir kanundu. Dolayısıyla şu anda ilk aşamada silahların örgüt tarafından teslim edilmesi ve örgütün tamamen tasfiye sürecine girmesi, bunun da Milli Güvenlik Kurulu tarafından onaylanması gerekiyor. Bu adım atıldıktan sonra dediğim gibi diğer adımların atılması gündeme gelecektir” ifadelerini kullandı.

‘Atılacak adımlar bunlar’
Bir gazetecinin, “Somut olarak sizce hangi adımlar atılmalı?” sorusu üzerine Erbakan, kanunda yer alan düzenlemelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Erbakan, “Somut olarak tabii kanunda kabul edilen adımlar belli. 15 seneye kadar hüküm giymiş, örgüt suçlarından hüküm giymişlerin affedilmeleri ve 2 sene içerisinde siyaset yapabilecek duruma gelmeleri var. 15 seneden daha fazla hüküm giymiş olanların da yine affedilmeleri ve 3 sene içerisinde siyasete dönmelerine ilişkin bir hüküm var kanunda. Atılacak adımlar bunlar. Tabii biz bunların referandumla millete sorulması gerektiğini ifade etmiştik. Ancak referandum yolu tercih edilmedi. Meclisten bu kanun geçirildi. Ve şimdi de dediğim gibi örgütün silahlarını bırakması, bunun Milli Güvenlik Kurulu’nca onaylanması ve arkasından da bu söylediğim söz konusu adımların atılması gündeme gelecek. Asıl olarak tabii silahsızlanma süreci ve örgütün tasfiyesi süreci bekleniyor” diye konuştu.

‘Muğla İl Başkanımızı ihtar cezasıyla cezalandırdık’
Muğla İl Teşkilatı'nın, DEM Parti'nin açıklama yaptığı alanı sirkeli suyla yıkaması ve sonrasında yaşananlarla ilgili soruyu yanıtlayan Erbakan, teşkilatın gerçekleştirdiği eylemin doğru olmadığını belirtti.
Erbakan, “Orada Abdullah Öcalan'a özgürlük çağrısında bulunulması ve Kürdistan'a özgürlük şeklinde birtakım ifadelerde bulunulması dolayısıyla bizim Muğla İl Başkanımız bir eylemde bulunmuş. Tabii bu eylemin şeklini biz onaylamıyoruz. Doğru bir adım değildir bize göre. Muğla İl Teşkilatımızı da bu konuda ihtar cezasıyla cezalandırdık. Kendilerini ihtar ettik ve bir daha tekrarlanmaması gerektiğini ifade ettik. Siyasi olarak açıklamalara orada DEM Parti'nin yaptığı, ortaya koyduğu görüşlere karşıysanız bunu siz de bir basın toplantısıyla karşı olduğunuzu ve niye karşı olduğunuzu ifade edebilirsiniz. Ama ifade edildiği gibi sirkeli suyla yıkama davranışının uygun olmadığını bizler de parti yönetimi olarak ifade ettik ve kendilerini de ihtar ettik” dedi.

Anadilde eğitim açıklamasına açıklık getirdi
Erbakan’a, daha önce anadilde eğitim konusunda yaptığı ve “Anadilde eğitim işin çorba olmasına yol açacak” şeklinde aktarılan açıklaması da soruldu. Anadilin Allah tarafından verilen bir hak olduğu hatırlatılarak konuya ilişkin görüşü sorulan Erbakan, anadilde eğitime hiçbir zaman karşı çıkmadıklarını söyledi.
Erbakan, “Ana dilde eğitime hiçbir zaman karşı çıkmadık. Ana dilin öğrenilmesine de hiçbir zaman karşı çıkmadık. En son Van'daydık geçen hafta. Van'da İpekyolu İlçe Kongremizdeki konuşmamızda da ana dilde eğitim konusunun bölge insanının bir hakkı olduğunu ve iktidar olursak bunu mutlaka çözüme kavuşturacağımızı ifade ettik. Biz resmi dilin birden fazla olmasının problem olacağını ifade etmiştik. Resmi bir dilin bir devlette bir tane olması uygundur. Ama diğer diller, konuşulan diller mutlaka eğitimle desteklenmeli, konuşulmalı ve yaşatılmalıdır diye ifade ettik. Orada bir küçük yanlış anlaşılma olmuş. Ana dilin kullanılması, konuşulması doğuştan gelen bir haktır ve kimsenin bunu engellemeye hakkı yoktur.
Öğretilmesi, ana dilde eğitim yapılması da gene talep olması halinde bir haktır ve yerine getirilmesi gerekir. Sadece devletin resmi dili sadece Türkçe olması gerekir diye ifade etmiştik. Burada bir karışıklık yaşanmış” yanıtını verdi.

Bölge hedefini açıkladı
Yeniden Refah Partisi’nin bölgeye ilişkin hedeflerini de açıklayan Erbakan, 31 Mart yerel seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde elde ettikleri oy oranına dikkat çekti.
Erbakan, “Tabii biz yerel seçimlerde 31 Mart'ta bölgede yüzde 13,5 oy oranına ulaştık. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ortalaması olarak.
Halbuki Türkiye genelinde yüzde 7 oy aldık. Dolayısıyla Doğu ve Güneydoğu'da Yeniden Refah Partisi Türkiye genelindeki aldığı oy 2 misli oya oran olarak ulaşmış durumda. Bu da rahmetli Erbakan Hocamızın bölgeyle geliştirdiği bağların halen daha tazeliğini koruduğunu, bölge insanının Erbakan Hocamızı sevdiğini, vefa duygusuna sahip olduğunu ve bu sevgiyi Yeniden Refah Partimize yansıttığını gösteriyor. İnşallah önümüzdeki seçimlerde hem Türkiye genelinde hem de bölgede daha da yüksek bir oy oranına ulaşmayı hedefliyoruz ve umuyoruz” dedi.
Diyarbakır’da Şeyh Said Bulvarı davasına ret: Gerekçe 'toplumsal ayrışma'
Şeyh Said isminin bulvara verilmesi tartışması
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin, idam edilen Şeyh Said’in adının bir bulvara verilmesine yönelik kararının mahkemece reddedilmesiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Erbakan, kararın iptal edilmesini uygun bulmadığını belirtti.
Erbakan, “Tabii burada iptal etmesinin çok uygun olmadığını düşünüyoruz. Şeyh Said isminin burada yaşatılmasında bir mahsur görmüyoruz. Ve halkın da talebi bu yönde olduğu için bu konuda bir baskı yapılmaması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.