TÜİK’den 8 Mart raporu: Kadınlar farkı kapatıyor

TÜİK’den 8 Mart raporu: Kadınlar farkı kapatıyor
 Muhabir
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yayımladığı rapor, kadınların eğitimden istihdama, sağlıktan aile yaşamına kadar birçok alandaki durumunu verilerle ortaya koydu.

AMİDA HABER- TÜİK’in 6 Mart’ta 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı 2025 verileri, kadınların toplumsal hayattaki konumuna dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.

kadin3.jpg

Kadınlar uzun yaşıyor

Türkiye nüfusunun yüzde 49,98’ini kadınlar oluştururken, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle 60 yaş ve üzeri grupta bu oran yüzde 51,9’a yükseldi.

Kadınların doğuştan beklenen yaşam süresi 80,7 yıl, erkeklerin ise 75,5 yıl olarak kaydedildi. Ancak “sağlıklı yaşam süresi” verilerinde kadınların 56,3 yıl ile erkeklerden (58,9 yıl) daha dezavantajlı olduğu görüldü.

kadin2.jpg

Eğitim seviyesinde belirgin artış

Son yıllarda kadınların eğitim seviyesinde önemli bir yükseliş yaşandı. 25 yaş ve üzeri kadınların ortalama eğitim süresi 2024 itibarıyla 8,8 yıla çıktı. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı ise yüzde 88,3’e ulaştı. Yükseköğretim mezunu kadınların oranı da yüzde 7,1’den yüzde 23,6’ya yükseldi. Araştırma, eğitimin nesiller arası etkisini de ortaya koydu. Annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin yüzde 84,4’ünün de yükseköğrenim gördüğü tespit edildi.

kadin1.jpg

İstihdamda büyük fark sürüyor

Eğitimdeki ilerlemeye rağmen kadınların işgücüne katılım oranı erkeklerin oldukça gerisinde kaldı. Kadınların istihdam oranı yüzde 32,5 olurken erkeklerde bu oran yüzde 66,9 olarak ölçüldü. Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların işgücüne katılımı artsa da hanesinde 3 yaş altı çocuğu bulunan kadınlarda istihdam oranı yüzde 26,9’a kadar düşüyor. Bölgesel verilerde ise en düşük erkek istihdam oranı yüzde 59 ile Şanlıurfa ve Diyarbakır’ın yer aldığı TRC2 bölgesinde kaydedildi.

Aile yapısı ve teknoloji kullanımı

Verilere göre kadınların ortalama ilk evlenme yaşı 26 olarak hesaplandı. Evli kadınların yüzde 17’sinin eğitim seviyesinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü. Boşanma davalarında çocukların velayetinin yüzde 74,6 oranında anneye verildiği dikkat çeken bir başka veri oldu. Teknoloji kullanımında ise internet kullanan kadınların yüzde 18,8’inin üretken yapay zekâ uygulamalarını kullandığı belirlendi. Yükseköğretim mezunu kadınlar arasında beyin göçü oranı ise yüzde 1,6 olarak kaydedildi.

kadin4.jpg

Yoksulluk riski ve şiddet verileri dikkat çekti

Raporda kadınların karşı karşıya olduğu sosyal riskler de yer aldı. Kadınların yüzde 30,1’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğu belirtildi. Kadınların en sık maruz kaldığı şiddet türü yüzde 28,2 ile psikolojik şiddet olurken, bunu yüzde 18,3 ile ekonomik şiddet ve yüzde 12,8 ile fiziksel şiddet izledi. Veriler, fiziksel ve psikolojik şiddetin büyük bölümünün eş, eski eş veya birlikte olunan kişiler tarafından uygulandığını ortaya koydu. Eğitim seviyesi arttıkça ekonomik şiddet azalırken, dijital şiddet ve ısrarlı takip vakalarının artış gösterdiği de raporda yer aldı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum