Adar ÖZDEMİR
Başarının önündeki en büyük engel: “Ben başaramam” düşüncesi.
“Kendine inanmak, her şeyi başaracağını düşünmek değil; başaramadığında bile yeniden denemeye değer olduğunu bilmektir.”
Her öğrencinin içinde keşfedilmeyi bekleyen bir yetenek, öğrenilmeyi bekleyen bir bilgi ve başarılmayı bekleyen bir hedef vardır. Ancak bazen bir öğrenci, daha ilk adımı atmadan kendi önüne görünmez bir duvar örer. Bu duvarın adı, “Ben başaramam.” düşüncesidir.
Bir öğrenci, “Ben yapamam, benden bir şey çıkmaz, ne kadar çalışsam da başaramam.” diye düşünmeye başladığında, karşısına çıkan zorlukları aşılmaz görür. Bir soruyu çözemediğinde kendisini yetersiz hisseder, bir sınavdan düşük not aldığında bütün çabasının boşa gittiğine inanır. Zamanla denemekten vazgeçer. Oysa bir şeyi henüz yapamıyor olmak, onu hiçbir zaman yapamayacağı anlamına gelmez.
Başarıya ulaşan insanlar da hata yapar, zorlanır, bazen yorulur ve başarısızlıklarla karşılaşırlar. Onları ileriye taşıyan şey, her zaman diğerlerinden daha yetenekli olmaları değildir. Çoğu zaman onları farklı kılan, zorluklar karşısında yeniden denemeleri ve kendilerine bir fırsat daha vermeleridir.
Bir öğrenci, “Ben başaramam.” düşüncesinin yerine “Henüz başaramadım ama öğrenebilirim.” düşüncesini koyduğunda, önünde yeni kapılar açılmaya başlar. Anlamadığı bir konuyu tekrar çalışır, çözemediği bir soruyu yeniden dener, gerektiğinde öğretmeninden veya arkadaşlarından yardım ister. Bir yol kapandığında başka bir yol arar. Çünkü artık başarısızlığı kendi yetersizliğinin kanıtı olarak değil, öğrenme sürecinin bir parçası olarak görür.
Unutulmamalıdır ki her öğrenci aynı hızda öğrenmez. Kimi çabuk kavrar, kimi daha fazla zamana ve desteğe ihtiyaç duyar. Önemli olan, başkalarının ne kadar hızlı ilerlediği değil, kişinin kendi gelişimini sürdürebilmesidir. Bir öğrencinin bugün yapamadığı bir şeyi yarın yapabilmesi, küçük görünen ama büyük anlam taşıyan bir başarıdır.
Elbette yalnızca inanmak yeterli değildir. Başarı; inancın emekle, sabırla, doğru yöntemlerle ve gerektiğinde yardım istemekle birleşmesiyle büyür. Kendine güvenmek, her şeyi tek başına yapabileceğini düşünmek değil; zorlandığında çözüm aramaktan vazgeçmemektir.
Sevgili öğrenciler, kendinizi başkalarıyla kıyaslayarak değerinizi ölçmeyin. Bir hata yaptığınızda kendinizi suçlamak yerine o hatadan ne öğrenebileceğinizi düşünün. Bir kez başarısız olduğunuzda hayallerinizden vazgeçmeyin. Çünkü bir sınavın sonucu, bir dersin zorluğu veya bugün yaşadığınız bir başarısızlık, sizin gelecekte neler başarabileceğinizi belirlemez.
Kendinize bir şans verin. Küçük adımlarla başlayın, düzenli çalışın, sabırlı olun ve gerektiğinde yeniden başlayın. Bazen başarıya giden yol uzun olabilir; önemli olan, o yolun başında kendinize kapıyı kapatmamanızdır.
Çünkü insan, “Ben yapamam.” dediğinde daha başlamadan vazgeçebilir; “Nasıl yapabilirim?” diye sorduğunda ise çözüm aramaya başlar.
Ve unutmayın: Başarıya giden ilk adım, kendinize inanmak; ikinci adım ise bu inancı emekle gerçeğe dönüştürmektir.
Başarıya giden yol: Sadece çok çalışmak değil, doğru çalışmaktır
14 Eylül 2026 Pazartesi 12:02Okullar açılırken: Diyarbakır’ın eğitim gerçeği
07 Eylül 2026 Pazartesi 10:162027 YKS: Son fırsat, son viraj
27 Ağustos 2026 Perşembe 15:07YKS sonuçları açıklandı: Şimdi sıra geleceğinizi planlamakta
19 Ağustos 2026 Çarşamba 12:37Tercihler sadece bir üniversiteyi değil, bir geleceği seçmektir
28 Temmuz 2026 Salı 09:092026 YKS ortalamaları: Sorun sınavın zorluğu mu, eğitim sisteminin gerçeği mi?
23 Temmuz 2026 Perşembe 10:392026 YKS sonuçları açıklandı: Şimdi doğru tercih yapma zamanı
21 Temmuz 2026 Salı 12:08LGS sonuçları açıklandı: Şimdi geleceği doğru planlama zamanı
10 Temmuz 2026 Cuma 12:21Başarıya açılan kapının anahtarı: Sağlıklı aile desteği
03 Temmuz 2026 Cuma 13:29Yaz Tatili: Her gün her öğrenci için bir fırsat, her gün her öğrenci için bir kazanım
26 Haziran 2026 Cuma 15:55
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.