Bakırhan: Çözüm için adımlar atılırsa çifte bayram yaşanır
Kaynak:Haber merkezi
AMİDA HABER - Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu geçtiğimiz günlerde raporunu tamamlayarak kamuoyuna açıklamıştı.
Raporun açıklamasından sonra siyasi partilere ziyarette bulunan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi daha sonra ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan ile Tülay Hatimoğullarını ziyaret etti.
Meclis Başkanı Kurtulmuş'tan CHP lideri Özel'e ziyaret
Kurtulmuş: Türkiye artık bu meseleyi geride bırakacaktır
DEM Parti ziyaretinden sonra konuşan Kurtulmuş şu açıklamayı yaptı;
“Değerli basın mensubu arkadaşlarım, DEM Parti’nin Eş genel başkanları ve grup başkanvekilleri ile görüşme yaptık. Ben de diğer siyasi partilerde olduğu gibi, burada da bu komisyon sürecinde verdikleri destek dolayısıyla Dem Parti’ye çok teşekkür ediyorum. Başta genel başkanlar olmak üzere, komisyonda bulunan Dem Partili üyeler, sürecin her safhasında hem fikirlerini çok açık bir şekilde dile getirdiler hem de sürecin sağlıklı şekilde işlemesine katkı sundular.
Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, hakikaten Cumhuriyet tarihimizin en ağır meselesinin çözülmesi için tarihi bir eşik açılmıştır. Meclisimizin neredeyse ittifakla komisyonda aldığı kararla rapor ortaya konulmuş ve bu raporun uygulanması için de süreçte görev alacaklardır.
Öncelikle, bu meselenin çözülebilmesi için karşılıklı iyi niyetin, samimiyetin ve açık yürekliliğin fevkalade önemli olduğunu bir kere daha altını çizmek isterim. Hem silahların bırakılması, hem örgütün feshedilmesi, hem de örgüt elemanlarının topluma uyumunun ve toplumla bütünleşmesinin sağlanabilmesi için çalışmaların titizlikle yerine getirilmesi gerekiyor.
Türkiye artık bu meseleyi geride bırakacaktır; Türkiye asla geriye dönmeyecektir. Bu kadar yol aldığımız, bu kadar çözüme yakın olduğumuz süreçte yapacağımız en değerli iş, herkesin kendi yankı odasında konuşmasından daha önemlidir: herkesin ortak olarak Türkiye’nin gündemine ve geneline dönük olarak söz söylemesidir. Ben bunun da raporla birlikte başarıldığını düşünüyorum.
Tabii ki bu her şeyin sonu değil; bundan sonra atılacak adımların başlangıcıdır. Bu tarihi sorumluluğu komisyon başarıyla yerine getirmiştir. Bu sorumluluğun yerine getirilmesini de komisyona destek veren bütün siyasi partiler, üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirerek sağlamışlardır.
Ben de huzurunuzda Dem Parti’nin eş genel başkanlarına çok teşekkür ediyorum; bu sürece verdikleri destek dolayısıyla. Bundan sonra da inşallah destekleri ve gayretleriyle, Türkiye’de bu meselenin tamamıyla ortadan kaldırılması için el birliği ile çalışmaya devam edeceğiz. Sonunda bu işin kazananı Türkiye’nin 86 milyonu olacaktır. Türkiye, bölgesinde güçlü ve lider bir ülke olarak bir kez daha ortaya çıkacaktır. Türkiye demokrasisi kazanacaktır ve böylece Türkiye’de, Türkü ile Kürdüyle, tüm farklı etnik, mezhebi ve kimlikleriyle 86 milyon vatandaşımızın huzur ve güvenlik içerisinde olduğu bir Türkiye inşa edeceğiz.
Ve bu Türkiye modeli, ortaya koyduğumuz bu çalışmada, ümit ediyorum ki bütün dünyada çatışma çözümleri için bir örnek olarak gösterilecektir. Ben emeği geçen bütün arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bir kez daha, bu raporun hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum.”
Bakırhan: Adımları Ramazan ayı sonrasına bırakmamak gerekiyor
Kurtulmuş’tan sonra söz alan Bakırhan ise şunları söyledi;
“Sayın Meclis Başkanımızla iyi bir tartışma yürüttük. Gündemlerimiz, ortak rapor ve önümüzdeki dönem atılacak adımlara ilişkindi. Görüş alışverişinde bulunduk, kendi düşüncelerimizi söyledik.
Öncelikle şunu belirtmek isterim: Rapor önemlidir. Rapora ilişkin hem müştereklerimiz vardı hem de katılmadığımız başlıklar vardı; onları da Sayın Başkan’ın söylediği gibi açık bir şekilde hem kamuoyuyla paylaştık hem de rapora düşüncelerimizi ekledik. Bunlar, raporun önemsiz olduğu anlamına gelmez; aksine, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilk defa grubu bulunan beş grup çeşitli konularda mutabakat sağlıyor, ortak müşterekler oluşturuyor. Biz buna önem veriyoruz.
Şimdi raporda iki aylıkları konuşma zamanı değil; tam tersine, bu müşterekleri büyütmek, çoğaltmak ve bu müşterekleri büyüterek Türkiye demokrasisinin önüne açmak, yüz yıllık bu meseleyi çözmek gibi tarihi bir sorumluluk hepimizin üzerindedir. Yine, Kürt meselesini çözmek aslında sadece Türkiye’nin bugününü değil, önümüzdeki yüz yılını da güvence altına alabilecek bir meseledir.
Dolayısıyla bu meseleye algılarla ve günübirlik yaklaşımlarla yaklaşmamak gerekiyor. Geçmiş bin yılda bu meseleye nasıl yaklaşacağımızı ortaya koyan birçok pratik, güç birlikleri, ittifaklar ve kader ortaklıkları vardır. O geçmiş bin yıldaki meseleyi doğru okursak, önümüzdeki günlerde nasıl yaklaşacağımızı da ortaya çıkarabiliriz.
Ortadoğu, ana yangın yeri; İran’a müdahale senaryolarının tartışıldığı bir süreçte, buradaki çözümün ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu bir kez daha gördük. Dolayısıyla Türkiye’de çözüm sürecini ertelememek gerekir. Bir an önce yasal düzenlemelerin yapılmasını sağlamak gerekiyor. Hatta yasal adımlar atılmadan önce pratik anlamda bazı adımlar atılabilir: AİHM kararlarının uygulanması, kayyum atanan belediye başkanlarının tekrar görevine dönmesi sağlanabilir. Bunlar çok önemlidir ve bu barışın ilk demirini de yumuşatacak gelişmelerdir.
Ramazan ayındayız, kutsal bir ay içerisindeyiz. Bence bu adımları Ramazan ayı sonrasına bırakmamak gerekiyor; aksine, Ramazan ayında adımlar atarak önümüzdeki dönemde, bayramda, hakkımız olan çifte bayramı insanlarımızın yaşamasını sağlayabiliriz.
Biz de Sayın Başkan’ın bugüne kadar bu raporun oluşmasındaki emeğini ve çabasını takdir ediyor, teşekkürlerimizi iletiyoruz. Önemli görüyoruz ve önümüzdeki günlerde de umarım bu müşterekleri büyüterek Türkiye’yi ve Türkiye demokrasisini hak ettiği bir noktaya taşırız.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.