Selahattin Demirtaş: 'Somut adımlar bir taviz değil, ana sütü gibi helaldir'
Kaynak:Haber Merkezi
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, QAD'da yayınlanan yazısında, küresel düzeyde yaşanan büyük hegemonya savaşlarının yarattığı belirsizlik ortamına dikkat çekti. Güç dengelerinin artık ne soğuk savaş dönemine ne de tek kutuplu ABD hegemonyasına benzediğini vurgulayan Demirtaş, Gramsci'nin "Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğmak için mücadele ediyor, şimdi canavarlar zamanı" sözünü hatırlatarak, "Belki de hiçbir gücün tek başına veya blok halinde hakimiyet kuramayacağı, kursa bile bunun sürdürülebilir olmadığı, akışkanlığın kesintisiz olduğu, değişkenliğin esas olduğu uzun bir dönemi yaşayacağız" değerlendirmesinde bulundu.
"Süreç devlet kanadında stratejik olarak ele alınmıyor"
Türkiye’nin bu küresel değişim fırtınasından etkilenen ülkelerin başında geldiğini belirten Demirtaş, yürüten çözüm sürecinin devlet açısından bölgesel fırtınadan güçlenerek çıkma amacını taşıdığını ifade etti. Sürecin devlet kanadında stratejik değil, taktiksel ele alındığını savunan Demirtaş, şu eleştiriyi getirdi:
"Sayın Öcalan’ın inisiyatif alması da şu ana kadar büyük katkılar sağladı, sağlamaya da devam ediyor. Burada da bir yanlış, bir çelişki yoktur. Ama ciddi bir eksik vardır ki o da bölgesel düzeyde Kürt-Türk ilişkilerinin stratejik düzeyde yeniden ele alınmamasıdır. Özellikle Suriye ve Irak’ta, Kürtlerle ilişkiler konusunda daha kucaklayıcı, oralardaki Kürtlerin hakkını, hukukunu gözeten yeni bir yaklaşım herkese daha çok kazandıracaktır."

"Birlikte gelecek kurarken reva görülen bu mu?"
Sürecin en zayıf ve tartışmalı noktasının, topluma ve 90 milyon yurttaşın özgürlüğüne ne kazandıracağının belirsizliği olduğunu aktaran Demirtaş, Türkiye’nin son yıllardaki savaş dalgasından uzak durmasını büyük bir kazanım olarak gördüğünü belirtti. Ancak bu süreçte Meclis'te Kürtçeye dönük engellemelere tepki gösteren Demirtaş, düşüncelerini şu sözlerle aktardı:
"Birlikte güzel bir gelecek kurmak için çabalarken bize reva görülen şey bu çağ dışı, onur kırıcı yaklaşım mı olacak? Eminim ve isterdim ki Sayın Devlet Bahçeli’nin haberi olsaydı kendisi bizzat Meclis’in giriş kapısına giderdi ve üstünde bin yıllık kardeşlerinin ana dilinde yazı olan çantayı alır, Kürt gazetecinin de elinden tutup 'Gel kardeşim, burası senin meclisindir. Kimse senin anadilini engelleyemez, horlayamaz, yasaklayamaz. Çünkü sen olmadan ben var olamam, ben olmadan da sen var olasimsin' derdi."
Gelişmelerin artık konuşma aşamasını geçtiğini vurgulayan Demirtaş, "Yani demem o ki süreç artık somut, elle tutulur, gözle görülür adımlar gerektiriyor, mecbur kılıyor" diyerek, cesur bir uzlaşmanın kapısı açılırsa kazanımların çok daha büyük olacağını, aksi takdirde eldekinin de kaybedilebileceğini söyledi.
"Liderlerin yeni bir siyaset zemini kurmasının zamanı geldi"
Ülkedeki mevcut siyasi üslubu ve ortamı "niteliksiz, seviyesiz ve çürümüş" olarak nitelendiren Demirtaş, siyasetçilerin boş tartışmaları bırakıp dünyanın değişim hızına ayak uydurması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Özgür Özel başta olmak üzere tüm siyasi liderlere çağrıda bulunan Demirtaş, yazısını şu sözlerle sonlandırdı:
"Artık olağanüstü uygulamaları ve olağan dışı gerilimleri bitirecek olumlu adımları karşılıklı atarak yeni bir siyaset zemini kurmanın zamanıdır. Kıyasıya siyasi rekabet ve demokratik yarış elbette olacak, şarttır ama önce sahayı, zemini birlikte düzeltelim, sağlamlaştıralım. Sonra yeni bir toplumsal sözleşmeden demokrasi reformuna kadar, yeni siyasi ittifaklardan mücadele birliklerine kadar her şey çok daha rahat konuşulur, uzlaşılır ve çözülür. Eğer ki kimse buna yanaşmıyor veya cesaret edemiyorsa da umutsuzluğa gerek yok; biz varız, çare biziz. Nasıl mı yapacağız? Cesaretle konuşarak, ezberleri bozarak birlikte yapacağız, merak etmeyin. Ona da az kaldı."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.