Kürt kadınlarını hedef alan sözlerin kaynağı belli oldu: Kürt değil, kitaptan

Kürt kadınlarını hedef alan sözlerin kaynağı belli oldu: Kürt değil, kitaptan
 Muhabir
Tarihçi ve yazar Ayşe Hür, iş insanı Rahmi Koç’un tepki çeken ve soruşturma açılan Kürt kadınlarını hedef alan sözde mizahi fıkranın kaynağını açıkladı. Hür, yıllar önce yayımlanan kitapta yer alan bir anekdota dikkat çekti.

Tarihçi Ayşe Hür, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında Kadıköy tarihçisi olarak tanınan Müfid Ekdal’ın kaleme aldığı Kapalı Hayat Kutusu: Kadıköy Konakları adlı eserde yer alan bir anekdotu aktardı. Hür, kitapta anlatılan hikâyenin daha sonra farklı biçimlerde yeniden dolaşıma girdiğini ve Rahmi Koç’un kullandığı anlatının da bu metinden esinlenmiş olabileceğini söyledi.

2026/06/06/rahmi-kocccc2-001.webp

Ayşe Hür’ün paylaşımı şöyle:

“Kadıköy tarihçisi diye bilinen Dr. Müfid Ekdal, Kapalı Hayat Kutusu: Kadıköy Konakları (YKB Yayınları, 2014, 92-93) kitabında şöyle bir anekdot aktarıyor:

Mahmut Ata Bey zeki, çalışkan, sağlam yapılı, çok güzel ve esprili konuşan, değişik hikayeler anlatan, hekimliği kadar sosyal tarafı da olan bir insandı. Hekim-hasta münasebetlerinin kritik yönlerin hemen yakalar, sırası gelince kendine has bir tarzda anlatırdı. Keyifli bir gününde şöyle bir hikaye anlattı:

Bir gün siyah çarşaflı ve peçeli bir kadın, ayağı poturlu köylü kocasıyla muayene odama girdi. Kadın, kapının yanında ellerini çarşafın altına saklamış ayakta duruyor, arkasında da kocası… Ben de daha evvel çıkan hastadan sonra ellerimi yıkamış havlu ile kuruluyorum.

Kadına döndüm, ‘Donunu çıkar, şu masaya yat’ dedim. Kadında hareket yok. Kapkara bir heykel gibi duruyor. Aynı lafı bir daha tekrarladım. Kadın yine kımıldamıyor. O zaman kocasına döndüm, ‘Eşin muayene olmak istiyorsa dışarı çık ve onu ikna et’ dedim.

Köylü mahcup, çekingen, karısını kolundan tutup dışarı çıkardı. Yarı açık kapıdan konuşmalar duyuluyor:

Köylü: - Be kadın, doktorun dediğini niye yapmıyorsun?

Kadın: -Ağam, bana soyun diyor.

Köylü: -Elbette soyunacaksın.

Kadın: -Bana donunu çıkar diyor.

Köylü: -Onlar büyük adam. Çıkar dediyse çıkaracaksın.

Kadın:- Gayrı ben karışmam. Günah benden gitti dedi ve muayene odasına girip kapıyı kapattı. Peçesini açtı, hafifçe kırıtarak karşımda durdu. O utangaç kadın gitmiş, gözlerimin içine bakan bir başka kadın gelmişti. Doğrusu şaşırdım.

-Muayeneye hazır mısın? dedim.

Hafifçe gülerek “Evet” dedi.

Tamam öyleyse soyun bakalım.

-Evvela sen soyun, demesin mi?”

kadikoy-tarihcisi.jpg

Tepkinin nedeni etnik vurgu

Hür, paylaşımında asıl tartışmanın anlatının içeriğinden ziyade, hikâyedeki karakterlerin kimliğinin değiştirilmesiyle ortaya çıktığını belirtti. Rahmi Koç’un söz konusu anlatıda “Kürt kadını” ifadesini kullanmasının kamuoyunda büyük tepkiye yol açtığını belirten Hür, bunun ayrımcılık ve ötekileştirme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını ifade etti.

Kürt toplumundaki tepki

Paylaşımında Kürt toplumunun gösterdiği tepkiyi de değerlendiren Hür, sosyal medya kampanyaları, protestolar ve yapılan suç duyurularının bir tür toplumsal dışavurum işlevi gördüğünü kaydetti. Hür, yaşanan süreci “katharsis” kavramıyla ilişkilendirerek, tartışmanın yalnızca bir fıkra polemiğinin ötesine geçtiğini dile getirdi.

ayse-hur.jpg

TTB açıklamasına da değindi

Ayşe Hür, değerlendirmesinin sonunda hekimlik mesleği ve kadınlara yönelik yaklaşım konusunda da eleştirilerde bulundu. Hür, Türk Tabipleri Birliği tarafından yapılan kınama açıklamasına atıfta bulunarak, tartışmanın yalnızca Rahmi Koç’un sözleriyle sınırlı olmadığını, anekdotun kaynağında yer alan yaklaşımın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.