Bakırhan’dan Bahçeli’ye ‘kurucu önder’ yanıtı
AMİDA HABER - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan gazeteci Nagehan Alçı’nın programına konuk olarak, Suriye’nin kuzeyinde Şam’a bağlı güçler ile DSG üyeleri arasında yaşanan çatışmalar, süreç ve MHP lideri Devlet Bahçeli ile girdikleri tartışmalara yanıt verdi, önemli değerlendirmelerde bulundu.
‘Süreç konusunda kararlılığınız sürüyor’
Süreç konusunda kararlılıklarının devam ettiğini belirten Bakırhan, “Biz Barışın ve çözümün yanındayız. Yaşanan kimi talihsiz olaylara rağmen hala durduğumuz yerdeyiz. Sadece bizim değil, Türkiye'nin aslında bu sürece ihtiyacı var. Yanı başımızda görüyoruz. Bir türlü demokratikleşmeyen rejimler oturmuyor. Çeşitli kaos, kriz, çatışmalar bitmez, tükenmez kavgalar devam ediyor” dedi.

‘Kobani’de insanlar gıdaya ulaşamıyor’
Rojava’da yaşananlara karşı partisinin reaksiyon vermek durumunda olduğunu söyleyen Bakırhan: “Ciddi bir yönelim var. Oradaki Kürtler top tank atışları altındadır. Kaç gündür Kobani'de elektrik yok, su yok. İnsanlar gıdaya erişemiyor. Ciddi bir kaygı ve korku içerisindeler. Yeni bir IŞİD saldırısına benzer düşünceler insanları etkiliyor. Doğal olarak bizi de etkiliyor. Suriye'de kardeşlerimiz, akrabalarımız oturuyor. Orada sorunun sulhla, demokratik yollarla çözülmesini savunuyoruz. Ama gelin görün ki tanklar, toplar devrede. İşte IŞİD armalı çeteler, paramiliter güçler top yekun bir ittifak yaparak Kürtlere doğru yöneliyorlar.”
‘Görüşmeler sürüyor’
Entegrasyon ve 10 maddelik mutabakatın uygulanmasına ilişkin de konuşan Bakırhan şunları söyledi: “Dün Erbil'de görüşmeler vardı. Tabii ki biz bu görüşmelerle sonuç alınmasını isteriz. Doğrusu da budur. DSG zaten yapıcı bir tutum içerisinde. İnsanlar yaşamını yitirmesin diye birçok yerden çekildi. Suriye tekrar yeni bir iç savaş yaşamasın diye kendi bölgelerine çekildiler. Şuan Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bir bölgede duruyorlar. Şimdi haklı olarak şu soruyu soruyorlar. Biz ne olacağız? Haklarımız ne olacak? Suriye'de masada tabii ki görüşmeler devam ediyor ama Suriyeli Kürtler anadilde eğitim olsun diyor. Eşit vatandaşlık olsun diyor. Haklarımız anayasal çerçevede garanti altına alınsın.”
Tuncer Bakırhan: Bu bir bitiş değil, Kürtler kalıcı hâle geldi
‘Türkiye yapıcı politika üretmeli’
Türkiye’nin Suriye politikasını eleştiren Bakırhan, “Biraz gerçekçi olmak ve vicdanlı olmak lazım. Türkiye'nin orada yürüttüğü politikalar çok önemlidir. Türkiye yapıcı bir politika izlerse emin olun ne Şaran'nın diyebileceği bir şey var ne Kürtlerin. Kıbrıs'ta garantör olduğu gibi 25 milyon Kürt'ün kardeşine akrabasına da garantörlük yapabilir. Nasıl Kıbrıs'taki Türkler bizim soydaşlarımızsa orada onların dile getirdiği talepleri biz burada destekliyorsak ya Kürtler de bizim soydaşlarımızdır. Türkiye HTŞ ile değil Suriye halklarıyla, Kürtlerle müttefik olmalı.
‘Türkiye garantör olsun’
Türkiye HTŞ’nin değil, Suriye'deki halklarla müttefik olsun. Hatta daha ileri gidiyorum. Yani garantör olsun. Kürtlerin hakkını, hukukunu savunsun. 25 milyon Kürt'ün soydaşlarıdır. Pratik sahada başka şeyler yürüyor. Kobani'de işte dediğim gibi gıdadır, elektriktir, su sorunu var. İşte diğer bölgeler kuşatma altına alınmış” şeklinde konuştu.

‘Türkiye’nin bir çağrısı bütün Kürtleri rahatlatır’
Türkiye’nin devreye girmesi ve onarıcı bir tutum içerisine girmesi gerektiğini belirten Bakırhan, “Türkiye'nin burada bir çağrı yapması, onarıcı bir tutum içerisine girmesi aslında bütün Kürtleri rahatlatır. Bölgeyi rahatlatır. SDG’nin Türkiye ile bir sorunu yok. Türkiye SDG fobisinden vazgeçerse emin olun Suriye düzelir. Demokratik bir zemine çekilir. Türkiye'deki bu çözüm süreciyle daha hızlı bir şekilde devam edebilir. Ama bu fobiden bir türlü kurtulamıyorlar” dedi.
‘SDG ayrılıkçı bir statü talep etmiyor’
SDG’nin Suriye’de bölünmeden yana olmadığını kaydeden Bakırhan, “SDG merkezi bir sistem diyor. Yani ayrılıkçı başka bir statü talep etmiyor. Dolayısıyla SDG’nin rejime eklemlenmeme gibi bir durumu yok ama rejim kapsayıcı değil. Bırakın bireysel olarak katılın. İşte Arapça resmi dil olacak. İşte merkeziyetçi bir devlet olacak.Tekçi bir devlet olacak. Şimdi bunlar kabul edilir şeyler değil. Kürtler büyük bedel ödediler. Ve aslında insanlığa da büyük katkı sundular ama o insanlığa nalet olsun. Bugün Kürtleri orada yalnız bırakıyorlar. Devlet istemiyor, ayrı bir toprak parçası istemiyor. Ademi merkeziyetçi bir sistemle kendi kimliğini, kültürünü yaşatarak demokratik bir Suriye rejiminde de oranın yurttaşları olmak istiyorlar.”
‘Türkiye Kürtleri görmüyor’
Kürtlerin hem bölgede hem Suriye'de yüzünü Ankara'ya çevirdiğini kaydeden Bakırhan, “Ama Türkiye emin olun Kürtleri görmüyor. Türkiye Kıbrıs'ta garantör ama orada Kürtler için ben garantörüm merak etmeyin demiyor. Şam hükümeti üzerinde ciddi bir etki de olmasına rağmen. Şimdi Türkiye'nin elinde bir tırpan masada bir şeye zorluyor. Yani en asgariye zorluyor. Şimdi ben size bir şey söyleyeyim. Orada insanlar katledilirken bizim buradaki bakanlarımız da taraf girli demeçler verirken şimdi Kürt kırılmasın, öfkelenmesin, ne yapsın? Elinizi vicdanınıza koyun. Cevabını siz verin Sayın Bahçeli. Hani bize söylüyor ya neredesiniz? Biz de şimdi söylüyoruz. Ya Kürtler yüzünü Türkiye'ye dönmüş. Garantör olsun diyor.”

MHP lideri Bahçeli’ye yanıt: Birlikte yol yürüyeceğiz
MHP lideri Devlet Bahçeli ile yaşanan tartışmalara da değinen Bakırhan, “Bizim durduğumuz yer belli. Tabii ki birlikte yol yürüyeceğiz. Bu süreç çok kıymetli, çok değerli. Bu süreçte emeği geçen herkesi de defalarca tebrik ettik. Hepimizin ihtiyacı olan bir süreç. Bu sürecin doğru bir şekilde ilerlemesi gerekiyor. Bunun için de biraz önce söylediğim gibi biraz daha en başta bizde olmak üzere herkesin daha duyarlı olması, daha sakin, daha duyarlı davranması lazım. Emin olun biz o Nusaybin sınırındaki o atmosferi görünce insanın kelime düzmesi bile çok zorlaşıyor” dedi.
Bakırhan Nusaybin’de konuştu: Kürtlerin kaderine niye statüsüzlük düşsün?
‘Bayrak indirme olayı provokasyondu’
Nusaybin’de Türk bayrağının indirilmesine ilişkin de konuşan Bakırhan, “Biz kesinlikle tansiyonu yükseltme tarafı değiliz. O bayrak bir provokasyondu. Eş başkanlar olarak, parti sözcümüz olarak kınadık.
Bahçeli’ye ‘Kurucu önder’ yanıtı
Dolayısıyla dönem dönem söylemler sertleşebilir. Ama bu buradaki çözüm sürecine zeval getirmemeli. Biz buradaki çözüm sürecini yürütme konusunda kararlıyız. Sayın Öcalan'ın barış ve demokratik toplum çağrısı bizim için esastır. Süreçle ilgili asla bir tereddüdümüz yok. Sayın Bahçeli işte karar versinler diyor. Öcalan'ın dediklerinin yanındayız. En başından beri kararımızı belirttik ve hiç kimse hala sahada yokken biz bu meselenin toplumsallaşması için çalışma yürütüyoruz” diye konuştu.
‘Yeni Malazgirt zaferi olur’
Türkiye'nin HTŞ mantığıyla elde edeceği bir zaferin gerçek olmadığını söyleyen Bakırhan, “Bu gerçek olmayan zafer kimseye bir şey kazandırmaz. Ama Türkiye'nin mevcut gücünü Türkiye hükümeti, Şara hükümeti üzerinde kullanarak Kürtlerin de demokratik haklarına kavuştuğu bir zafer yeni bir Malazgirt zaferidir. Emin olun Türk ve Kürt kardeşliği önünde olan bütün engelleri bin yıl boyunca daha ortadan kaldıracak bir zaferdir. Onun için biz hükümete, iktidara seslenirken ya biz kardeşiz. Böyle geçici zaferlere gerek yok. Bizim bu kardeşliğimiz bakidir. Bunu bin yıllarca daha baki kılacak şey Kürt'ün hakkını, hukukunu müdafaa etmektir.”

‘Söylemler sürece zeval getirmemeli’
DSG’nin abartılı bir talebinin olmadığını savunan Bakırhan, “Abartılı bir talepte bulunsalar önce biz karşı çıkar, gerçekçi değil derdik. Yani Kürt'ün abartılı bir talebi yok. Silahını kimseye yönetmemiş. Dikkat edin iç savaş olmasın diye tek taraflı geri çekiliyor. Sadece insanca yaşamak istiyor. Bunun doğru görülmesi gerekiyor. Dönem dönem tansiyon yükselebilir söylemde, pratikte. Ama bunlar bu süreci zeval getirmeyecek, getirmemeli. Türkiye'nin Suriye'de daha kapsayıcı, başta Kürtler olmak üzere oradaki halkların da biraz yanında olması gerektiğini belirtiyorum. Umarım hep birlikte sağduyuyla hem Suriye'de hem Türkiye'de, başta Kürt meselesi olmak üzere demokratikleşme sorunlarımızı birlikte çözeriz” şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.