Ahmet Davutoğlu: Türk Kürt’e, Kürt Türk’e güvenecek
Kaynak:Ekonomim
AMİDA HABER - DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu parti genel merkezinde ziyaret etti. Görüşme sonrasında düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Davutoğlu, uluslararası sistemde yaşanan kırılmalara ve bölgesel risklere dikkat çekti.

Suriye'ye ilişkin gözlemlerini aktaran DEM Parti heyetine teşekkür eden Davutoğlu, mevcut konjonktürde tüm kesimlerin sorumluluk alması gerektiğini belirterek, “Öyle bir tarih eşiğindeyiz ki iktidarda olsun muhalefette olsun bütün siyasi liderlerin, bütün aydınların, önümüzdeki kritik dönemi düşünerek sağduyulu bir tutum alma ihtiyacı var” dedi.
Dünyadaki gelişmeleri Hürmüz Boğazı'ndaki ABD donanması, İsrail'in tutumu ve Rusya-Ukrayna savaşı üzerinden değerlendiren Davutoğlu, “Dünya, Hürmüz Boğazı’na giden Amerikan donanmasının İran’a ne zaman müdahale edeceğini konuşuyor. İsrail’in provokatif dili giderek keskinleşiyor. Rusya-Ukrayna savaşı bütün yıkıcılığıyla sürüyor. Anadolu gibi Avrasya’nın tam merkezinde yer alan bir ülkede yaşayanlar olarak artık Türkiye’den başlayarak çevreye barış yayan bir politikayı benimsemek zorundayız” ifadelerini kullandı.
Barış sürecinin Türkiye, Irak ve Suriye olmak üzere üç ayağı bulunduğunu savunan Davutoğlu, şunları kaydetti:
“Bu sürecin üç ayağı var: Türkiye, Irak ve Suriye. Irak ayağı silahsızlanma açısından önemlidir. Kuzey Irak’ta örgütün silahlı yapısı var oldukça Türkiye’de barışı tesis etmek zordur. Suriye ayağı önemlidir; çünkü Suriye’deki Kürtlerin yaşadığı acıyı Türkiye’deki Kürtlerin ve Türklerin hissetmemesi mümkün değildir.”
Türkiye ayağında demokratik çerçeveye vurgu yapan Davutoğlu, “Türkiye’nin bütün unsurlarıyla, tam bir aidiyet bilinci içinde toplumsal barışı tesis ederek yoluna devam etmesi gerekir” diye konuştu.
Kimse yabancı güçlere dayanarak savaş başlatmamalı
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi arasındaki uzlaşmayı değerlendiren Davutoğlu, bu mutabakatın Suriyelilerin kendi iradesi olduğunu vurguladı. Davutoğlu, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
“Suriye, SDG ve Şam yönetimi oturdu ve bir mutabakat yaptı. 30 Ocak mutabakatı Suriyelilerin kendi mutabakatıdır. Kimse yabancı güçlere dayanarak savaş başlatmamalı. Bu güçler ihtiyaçları bittiği anda desteklediklerini ortada bırakır. Afganistan bunun en çarpıcı örneğidir.”
Mutabakatın Türkiye ve bölge halklarını karşı karşıya getirmemesi gerektiğini belirten Gelecek Partisi Lideri, “Kimse bu mutabakat üzerinden Türkiye’de Kürtlerle Türkleri, Suriye’de Kürtlerle Arapları karşı karşıya getirmesin. Böyle bir tehlike yok. Bu mutabakatın arkasında durulmalı” dedi.
Suriye'de merkezi devlet yapısının ve ordudaki tek hiyerarşinin önemine değinen Davutoğlu, “Suriye ordusunda tek bir hiyerarşi olmalı. Kürtler, Araplar, Türkmenler, Aleviler, Dürziler Suriye devletinin içinde yer almalı. Suriye devleti güçlü olursa Suriye Kürtleri de refah içinde olur. Suriye Kürtleri huzurlu değilse Şam yönetimi de huzurlu olamaz” ifadelerini kullandı.
Türk Kürt’e, Kürt Türk’e güvenecek
Etnik ve mezhepsel ayrışmalara karşı birlik mesajı veren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türk, Kürt’e güvenecek; Kürt, Türk’e güvenecek. Türk Arap’a, Arap Türk’e güvenecek. Bizim kaderimiz ortak. Aramıza fitne sokanlar birimizi diğerine karşı güçlendirmek için değil, hepimizi imha etmek için bunu yapar.”
Gazze örneği üzerinden uyarıda bulunan Davutoğlu, “Gazze’nin yıkımı üzerine tatil sitesi hayali kuranların derdi Türk, Kürt ya da Arap değildir. Biz aklımızı başımıza almak zorundayız” dedi.
Kayyum uygulamalarına son verilmeli
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun geciktiğini ifade eden Davutoğlu, kayyum atamalarına ilişkin partisinin tavrını yineledi. Davutoğlu, “Partimizin kayyumla ilgili politikası nettir. En başından beri kayyum uygulamalarına karşı çıktık. Kayyum uygulamalarına son verilmeli” şeklinde konuştu.
6 Şubat depremlerini hatırlatarak toplumsal dayanışmaya dikkat çeken Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Depremde ‘Sesimi duyan Türk var mı, Kürt var mı, Arap var mı?’ denmedi. ‘Sesimi duyan insan var mı?’ denildi. Bugün dünyada bir jeopolitik deprem yaşanıyor. Türk-Kürt-Arap ayrımı üzerinden bizi bölmek isteyen varsa bilin ki orada bir düşman parmağı vardır. Dili sakinleştirmek lazım. Türkiye’nin ve çevre bölgenin barışına odaklanmalı ve birbirimize güvenmeliyiz.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.