Irmak: Seçmeli dersler ihtiyacı karşılamıyor, çare anadilde eğitim

Irmak: Seçmeli dersler ihtiyacı karşılamıyor, çare anadilde eğitim
 Muhabir
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, anadil eğitimi almadan çocukların eşitlenemediğine dikkat çekerek Türkiye’nin dünyada anadil eğitimi uygulayan ülkeleri örnek alması gerektiğini söyledi.

AMİDA HABER- Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde Ankara’da 3. Uluslararası Katılımlı Anadili Sempozyumu düzenliyor. ‘Anadili Savunmak Yaşamı Savunmaktır’ başlığıyla düzenlenen sempozyum üç oturumda gerçekleşecek.

1-003.jpg

‘Türkiye’nin dönüp bakması lazım’

Sempozyum öncesi Amida Haber’e konuşan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, anadilin çocukların eğitim hayatında pedagojik bir yere sahip olduğunu belirterek, “Çocukların kendi anadillerinde eğitim almadıklarında eğitim süreçlerinde diğer çocuklarla eşitlenemediğine ilişkin bir sürü bilimsel veri mevcut. İspanya, Kanada, İrlanda gibi birçok ülke farklı dillerde resmi olarak eğitim veriyor. Türkiye'nin bu ülkelere dönüp bakmaya ihtiyacı var” dedi.

‘Çocuklar duyuşsal beceride geri kalıyor’

Anadilde eğitimin bir hak olduğunu vurgulayan Irmak, “Türkiye'de maalesef şu anda sadece Türkçe konuşanlar için anadilde eğitim hakkı var. Çünkü çocukların dünyaya gözlerini ilk açtığı şey kendi ana dilleri. Nesneleri, varlıkları, çevreyi, ailesinin isimlerini ilk olarak anadilleri ile öğreniyorlar ama eğitim alamıyorlar. Okul çağına geldiklerinde kendi ana dilleri dışında başka bir dilde eğitim yapmaya zorlanıyorlar bu durum da çocukları duyuşsal beceri ya da anlama gibi birçok açıdan geri bırakıyor.” diye konuştu.

3-003.jpg

‘Anadilde eğitim bir hak’

Anadilde eğitim mücadelesinin pedagojik, bilimsel ve siyasi bir yanı olduğunu söyleyen Irmak, “Eğitim-Sen kurulduğu günden beri ana dilde eğitim hakkını savunuyor. Hatta bir dönem sendikamızın tüzüğünde ana dilde eğitim yer alıyor diye Genelkurmay Başkanlığı tarafından kapatma davası açıldı. ‘Terör’le ilişkilendirilerek hedef haline getirildi. Eğitim-Sen Türkiye'de altmışa yakın sendika içerisinden her şeye rağmen ana dilde eğitim hakkı talebini sürdürüyor. Bu konuyla ilgili 3 yıldır da uluslararası sempozyum düzenliyor ve yereller de dahil çalıştaylar yapıyoruz. Ayrıca yıllar önce Eğitim-Sen olarak Almanya'daki Türk çocuklarının yeterince kendi dillerinde anadil eğitimi göremedikleri için çok ciddi bir kültürel erozyonla karşı karşıya kaldıklarını ve orada yaşayan çocukların kendi dillerinde eğitim almaları için Almanya hükümetine yazı yazan da bir sendikayız” dedi.

‘Çocuklar eğitimde eşitlenemiyor’

Sendika olarak çok kültürlü çok kimlikli bir yapıyı savunduklarını ifade eden Irmak, “Buna dikkat çekmek ve önemine vurgu yapmak için uluslararası sempozyum davetini 9 ayrı dilde hazırladık. Bu ülkede sadece Türkler yok; Kürtler, Araplar, Gürcüler, Lazlar, Rumlar, Ermeniler ve yaşayan birçok halklar var. Bir örnek vermek gerekirse benim yaşadığım ilde birkaç öğretmen abim vardı. Onlar bir konuya dair değerlendirme yaparken devrik cümleler kullanırdı. Sebebini sorduğumda ise ‘Biz 9 yaşına kadar kendi dilimiz olan Kürtçe’yi öğrendik sonra Türkçe eğitim almaya zorlandık ancak bu kadar konuşabiliyoruz’ demişlerdi. Aslında sorun bu kadar net. Çocukların kendi anadillerinde eğitim almadıklarında eğitim süreçlerinde diğer çocuklarla eşitlenemediğine ilişkin bir sürü bilimsel veri mevcut. Metinleri yorumlarken kendi anadilinde öğrendikleri biçimi ile yorumlamaya çalışıyorlar. O yüzden ikinci bir dilde bir şey yorumlama noktasında eksik kalıyorlar” diye belirtti.

4-002.jpg

‘Kimi okullarda çocuklara muhbirlik yaptırıldı’

Öte yandan kimi okullarda bırakın anadilde eğitimi ders dışında çocukların kendi dillerinde Kürtçe ya da Arapça konuştuklarında bile zorbalığa uğradığına vurgu yapan Irmak, “Çocuklara muhbirlik yaptırılan süreçler yaşandı. ‘Kim dışarıda Kürtçe, Arapça ya da başka bir dilde konuşursa gelip bize söyleyin’ diye bir politika uygulandı. Bu koşulda kendini baskı altında hisseden çocuklar okula, öğretmene, derse bir bütün olarak eğitime olan sevgisini ve ilgisini yitirdi. Bir çocuğun eğitimle ilgili kendi önüne koyabileceği hedefleri yok edildi. Bu, insana yapılabilecek en önemli insan hakkı ihlallerinden birisi” ifadelerini kullandı.

‘Anadilde eğitim tehdit olarak görülmemeli’

Anadilde eğitimin devlet politikası açısından tehdit olarak görülmemesi gerektiğine vurgu yapan Irmak, “İspanya, Kanada, İrlanda gibi birçok ülke farklı dillerde resmi olarak eğitim veriyor. Anadilde eğitim uygulamasından hiçbir ülke bölünmüyor aksine farklı dillerin bir aradalığı daha çok kaynaştırıcı bir etki yaratıyor. Türkiye'nin bu ülkelere dönüp bakmaya ihtiyacı var. Eğer bir ülkede insanların haklarını, hukuklarını, dillerini, inançlarını yasaklarsanız işte o zaman bir kopuş gerçekleşebilir. Halklar devletten de kopabilir yan yana yaşadığı toplumdan da” dedi.

‘Seçmeli dersler anadil eğitiminin yerine konamaz’

Türkiye'de uygulanan seçmeli derslerin ise ihtiyacı karşılamadığını ifade eden Irmak şöyle konuştu: "Karşılasaydı insanlar ‘Ana dilimde eğitim hakkı talep ediyorum’ demezdi. Ana dilini evlerinde zaten öğreniyorlar. Kurs açıp İngilizce, Almanca ya da herhangi başka bir dil öğrenelim meselesi değil bu. Halklar kendi dillerinde eğitim talep ediyor, bu çok önemli bir ayrım.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.