Koçyiğit: Meclis kapanmadan yasal adımlar somutlaştırılmalı

Koçyiğit: Meclis kapanmadan yasal adımlar somutlaştırılmalı
 Muhabir
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis kapanmadan süreçle ilgili yasal adımların atılması çağrısında bulundu.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi. Koçyiğit yasa yapım sürecine işaret ederek ertemenin toplumsal güveni sarsacağına vurgu yaptı. Koçyiğit, "Çözümün adresi demokratik siyaset ve Meclis’tir. Bu nedenle Meclis kapanmadan önce, sürecin ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemeler gündeme alınmalı, yasa çalışmaları somutlaştırılmalıdır" dedi.

'İktidarın makbul vatandaşa kararı'

Açıklamasında 12 Yargı Paketi tartışmalarına değinen Koçyiğit, "Kimin makbul vatandaş olacağına yasa maddeleri üzerinden iktidar karar veriyor. Burada kadın haklarına, ifade özgürlüğüne yönelik haklarının kısıtlanmaya çalışıldığını görüyoruz. Söz konusu taslak paylaşıldığında detaylı olarak açıklama yapacağız. Çocukları cezalandıran, LGBTİ'lerin haklarını her zaman savunacağız. Çözüm baskıda değil eşitlikten özgürlükte" ifadelerini kullandı.

kocyigit2.webp

'Bakanlık manipülasyonun önüne geçmeli'

Koçyiğit nafakaya ilişkin ise şöyle konuştu: "Temel mesele kadın düşmanı politikalar iktidarın referans noktası. Kadınların boşanma sürecini zorlaştıran çok büyük yapısal bir değişikliğe gidiliyor. Butün bunlar ise Aile Yılı ilan edildiği bir zamanda yapılıyor.

Kadınlar için ne yapıldı; güvenceli istihdam sağlandı mı, ücretsiz kreşler sağlandı mı, çocuk-yaşlı bakımı kamusal sorumluluk haline geldi mi? Milyonlarca kadın yoksullukla uğraşırken nafaka hakkına saldırmak kadınların ev içi emeğinin görülmediğinin açık resmidir. Nafaka kişisinin yoksulluk süresiyle sınırlıdır öyle süresiz falan değil. Bu konuda Adalet Bakanlığı'na büyük bir sorumluluk düşüyor. Nafaka miktarlarını açıklamalı ve bu süresiz nafaka manipülasyonunun önüne geçmelidir. Annelerin sadece iştirak nafası ile çocuğuna bakma büyütme olasılığı yoktur. Sosyal devlet yükümlülüğü yerine getirilmediği sürece gelip gidip nafaka hakkına sataşmak tam da kadın düşmanı politikalara işaret ediyor. Bu hukuksal değil siyasal tercihtir.

'Hiçbir parti güvence de değil'

CHP’ye karşı alınan mutlak butlan kararının Türkiye'nin içine sürüklendiği yargı silahının en güncel örneği olarak değerlendiren Koçyiğit, "Bugün yargı bağımsızlığının ortadan kaldırıldığını açıkça görüyoruz. Kurultayların iptal edildiği bir yerde hiçbir parti güvencede değil. Seçim sistemi tamamen güvenceden yoksun. Bu Siyasal istikrarsızlığa, belirsizliğe ve toplumun kendini güvensiz hissetmesine yol açar. Zamanında kayyım siyasetinin önünü açanlar şimdi butlan kararını getirdi. Daha baskıcı daha otokratik bir anlayış gün geçtikçe sistematik hale geliyor. Anayasa hiçe sayılıyor. Biz DEM Parti olarak kayyımlara karşı çıktığımız gibi halkın iradesine yargı kararları yola müdahale edilmesine de karşı çıkıyoruz. Türkiye'yi kriz sarmalına götüren bu karardan vazgeçilmelidir"diye konuştu.

'Meclis artık barış mesaisi yapmalı'

Süreçle birlikte Kürt sorununun demokratik çözümünde yeni imkanların ortaya çıktığını vurgulayan Koçyiğit, "Türkiye çok kritik bir eşikten geçiyor. Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısı ve ardından gelişen süreç, uzun yıllardır ağır bedeller üreten Kürt sorununun demokratik çözümü açısından önemli bir imkân yaratmıştır. Bugün çözümün adresi demokratik siyasettir. Sürekli ertelenen bir süreç toplumsal güven üretmez. Çözümün adresi demokratik siyaset ve Meclis’tir. Bu nedenle Meclis kapanmadan önce, sürecin ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemeler gündeme alınmalı; uzun süredir tartışılan çerçeve ya da özel yasa çalışmaları somutlaştırılmalıdır. Süreci hukuki güvenceye kavuşturacak adımlar artık ertelenmez. Buradan iktidara açık çağrımızdır: Beklenti üretmek değil, beklentilere yanıt vermek hükümetin sorumluluğudur. Somut bir yol haritası oluşturulmalı ve gerekli düzenlemeler Meclis’e getirilmelidir. Meclis, etkin bir şekilde rolünü oynamalı artık barış mesaisi yapmaya ihtiyacı var. Bunu zamana yaymak doğru bir yaklaşım değil. Kalıcı barış, demokratikleşme olmadan mümkün değildir" diye selendi.

'AİHM kararları uygulanmalı'

Bu bağlamda AİHM kararlarının da uygulanması çağrısı yapan Koçyiğit, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala dosyalarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının yıllardır uygulanmamasını örnek verdi. Koçyiğit, "Demokratikleşme iddiasındaki bir ülkenin uluslararası mahkeme kararlarını uygulamaması sürdürülebilir değildir. AİHM kararlarının gereği yerine getirilmeli, hukuka güven yeniden tesis edilmelidir" dedi.

kocyigit3.webp

'Türkiye'nin cesur adımlara ihtiyacı var'

Umut hakkı tartışmalarına ilişkin de konuşan Koçyiğit, "Avrupa hukukunda yer alan bu ilkenin Türkiye’de de karşılık bulması gerekmektedir. Sayın Abdullah Öcalan’ın demokratik çözüm ve müzakere sürecindeki rolüne uygun koşulların oluşturulması, iletişim imkanlarının geliştirilmesi ve meselenin evrensel hukuk normları çerçevesinde ele alınması barış ve demokratik toplum inşası için elzemdir. Sonuç olarak; bu mesele Meclis’teki tüm siyasi aktörlerin ve toplumun ortak sorumluluğudur. Ancak en büyük sorumluluk iktidara aittir. Toplum artık beklemiyor:

Meclis kapanmadan gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, çerçeve yasa gündeme alınmalı, AİHM kararları uygulanmalı ve demokratik çözümün önünü açacak somut adımlar atılmalıdır. Türkiye’nin ihtiyacı erteleme değil, cesur ve somut adımlardır" diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.