DEM Eş Başkanı: En çok vatan diyenin cebine bakın
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında konuştu. DEM Eş Başkanı süreç, iş sağlığı ve Gülistan Doku soruşturması hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Dünya İş Sağlığı ve İş Güvenliği günü nedeniyle iş cinayetlerine değinen Hatimoğulları, 3 milyon çocuğun çalıştığını söyledi.

Hakkari-Van karayolunda meydana gelen heyelanı gündeme getiren Hatimoğulları, “Hakkari-Van yolu 10 Nisan'da heyelandan kapandı. 21. yüzyılda bir şehir harita var ama ulaşılamıyor. Hakkari haftalardır kapalı ama bütün yetkililer sessiz sedasız. Buradan soruyorum, bu bir cezalandırma mıdır? Van'a hastaneye gidemiyor vatandaşlar. Gitmesek de görmesek de hizmet etmesek de dönemi kapanmıştır. Bolu Tüneli kapanınca nasıl davranılacaksa Hakkari yolu kapanınca da öyle davranılmalı” dedi.

‘En çok vatan diyenin cebine bakın’
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulacak olan Faili Meçhuller Dairesine atıfta bulunan Hatimoğulları, “Yapılan soruşturmalar bir vitrine dönüştürülmemeli. Arkasındaki karanlık aydınlatılmalı. Türkiye'de faili meçhuller saysak sayfalar yetmez. Siyaset, bürokrasi, mafya yıllardır birbirini besliyor. Bu soruşturmalar yapılmazsa karanlıklar aydınlanmaz. Gülistan Doku soruşturmasında ortaya çıkanlar bize kayyım gerçeğini de gösterdi. Kayyım vali şimdi yargılanıyor ve birçok kayyım valinin ismi yolsuzlukla anılıyor. En çok vatan diyenin cebine bakın, en çok vatan diyenin ihalesine bakın. Meclis bünyesinde hakikati araştırma komisyonu kurulsun. Karanlıkta kalan bütün faili meçhuller aydınlatırsın. Sessizlik suça ortak olmaktır. Biz hiçbir zaman sessiz kalmadık ve bu suça ortak olmayacağız” dedi.

‘Tarihte görülmemiş bir fırsat’
27 Şubat tarihinde Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıya da değinen DEM Eş Başkanı Hatimoğulları, “Barışa bu kadar yaklaşmışken iktidar aksak, oyalayıcı, ürkek bir tutum içinde. Ekranlarda süreç tıkandı diyen medya simsarlarını görmüyor musunuz? Ne olursa olsun barış gemisini limana ulaştıracağız. İktidar artık ipe un sermekten vazgeçmeyi. Teyit-tespit diyerek havayı puslu hale getirmemeli. Adım atılsın ki onurlu bir barış sağlansın. PKK, Öcalan’ın çağrısıyla silahları bırakıyor daha ne olabilir? Hukuki adımlar neden atılmıyor? Devlet aklı burada çekinerek değil kurarak devam etmeli. Tarihte görülmemiş bir fırsat var. Bu fırsatı hiç kimse heba etmemeli. Çünkü biz onurlu ve kalıcı bir barışın topluma katkı sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Engelleri aşa aşa bu sürecin başarıya ulaşması için sadece elimizi değil gövdemizi taşın altına koyacağız.”

1 Mayıs için çağrıda bulunan Hatimoğuları, “1 Mayıs’a saatler kala çağrımızı yapıyoruz. Alanları taleplerimizle dolduracağız. Bizler ekmek, adalet, özgürlük için hep birlikte olacağız.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.