Cumhurbaşkanı Erdoğan duyurdu: 3 banka birleşiyor
Kaynak:Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde önemli açıklamalarda bulundu. İslam ekonomisi, sermaye oluşumu, finansal aracılık, dijital İslami bankacılık, yapay zeka araçları ve sürdürülebilir kalkınma başlıklarında yapılacak tartışmaların somut sonuçlar üretmesini temenni eden Erdoğan, zirveyi yeni bir kilometre taşı olarak gördüğünü belirtti. İslam aleminin son yıllarda farklı cephelerde pek çok krizle aynı anda mücadele ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Hürmüz boğazındaki geçişlerin durma noktasına gelmesi tüm dünyayı olumsuz etkiliyor. Savaş, kriz ve belirsizliklerin tesiriyle daha fazla tahrip ediliyor güven ortamı. Ekonomi ve finans alanında küresel bir kırılmanın meydana geldiği günleri yaşıyoruz." dedi.

Küresel borçluluk 350 trilyon dolara ulaştı
Küresel finans mimarisindeki sorunlara değinen Erdoğan, küresel borçluluğun 350 trilyon dolara ulaştığını ve bu yükün sürdürülebilirliğinin ciddi bir soru işareti olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz. Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi 2008 krizi sonrasında palyatif adımlarla halının altına süpürmeyi tercih etmiştir. Adalet, ahlak, üretime ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan iktisadi paradigmaya geçilmeden krizlerin önüne geçilmeden. Bu sıkıntılar çözülmedikçe farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız. Dünya 5’ten büyüktür tespitimiz yalnızca kural ve değerlerin yok sayıldığı uluslararası konjonktürü değil, ekonomik ticari ilişkileri de kapsamaktadır." ifadelerini kullandı.
Faizin olduğu yerde bereket olmaz
Faize dayalı ekonomik sistemi eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam iktisadının adalet ve ahlaki ilkeleri merkeze aldığını belirterek şöyle konuştu:
"Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kar maksimizasyonu ve tüketim hırsının dikkate alınıp toplumsal refah ve adaletin dışlandığı bir ortamda bereket kendisine yer bulamaz."
Katılım finansın tüm dünya için daha adil ve güvenli bir model olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bereket, Rahmetli Erbakan hocamızın tarifiyle helal yollardan elde edilen 1 liralık kazancın haram bulaşan 2 liralık kazançtan daha büyük olduğuna inanmaktır. Kapitalizmin anlaması mümkün olmayan bir kavramdır." dedi.
Katılım finans istikrarlı büyüyor
Türkiye'yi yatırım, üretim ve finansal araçların merkezi yapmak için çalıştıklarını kaydeden Erdoğan, katılım finans kuruluşlarına sağlanan vergi avantajlarını anlattı. İstanbul Finans Merkezi'ndeki şirketlerin transit ticaret gelirlerinin kurumlar vergisinden muaf tutulduğunu, finansal faaliyet harcı muafiyetinin 5 yıldan 20 yıla çıkarıldığını, ayrıca banka ve sigorta muameleleri vergisi, harç vergisi ve gelir vergisi avantajlarının devreye alındığını aktaran Erdoğan, kurumlara uygulanan yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi matrah indiriminin süresini de 2047 yılına kadar uzattıklarını bildirdi.
Sektörün büyüme rakamlarını paylaşan Erdoğan, katılım bankacılığının aktif büyüklüğünün 4,7 trilyon TL'yi aşarak sektördeki payını yüzde 9,5'e yükselttiğini, sistemde 3'ü dijital olmak üzere 10 katılım bankasının bulunduğunu ifade etti. Katılım sermaye piyasalarında sukuk ihraçlarının 614 milyar TL seviyesine geldiğini, bankacılık dışı sukukun ise reel yüzde 33,3 artışla 16,6 milyar TL olduğunu belirten Erdoğan, katılım esaslı emeklilik fonlarının büyüklüğünün yüzde 74 artışla 798 milyar TL’ye, katılım esaslı borsa yatırım fonlarının toplam değerinin 239 milyar TL’ye, katılım esaslı menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğünün ise reel olarak yüzde 47 oranında artarak 2025 sonu itibarıyla 864 milyar TL’ye ulaştığını kaydetti. Sektördeki diğer verilere de değinen Erdoğan, 9 tasarruf finansman şirketinin aktif büyüklüğünün 323 milyar TL’ye çıktığını, tasarruf finansmanı sistemine katılan kişi sayısının 1,2 milyonu aştığını bildirdi. Ayrıca 2026 ilk çeyreğinde katılım endeksindeki şirketlerin toplam piyasa değerinin BİST’teki tüm şirketlerin yüzde 36’sına ulaştığını, 6,3 milyon yatırımcının yüzde 69’unun katılım endeks kapsamındaki şirketlere yatırım yaptığını, sigortacılık şirketlerinin toplam prim üretiminin 26 milyar TL olduğunu ve bireysel emeklilik sistemindeki 2,3 trilyon TL’lik toplam fon tutarının yüzde 40’lık bölümünün katılım esaslı fonlarda değerlendirildiğini açıkladı.
Katılım bankaları birleşiyor
Sisteme güç katacak iki yeni hamleyi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu müjdeleri verdi:
"Emlak Bankası’nı 2018’de yaptığımız düzenlemeyle Emlak Katılım’a çevirmiştik. Kurumumuz kısa sürede katılım finansın en dinamik aktörlerinden oldu. Emlak Katılım’ı halka arz etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde milletimizin güçlü büyümeye doğrudan ortak olmasına imkân sağlayacağız. Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım’ın birleştirilmesi bir diğer hamlemiz olacak. Bu hamleyle sektör farklı bir ivme kazanacaktır."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.