Sezgin Tanrıkulu: Diyarbakır’da koordinasyon yok

Sezgin Tanrıkulu: Diyarbakır’da koordinasyon yok

Kaynak:Haber Merkezi

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’da ulusal gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AMİDA HABER- CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ulusal gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmede hem Diyarbakır’da yaşanan son krizleri hem de Suriye’deki gelişmeleri gündeme taşıdı.

1-005.jpg

Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun konuşmasından şatır başlıkları şöyle:

"Valilik de diğer kurumlar da eleştirilmez değildir"

“Diyarbakır'ın yani geçtiğimiz günlerde yaşadığımız gündemi vardı. Karla, trafikle, doğalgazla sınandığımız bir dönem oldu. Ben görüşlerimi yani Diyarbakır'da evet tek muhalefet biziz yani milletvekili olarak da biziz tek muhalefet. Çünkü yerelde de iktidar değiliz, Türkiye'de de iktidar değiliz.

Ama bugüne kadar gerçekten de yapıcı eleştirilerle Yani Diyarbakır'ın gündemini korumaya çalıştık. Yurttaşlarımızın yanında olmaya çalıştık. Yani afet boyutlarında olmayan ama günlük yaşamımızı etkileyen bir günlerden geçtik. Ben de yani sonuçta bir yurttaş olarak Diyarbakırlı olarak yani bu yoksulluğu ben de yaşadım. Evden çıkamadım.

Belli bir dilim içerisinde o yoğun günlerde kar yağışının yoğun olduğu gün Ama şunu ifade etmeliyim. Yani hiçbir kurum eleştiriden azade değildir. Bağımsız değildir. Yani buna siyasetçiler en başta eleştirilmez değildir. Yerel yönetimler de eleştirilmez değildir. Devleti burada temsil eden kurumlar da valilik de diğer kurumlar da eleştirilmez değildir.

2-005.jpg

"Bir koordinasyon eksikliği var"

Ama hepimiz gördük ki sonuçta aksayan bir şeyler var. Yani bir koordinasyon eksikliği var. Bir araya gelmeme, bir meseleyi konuşmama eksikliği var. Yani o eksikliğin Diyarbakır'da aslında hissedilmemesi lazımdı. Sonuçta Diyarbakırlıların bu kadar çok reaksiyon gösterdiği, tepki gösterdiği bir ortamın oluşmaması lazımdı.

Tabii yerel yönetimlerin 8 yıl kayyum yönetimde kalmış olmasının da bunda büyük etkisi var. O kurumsallaşmayı, şehrin ihtiyaçlarını güncellemeyi maalesef öteledi. Bunu hepimiz biliyoruz. Ancak bunun mazeret olmaması lazım. Geçtiğimiz 2 yıllık süre içerisinde bunun da mazeret olmaması lazım.

Bunun bütün kurumlara, yerel yönetimlere, devletin kurumlarına, valiliğe önemli bir yani çıktı vermesi lazım ve bizim kendi yaşlarımızda ve siyasette çok savunduğumuz öz eleştirinin herkes tarafından çok doğru bir biçimde yurttaşlarımıza verilmesi lazım. Bundan sonrasını daha düzenli, daha koordineli bir biçimde yapmanın imkanlarını hep birlikte aramalıyız.”

3-001.jpg

Suriye'de yaşanan gelişmelere ilişkin de konuşan Tanrıkulu şunlar söyledi:

"Savaşı değil, toplumsal barışı savunmalıyız"

“Suriye'deki gelişmeler, Kürtlerin içinde bulunduğu durum Kobani’de yaşanan gelişmelerden itibaren hatta öncesinden itibaren Türklerin ortak duygusu ve ortak vicdanı olmuştur. Adalet ve Kalkınma Partisi de özellikle Kobani’deki IŞİD saldırılarında Sayın Erdoğan'ın başbakanken ifade ettiği "Kobani düştü düşecek." sözleriyle birlikte o duygudan uzaklaşmış ve Kürtlerle olan bağını kopma seviyesine getirmiştir. Aradan geçen 10 yılda bunu onarmadığı gibi son Suriye'deki gelişmelerle, özellikle Halep'teki gelişmelerle o bağı da onarılmaz bir biçimde maalesef bir kez daha kırmıştır, yaralanmıştır.

Benim gördüğüm, hissettiğim, kendimin de hissettiği şudur. Suriye'de Suriye'deki bütün kimliklerin, inançların, Suriye'deki hakların ortak iradesine dayalı çoğulcu demokratik bir Suriye rejimi inşa edilmelidir. Orada savaşı, operasyonu değil bir arada yaşamayı ve toplumsal barışı savunmalıyız. Kürtler diğer Suriye hakları gibi Suriye'de büyük bedel ödediler. Kendi canlarına, kendi topraklarına, kendi yaşamlarına küresel vahşet örgütü İşid'in ve diğer grupların yaptığı saldırıları göğüslediler, karşı çıktılar, dünyanın vicdanı oldular. İşid’e karşı bütün insanlığa bütün insanlığın savaşını yürüttüler orada. Bütün dünyanın savaşını yürüttüler orada. Aynı zamanda ve büyük bedeller ödediler, birçok insan yaşamını yitirdi, bedel ödendi. Şimdi o bedele yeni bedeller ekleniyor. Duygu olarak da yaşam olarak da. Bunu kabul etmek mümkün değil.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.