Ayşegül Doğan: Türkiye yapıcı bir rol almalı
AMİDA HABER- DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, 2026 yılının ilk MYK Toplantısı ile ilgili açıklama yaptı. Haber takibinde işkence ile katledilen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe'nin 30’uncu ölüm yıl dönümünü ve Hüseyin Aykol'un anarak başlayan Ayşegül Doğan, MYK toplantısından başlıkları özetledi.

'Meclis barış için mesai yapmalı'
Sürece ilişkin değerlendirme yapan Doğan, "Bu demokratik barış imkanı yasal adımlarla güçlendirilmeli. Meclis en çok bunun için mesai yapmalı. Herkes Kobani kumpas davası tutsaklarının serbest bırakılmasını bekliyor. Tayfun Kahraman serbest kalmalı. Anayasa, AİHM kararları uygulanmalı. Bunlar beklenirken Selahattin Demirtaş'a ceza veriliyor. Ortaya çıkan tarihsel barış imkanı eski alışkanlıklarla devam etmemeli. Sivrilen dil yerine birleştiren bir siyaset dili tercih edilmeli" diye konuştu. Artık yapıcılıktan bahsetmek gerektiğini söyleyen Doğan, "Siyasi çıkarların yerine toplumsal fırsatlar göz önüne alınarak barış süreci kalıcı hale getirilmeli" dedi.

'Demokratik siyaset alanı genişletilmeli'
Meclis'te yürütülen komisyon çalışmalarını da değerli bulduklarını ifade eden Doğan, "Sonuna kadar çalışmaları kolaylaştırıcı bir gayret sarf ediyoruz. Ortak yazım grubu üçüncü toplantısını gerçekleştirecek. Karşılıklı diyaloglarla çözülmesini bekliyoruz. 100 yıllık devasa bir Kürt meselesini sadece bir komisyon çözemez. Meclis artık demokrasi, barış, eşitlik için mesai yapmalı. Demokratik siyaset alanı genişletilmeli, silahlarını bırakanların demokratik siyaset alanına dahil edilmesinin çözümünü bekliyoruz" diye belirtti.
'Şiddet çözümsüzlüğü derinleştiriyor'
Venezuela'ya yapılan saldırının kabul edilemeyeceğini ve günümüzü aşan etkileri olacağını söyleyen Doğan, "Bir ülkenin dış güç tarafından dizayn edilmesi kabul edilmez. Gücü elinde bulunduranların uluslararası hukuku önemsemeyen bir yönetim değişikliğine onay veremeyiz" ifadelerini kullandı. İran'daki protestolara da değinen Doğan, "Demokrasi ve diyalogla çözüm üretilmeli. Şiddet, çözümsüzlüğü derinleştiriyor. Çok kültürlü çok inançlı bir toplumun haklarını ve meşru taleplerini destekliyoruz" dedi.

'Halep bir sınav'
Suriye'ye halkların yeniden tedirginlik içinde yaşadığını ifade eden Doğan şöyle konuştu: "Şam yönetiminin Kürtlere ve Süryanilere saldırıları derhal durdurulmalı. En az 7 sivil hayatını kaybederken 58 kişi yaralandı. Sözü edilen mahallelerde 200 bin vatandaş yaşıyor. Bu saldırılarda Türkiye’nin desteklediği grupların da yer aldığını duyuyoruz. Türkiye için istediğimiz demokrasiyi Suriye için de istiyoruz. Türkiye, yapıcı bir rol üstlenmeli. 10 Mart mutabakatı da demokratik bir Suriye'nin belgesi. İşte Halep'te bu sınav çıkıyor karşımıza."

'Suriye için sorumluluk alınmalı'
Sürece dair Abdullah Öcalan'ın; Neçirvan Barzani, Mesud Barzani, Mazlum Abdi ile görüşmek istediğini ilettiğini ancak izin verilmediğini hatırlatan Doğan, "Şimdi değilse ne zaman? Çünkü orada olanların burayı etkilemesi kaçınılmaz bir gerçek. Çatışmayla, saldırıyla, kuşatmayla yol almak mümkün değil. Demokratik, eşit bütün bir Suriye için sorumluluk alınmalı. Suriye, Suriyelilerindir. Buna uygun davranılması. Garantör ülkeler de buna uygun davranmalı" diye konuştu.
Sürece destek için partisinin çalışmalarının devam edeceğini vurgulayan Doğan,"Gözümüz kulağımız Suriye'de" dedi.
Erbakan çözüm sürecine neden karşı çıktıklarını açıkladı
'Randevu netleşmedi'
Gazetecilerin sorularını cevaplayan Doğan, "DEM Parti İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme talebi var ancak randevu netleşmedi. Burada bir olumsuzluk yok, programların yoğunluğundan netleştirilemiyor. Öcalan ile görüşme de netleşmedi" diye belirtti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.