Kürtler anne-babalarını huzurevine gönderir mi?

Kürtler anne-babalarını huzurevine gönderir mi?
 Muhabir
Diyarbakır'da yapımı süren 100 yataklı huzurevi, kentte aile kültürü tartışmasını yeniden alevlendirdi. Sosyolog Adnan Fırat Bayar, Kürtlerdeki güçlü aile yapısı nedeniyle birçok ailenin huzurevine karşı çıktığını söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Diyarbakır Sosyal Hizmetler Kampüsü'nün temeli Haziran 2023'te atıldı.

Sur ilçesine bağlı Yiğitçavuş Mahallesi'nde yaklaşık 72 bin metrekarelik alan üzerine inşa edilen kampüste; Çocuk Evleri Sitesi, Engelsiz Yaşam Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi, Kadın Konukevi ile 100 yatak kapasiteli Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi yer alıyor.

Huzurevlerine yönelik yaklaşım tartışmalı

Bu yıl hizmete açılması planlanan kampüs, özellikle bakım ihtiyacı olan ve kimsesi bulunmayan yaşlılar için önemli bir sosyal hizmet alanı olacak. Ancak Diyarbakır ve bölge illerinde güçlü aile yapısı nedeniyle huzurevlerine yönelik yaklaşım hala tartışmalı.
‘Anne babaya evlat bakmalı’

Geniş aile yapısının yaygın olduğu kentte, bakıma muhtaç ve kimsesiz yaşlılar için huzurevleri önemli bir ihtiyaç olarak görülse de çocukları bulunan yaşlılar söz konusu olduğunda aynı yaklaşım benimsenmiyor. Kültürel ve dini değerler çerçevesinde "anne-babaya evlat bakmalı" anlayışı güçlü şekilde varlığını sürdürüyor. Bu nedenle yaşlıların huzurevine yerleştirilmesi çoğu zaman toplum tarafından hoş karşılanmıyor ve hatta "ayıp" olarak değerlendiriliyor.

amedspor-2.webp

Kısa vadede bir şey beklenmiyor

Öte yandan geniş aile yapısından çekirdek aile modeline geçiş, toplumsal normlarda bir dönüşüm ihtimalini de beraberinde getiriyor. Bu değişimin kısa vadede gerçekleşmesi beklenmezken, uzun vadede nasıl bir yön alacağı ise merak konusu.

Fırat Bayar’dan önemli değerlendirme

Konuya ilişkin Amida Haber'e değerlendirmelerde bulunan Sosyolog Adnan Fırat Bayar, bölgedeki huzurevi algısının arkasında hem kültürel hem de sosyolojik dinamiklerin bulunduğunu söyledi.

Diyarbakır ve bölgede aile büyüklerinin huzurevine gönderilmesine toplum sıcak bakmıyor.

Sizce bunun temelinde hangi kültürel ve sosyolojik nedenler yatıyor?

Adnan Fırat Bayar: Temelinde büyük aile yapısının inşa ettiği ve aynı zamanda manevi değerlerden beslenen bir kültür var. Büyük aile yapısını ayakta tutan temel unsur ise tarım temelli ekonomik düzendi. Ancak şunu açıkça söylemek gerekiyor; büyük aile yapısı büyük ölçüde parçalandı ve bugün anne, baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aile dönemindeyiz. Bunun en önemli nedeni de şehirleşme. Kürtler de artık diğer halklar gibi büyük kentlerde ve metropollerde yaşıyor. Şehir yaşamı ve apartman düzeni büyük aile formasyonunun sürdürülmesine izin vermiyor.

amedspor-1-1.webp

"Anne-babaya evlat bakmalı" anlayışı Diyarbakır'da oldukça güçlü. Sizce bu anlayış değişiyor mu?

Bayar: Bu anlayışı besleyen dinamiklerden biri büyük aile kültürü olsa da tek etken bu değil. Bunun güçlü manevi temelleri de bulunuyor. Kürtlerin dini inanç ve kabulleri burada önemli bir rol oynuyor. İslam'da anne ve babaya yaşlılık dönemlerinde hizmet etmek ve onları korumak büyük önem taşır. Bu nedenle büyük aile yapısı zayıflasa bile anne-babaya bakma anlayışını yaşatan inançsal unsurlar var. Ben bu anlayışın ciddi bir değişim geçirdiği kanaatinde değilim. Çünkü buna direnen güçlü bir maneviyat bulunuyor.

Aileler yaşlı bakımını üstlenmek isterken hangi noktada zorlanıyor?

Bayar: Bizde açılan huzurevlerinin, Batı ülkelerindeki huzurevi anlayışıyla aynı karşılığı taşıyacağını düşünmüyorum. Batı'da ebeveynlerin huzurevine yerleştirilmesi çok daha olağan görülebiliyor. Bizde ise ancak çok zor şartlarda böyle bir tercih söz konusu olur. Sonuçta iki milyonluk bir şehirden söz ediyoruz ve profesyonel bakıma ihtiyaç duyan yaşlıların bulunması son derece normal. Bu kişilerin yakınlarının da huzurevine keyfi olarak başvurduklarını düşünmüyorum.

amedspor-3.webp

Diyarbakır ve bölgede huzurevlerine olan ihtiyaç gelecekte artar mı? Değişen aile yapısı nasıl bir tablo ortaya çıkarır?

Bayar: Kürt toplumunda kan bağı binlerce yıllık tarihsel bir sürecin ürünüdür. Büyük aile ve daha ötesinde aşiret yapısı uzun yıllar boyunca adeta devlet işlevi gördü. İnsanlar sosyal ve güvenlik ihtiyaçlarını bu yapı üzerinden karşıladı. Aile ve toprak için gerektiğinde can verdi, can aldı. Dolayısıyla böylesine güçlü kültürel bir yapı kolay kolay ortadan kalkmaz. Bana göre değişen toplumsal koşullara rağmen bu manevi yapı uzun süre direnç gösterecektir. Bugün bile dünyanın farklı metropollerinde yaşayan Kürtler bu önceliklerini koruyor. Elbette şehirleşme arttıkça, bireyselleşme yaygınlaştıkça ve büyük aile yapısı zayıfladıkça huzurevlerine duyulan ihtiyaç da artacaktır. Ancak bu ihtiyaç daha çok olağanüstü bireysel koşullardan kaynaklanacaktır; keyfi bir tercih olmayacaktır.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.