Cupolo’dan hükümete: Günübirlik hesapların bedeli ağır oluyor

Cupolo’dan hükümete: Günübirlik hesapların bedeli ağır oluyor
 Muhabir
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, deprem bölgesinin eğitim, barınma, sağlık alanlarında alarm verdiğini söyleyerek "Günübirlik hesapların bedeli Türkiye'ye çok ağır oluyor. Katliamlara yol açıyor" diye konuştu.

AMİDA HABER- Depremin üçüncü yılında DEM Parti'nin verdiği bütün sonuçların araştırılması önerisi reddedildi. Geçen üç yılın ardından deprem bölgesinin kopuk bir alana dönüştüğünü ifade eden DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Amida Haber'e konuştu.

2-005.jpg

‘Kervanı yolda bile dizemiyorlar’

Depremden sonraki cezasızlık durumuna dikkat çeken Cupolo, sadece 118 kişinin yargılandığını hatırlattı. Kamu görevlilerinin yargılanması ile ilgili başvurulara yanıt alınamadığını belirten Cupolo, “Bu adalet kısmının bir ayağını da hasar raporu verilen yerler oluşturuyor. Bunlar için açılmış davalar var ve bu davaların sürüncemede bırakılması barınma suçunu da ortaya çıkarıyor. Ev sahibi olan kişiler için belli hibeler verildi ama bunlar yeni bir evin inşası için yeterli değildi. İnsanlar hem borca girdiler hem deprem bölgesinde işlerini kaybettiler hem yeni bir evin inşası için ödemeleri gereken parayı ödeyemediler ama güç bela evini yaptıran kişiler bile evine giremez durumda. Çünkü yapılan 2+1, 3+1 evlerin altyapısı yok. Kentten uzakta boş bir araziye beton döküp gitme hali var. Kervanı yolda bile dizemiyorlar” dedi.

2024/12/31/deprem.jpg

‘Molozlar sulak arazilere dökülüyor’

Molozların sulak, tarım arazilerinin bulunduğu bölgelere döküldüğünü belirten Cupolo, sağlıkla ilgili tehlikelere dikkat çekti. Cupolo ayrıca, deprem bölgesinde kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve taciz vakalarının arttığını söyledi. Eğitimdeki sıkıntılara dikkat çeken Cupolo, birçok deprem bölgesinde halen okul olmadığını belirterek, şunları söyledi: “Deprem bölgesinin Türkiye'den kopuk bambaşka bir yere dönüştüğünü gözlemliyoruz. Genç işsizliğinin ve intihar oranının arttığı, okullaşma oranının düştüğü, sağlık istatistiklerinin kötü oranda yükseldiği bir tabloyu görüyoruz” dedi.

‘İstanbul korku içinde’

İstanbul’da olası bir deprem ile ilgili kaygıların arttığına işaret eden Cupolo şöyle devam etti: “İstanbul'da insanlar her gece uyuduklarında "deprem olursa ne yaparım" endişesi yaşıyor hatta bu sebepten göç ediyorlar. Çünkü insanların güvenli barınacak yerleri yok hatta barındığı yerlerin güvenli olup olmadığını test edecek makamlar yok. Bu kadar risk altında baktığımızda, İstanbul'da iki ana gündem var. Biri seçilmiş belediye başkanının cezaevinde olması, diğeri Kanal İstanbul projesinin dayatılması. Bu iktidar açısından '11 ilde yaşanan deprem gerçeğinin İstanbul'da olmasında bir beis görmüyorum' demek. Dehşete düşüp İstanbul'da deprem için önlem almaları gerekirken, iktidarın gündeminde değil.”

1-008.jpg

‘Denge ve denetleme engel görülüyor’

“2016 yılından sonra daha da barizleşmiş bir tercih var. O tercih de denge ve denetleme mekanizmalarını bir engel olarak görme hali var” diyen Cupolo, şu ifadeleri kullandı: “Günübirlik ve seçim odaklı düşünmenin, kısa vadeli perspektif belirlemenin sonuçlarını neredeyse her yıl birkaç tane afet ya da maden felaketleri sonucuyla görüyoruz. Günübirlik hesapların bedeli çok ağır oluyor. O yüzden çoğulcu, demokratik halkın uzun vadeli geleceğini önceleyen ve önemseyen bir akılla siyaset yapmak gerekiyor. Mücadele eden halkımız da bu direngen tavırlarından taviz vermemeli.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.