Diyarbakırlı Gülistan Doku dosyasında 108 isim
Kaynak:Haber Merkezi
Dersim'de 5 Ocak 2020'de kaybolan ve öldürüldüğü belirlenen Diyarbakırlı Üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında “karanlık ilişkiler ağı” ortaya çıkmaya devam ediyor.
Evrensel Gazetesine konuşan Çimen, Gülistan Doku dosyasının ailenin şikayeti üzerine 6 Ocak 2020’de açıldığını belirterek, soruşturmanın Ağustos 2024’e kadar geçen dönemini “sistematik olarak gerçekleşmiş bir örtbas faaliyeti” olarak değerlendirdiklerini söyledi.

‘Yazılı talepte bulunduk’
Dosyada Ağustos 2024’te başsavcının değişmesinin ardından etkili bir soruşturma yürütülmeye başlandığını söyleyen Çimen, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in şüpheli olarak dosyaya eklenmesi için 24 Ocak 2024’te yazılı talepte bulunduklarını anlattı.
Soruşturma kapsamında ilk dalga operasyon 14 Nisan 2026’da gerçekleştirildi. Çimen’in verdiği bilgiye göre, operasyonda 17 kişi gözaltına alındı, 12 kişi tutuklandı. Dosyadaki deliller doğrultusunda Sonel hakkında da işlem başlatıldı. Sonel, 17 Nisan’da Erzurum’da gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.
Tuncay Sonel ve iki polis hakkında yeni tutuklama kararı
‘Örtbas edenlere yönelik operasyon’
21 Temmuz’da gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonda ise Sonel’in eşi ile Çimen’in “siber çetenin Ankara ayağı” olarak tanımladığı kişiler gözaltına alındı. Aynı zamanda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından örtbas iddialarının sağlık boyutuna yönelik düzenlenen operasyonda 10 kişi gözaltına alındı. Çimen, sağlık boyutuna ilişkin olarak Akgün firmasının yazılı cevabına göre SİSO firmasıyla bağlantı bulunduğunu belirterek, operasyonun bu yönde genişletilmesi gerektiğini ifade etti.

‘Sahte operasyonla işkence’
Çimen’in anlatımına göre operasyon, Tuncay Sonel’in cep telefonunda ele geçirilen ve Gülistan Doku soruşturmasının konusuyla ilgili olmayan deliller üzerine gerçekleştirildi.
Sonel’in Ordu Valisi olduğu dönemde kendisine yönelik eleştirel bir sosyal medya paylaşımı yapan bir kişiyi Ankara’da faaliyet gösteren siber yapılanmanın üyelerine bildirdiğini öne süren Çimen, söz konusu kişinin sahte bir operasyonla alıkonulduğunu, işkenceye maruz bırakıldığını ve teşhir edildiğini söyledi. Çimen ayrıca gidilen eve dinleme cihazı yerleştirildiğini ve operasyonun onayının Sonel tarafından verildiğinin tespit edildiğini aktardı.

‘Suç örgütü kuruldu’
Çimen, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklamaya sevk yazısında “karanlık bir ilişki ağı” ile “kamu gücünün mutlak bir kanunsuzlukla kullanılmasından” söz edildiğini belirterek, bunun ceza hukuku açısından “suç örgütü” kavramını gündeme getirdiğini söyledi.
‘Liste savcılıkta’
Soruşturmanın emniyet boyutuna yönelik operasyon ise 27 Temmuz’da gerçekleştirildi. Tunceli Emniyeti’ne yönelik operasyonda dönemin İl Asayiş Şube Müdürü ile bazı kişiler gözaltına alındı. Çimen, 19 kişi hakkında işlem başlatıldığını ve 12 kişinin tutuklandığını söyledi.
Operasyonu örtbas iddialarının emniyet ayağına ilişkin “ilk dalga” olarak nitelendiren Çimen, soruşturma kapsamında 108 kişilik bir liste sunduklarını açıkladı.
Çimen, “Bizim 108 kişilik bir listemiz var ve bunların en az 30’u hakkında kesin olarak işlem yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunlar arasında dönemin İl Emniyet Müdürü de var. Hâlen aktif görevde” dedi.
Kameralara müdahale
Dersim’i yüksek kalitede görüntüleyen ve “K kameraları” olarak adlandırılan kameraların herhangi bir şubeye bağlı olmadan doğrudan Emniyet Müdürü’ne bağlı olduğunun söylendiğini aktaran Çimen, 7 Ocak 2020’de bu kameralarda değişiklik yapıldığını anlattı.
Aselsan’a yazı
“O gün kenti gören kameralar kör ediliyor” diyen Çimen, Aselsan’a yazılan yazıya verilen yanıttan söz konusu tarihte herhangi bir bakım ya da çalışma yapılmadığının anlaşıldığını söyledi.

‘Gülistan’ın yerini bilenlerin kim olduğu belli’
Soruşturmadaki önceliklerinin Gülistan Doku’ya ulaşmak olduğunu vurgulayan Çimen, dosyada “Gizli Tanık Şubat”ın anlatımlarının bulunduğunu, daha sonra “Gizli Tanık Duman”ın da ortaya çıkarak olayı anlattığını belirtti.
Çimen, “Aslında Gülistan Doku’nun yerini bilenlerin kim olduğu dosyada belli. Bunlara ilişkin ceza mahkemesi işlemleri yapılır ve bu süreç kararlı bir şekilde uygulanırsa, bu kişilerin Gülistan Doku’nun yerini söylememesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Çimen, 7 Ocak 2020’de baraj gölünde arama çalışmalarının başlatıldığını ve aileye ısrarla Gülistan Doku’nun intihar ettiğinin söylendiğini aktardı.
Aynı sırada “Kameraları”na müdahale edildiğini söyleyen Çimen, Elazığ Emniyeti’nden gelen dalgıçların suyun 14 metre altında Gülistan Doku’ya ait el yazısıyla yazılmış bir kâğıdı sağlam şekilde çıkardığını anlattı.
‘Köprüdeki son görüntüsünü servis ettiler’
Gülistan Doku’nun köprüdeki “son görüntüsü” olarak servis edilen kayıtta yüzünün görünmediğini ve çömelmiş vaziyette olduğunu belirten Çimen, dosyadaki bir vatandaşın beyanında Doku’nun 10 saniye sonra ayağa kalktığının ifade edildiğini söyledi. Çimen, bunun ardından suya düşen bir nesne izlenimi yaratılarak Gülistan’ın suya düştüğü algısının oluşturulduğunu savundu.

‘Gökhan Ertok bize ulaştı’
Tüm gelişmeler sıralı şekilde değerlendirildiğinde “profesyonelce işlenmiş bir örtbas” gördüklerini belirten Çimen, ailenin Gülistan Doku’nun intihar etmediğine yönelik inancının kırılamadığını ifade etti. Halen tutuklu bulunan Gökhan Ertok’un da kendilerine ulaştığını aktaran Çimen, Ertok’un kendisinin “siber çetenin elemanı olduğunu ve Gülistan Doku’nun örtbasında görev aldığını” söylediğini belirtti.
Soruşturmanın Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından iki ayrı koldan yürütüldüğünü belirten Çimen, Tunceli’de yürütülen soruşturmada firari kişilerin bulunduğunu söyledi.

‘Gizli tanık Gülistan’ın yerini söyledi’
Gülistan Doku’nun bulunmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü aktaran Çimen, “Gizli Tanık Şubat”ın Gülistan’ın yerini söylediğini ancak geç kalındığını ifade etti.
Gülistan Doku’nun yerinin değiştirilmiş olabileceğine ilişkin bir rapor bulunduğunu söyleyen Çimen, soruşturmanın erken aşamasında gerekli adımların atılması halinde Doku’ya ulaşılabileceğini savundu.
Şüphelilerin baz verilerinin incelendiğini belirten Çimen, bu kişilerin gittiği şüpheli noktalarda JAK ve JASAT ekiplerinin zaman zaman arama gerçekleştirdiğini söyledi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.