Rojda Odabaşı’ndan adalet çağrısı: Susmayacağım

Rojda Odabaşı’ndan adalet çağrısı: Susmayacağım
 Muhabir
Diyarbakır’da komşusunun pompalı tüfekle saldırısında yaralanan Rojda Odabaşı, failin tahliye edilmesinin ardından can güvenliğinden endişe duyduğunu söyleyerek adalet çağrısında bulundu ve “Korkuyorum ama susmayacağım” dedi.

Diyarbakır’da Amed Şiddetle Mücadele Ağı tarafından başlatılan “Kadın, Adalet ve Hafıza Nöbeti” dördüncü haftasında farklı kentlerde katledilen 7 kadının hikayesi anlatıldı. Nöbette Konya’dan Melek Altınboğa, Mardin’den Remziye Damar, Osmaniye’den Aliye Aker, Adana’dan Sevda Dinler, Malatya’dan Perihan Akbulut, İzmir’den Özge Penbegül ve İstanbul’dan Aisulu Bekmakhanova anıldı. Ayrıca Diyarbakır’da komşusunun pompalı tüfekle saldırısı sonucu yaralanan Rojda Odabaşı için adalet çağrısında bulunuldu.

‘Cinayetler münferit değil’

Nöbette konuşan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Aycan Diril, kadın cinayetlerinin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, cezasızlık politikalarına ve erkek egemen sisteme bir sonucu olduğunu söyledi. Diril, kadınların yaşamlarının sistematik biçimde hedef alınmasının kadın kırımı olduğunu ifade ederek, “Bu kırım; tarihsel-toplumsal değerlerin taşıyıcısı olan kadınların hakikatine, varoluşuna yönelmiş bir savaştır. Bu cinayetler münferit değil; patriyarkanın, cezasızlığın ve kadınların yaşamları üzerinde hak iddia eden erkek egemen düzenin sonucudur” dedi.

Diril, koruma ve önleyici tedbir kararlarına rağmen öldürülen kadınlar konusunda yalnızca faillerin değil, gerekli önlemleri almayan kamu görevlilerinin de hesap vermesi gerektiğini vurguladı.

rojda-odabasi3.webp

‘Adalet bütün kadınlar için gereklidir’

Kadın cinayetlerinin etkin biçimde soruşturulması, koruyucu ve önleyici mekanizmaların eksiksiz uygulanması ve ihmali bulunanların hesap vermesi gerektiğini belirten Diril, kadınların unutulmasına karşı kolektif hafızayı büyütmeye devam edeceklerini ifade etti. Diril, “Kadınların yaşam hakkını savunmak, şüpheli bırakılan her ölümün etkili biçimde araştırılmasını istemek, koruyucu ve önleyici mekanizmaların eksiksiz uygulanmasını talep etmek ve kadınların ölümünde ihmali bulunanların sorumluluğunu sormak için burada olacağız. Kadınları birer sayıya ve dosya numarasına indirgeyen unutma siyasetine karşı kolektif hafızamızı büyüteceğiz. Çünkü adalet, yalnızca katledilen bir kadının ardından değil, yaşayan bütün kadınlar için gereklidir” diye konuştu.

rojda-odabasi4.webp

‘Sustum, bana mal edilmesinden endişe ettim’

Nöbette, komşusunun pompalı tüfekle saldırısı sonucu yaralanan Rojda Odabaşı’nın yaşadıkları da gündeme getirildi. Saldırının ardından uzun süre sessiz kaldığını anlatan Odabaşı, şu ifadelerde bulundu: “Yalnız yaşayan, kendi halinde bir kadınım. Kimseye karışmadan hayatımı sürdürüyorum.

Ancak şiddete uğrayan kadınlar çoğu zaman saldırının kendisi yerine yaşamları üzerinden sorgulanıyor. Hiçbir kadın uğradığı saldırı nedeniyle kendisini savunmak, hayatını açıklamak ya da neden hedef alındığını kanıtlamak zorunda bırakılmamalıdır. Saldırıdan 60 gün, saldırıdan sonra 60 gün sustum. Korktum. Ailemin ve çevremin zarar görmesini istemedim.

Yaşadıklarımın çarpıtılmasından ve hiç söylemediğim sözlerin bana mal edilmesinden endişe ettim”.

rojda-odabasi1.webp

‘Hala korkuyla yaşıyorum’

Evinde pompalı tüfekle vurularak bacaklarından yaralandığını ve aracının parçalandığını belirten Odabaşı, saldırıyı gerçekleştiren kişinin artık tutuklu olmadığını söyledi. Tahliye kararının ardından can güvenliği konusunda endişelerinin sürdüğünü ifade eden Odabaşı, yaşadığı korkuyu şu sözlerle anlattı: “Ben ise hala korkuyla yaşıyor ve can güvenliğimi düşünüyorum. Her kapı çaldığında irkiliyorum. Evime nasıl gireceğimi, sokağa nasıl çıkacağımı düşünüyorum. Benim için asıl mesele, uğradığım saldırının ağırlığının nasıl değerlendirildiği, adaletin nasıl sağlanacağı ve can güvenliğimin nasıl korunacağıdır.”

rojda-odabasi2.webp

‘Korkuyorum ama susmayacağım’

Yargıya duyduğu güvenin sarsıldığını belirten Odabaşı, sözlerini şöyle tamamladı: “Beni yalnız bırakmayın. Kendi evimde vuruldum, hayatta kaldım.

Şimdi güven içinde yaşamanın mücadelesini veriyorum. Benim de evimde güvende olma, korkmadan yaşama ve adalet isteme hakkım var. Korkuyorum ama susmayacağım. Çünkü hayatta olduğum için değil, insan olduğum için korunmayı ve adaleti hak ediyorum. Yaşamak istiyorum. Güvende yaşamak istiyorum. Adalet istiyorum bütün kadınlar için.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.