Aile hekimleri isyanda: Çağrı merkezi çalışanına döndük

Aile hekimleri isyanda: Çağrı merkezi çalışanına döndük
 Muhabir
TTB Merkez Konseyi Üyesi Ali Kanatlı, aile hekimlerin yeni getirilen randevu sistemi ile birlikte sekretere dönüştürüldüğünü ifade ederek 57 ilden toplam 1276 hekim ile yapılan anket sonuçlarını paylaştı.

Aile Hekimlerini ve Aile Sağlığı Merkezi (ASM) çalışanlarının özlük ve mali haklarını kısıtlayan “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, 30 Ekim 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu yönetmelik, Türk Tabipleri Birliği ve sağlık örgütleri tarafından “Eziyet Yönetmeliği” olarak tarif edilirken o gün bugündür birinci basamak sağlık hizmetleri, halk sağlığı yerine performans ve angarya işlerle anılır oldu.

ttb-merkez-konseyi-uyesi-ali-kanatli4.webp

‘Gerçek hastalar doktora ulaşamıyor’

Amida Haber’e konuşan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Ali Kanatlı, ASM’lere gelen hastaların yüzde 87’sinin başka bir hastaneden randevu almak için başvurduğunu söyledi. Kanatlı, “Aslında olmayan randevuları arıyoruz ve bu durum hastalarla ciddi bir tartışma ortamı yaratıyor, şiddet artıyor. Gerçek hastalar ise bu sistemde doktora ulaşamıyor” dedi.

‘Başımızı bilgisayardan kaldıramaz olduk’

Yönetmelikle birlikte yüklerinin çok arttığına dikkat çeken Dr. Ali Kanatlı, “Eziyet yönetmeliğiyle artık başımızı bilgisayardan kaldıramaz olduk. Normalde bizim hastaya bir anamnez (doktorun hastaya teşhis koymak için sorduğu sorular) süremiz olmalı. Bebek aşıları, gebe takipleri, yaşlı kronik hasta takipleri… Bunları direkt hastayla yüz yüze sohbet ederek gerekli tetkikleri de yerine getirerek yapmamız gerekir. Ancak bizi bir de performans sistemine tabi tuttular ve her seferinde yeni kriterler geldi. İstenilen her bilgi ve eklenen yeni kriterler için hastanın zamanından alıp bilgisayara gömülüyoruz” diye konuştu.

‘Hastaların yüzde 87’si hastane randevusu istiyor’

Son olarak MHRS ya da çağrı merkezlerinden randevu alamayan hastaların randevu almak için aile hekimlerine yönlendirilmesine tepki gösteren Kanatlı yaşananları şöyle anlattı: “Randevu bulamayan hastalara ‘ASM’lere gidin, onlar randevu bulurlar’ deniyor. TTB olarak artan iş yükümüzle ilgili 57 ilden toplam bin 276 aile hekimi ile anket yaptık. Bu hekimlere başvuran hastaların yüzde 87'sinin hiçbir şikayeti yok ve sadece hastane randevusu bulamadığı için geliyor. Bu hastalar kendi teşhisini de kendi koyarak bazen bir bazen aynı anda iki bölüme sevk istiyor. Bir yandan hastaların şikayetleriyle ilgilenmemiz gerekirken bir yandan da her işi bırakıp hastane randevusu arıyoruz. Aile hekimlerine sadece saat üç buçuk dörtten sonra bir-iki randevu açılıyor onlar da hızlıca doluyor. Hastaların kendi bulamadığı randevuyu biz de bulamıyoruz. Aslında olmayan randevuları arıyoruz ve bu durum hastalarla ciddi bir tartışma ortamı yaratıyor, şiddet artıyor. Sağlık Bakanlığı, ‘hastanın bulamadığı randevuyu, aile hekimi nasıl bulacak’ diye bu soruyu kendine sormalı.”

ttb-merkez-konseyi-uyesi-ali-kanatli3.webp

‘1 hasta 4 kez başvuruyor’

Kanatlı, getirilen bu sistemle birlikte bir hastanın muayene olmak için 2, sonucunu göstermek için de 2 olmak üzere toplamda bir hastalığa 4 kez başvuruda bulunduğuna dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı’nın randevu krizini çözmek yerine bu krizi aile hekimlerine yüklediğini ifade eden Kanatlı, “Bu tamamen sistemi tıkamaya yönelik bir plansızlık örneği. Hekimin emeği küçümseniyor ve randevu arayan sekretere çevriliyor. Bulunamayan her randevu da hekimlere şiddet olarak dönüyor. Bu karmaşık sistemin içinde kaçırılmaması gereken bir nokta var ki özellikli hastaları göremiyoruz. Yani gerçek ve müdahale edilmesi gereken hastalar, yoğunluktan randevu bulamıyor ve doktora ulaşamıyor” diye konuştu.

‘Başvuruların yüzde 93’ü boşu boşuna’

Yapılan ankette başvuruların sadece yüzde 6.8'inin özellikli hastalar olduğunu vurgulayan Kanatlı, “O zaman bize başvuruların yüzde 93’ü boşu boşuna oluyor. Aile hekimleri ise bu randevu sistemi içerisinde kendini çağrı merkezi çalışanı ya da sekreter gibi gördüklerini ifade etti. Hekim emeğinin bu kadar değersizleştirildiği koşulların sonucunda biz yurt dışına gitmek isteyenleri konuşuyoruz. Sağlıkta rant önlenmediği sürece ne randevu bulunabilir ne de sistem çözülebilir” dedi.

ttb-merkez-konseyi-uyesi-ali-kanatli2.webp

‘Bakanlık sağlığı değil rantı önceliyor’

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun 2025 yılında deprem bölgesine 40.1 milyar TL harcandığını ifade ettiği konuşmasına atıf yapan Kanatlı, “2026 yılının ocak ayında Aydın'da açılan bir şehir hastanesi 60 milyar TL'ye mal oldu. Bakın, deprem bölgesinde yıkılan 11 kente bir yılda 40 milyar TL harcanırken bir tane şehir hastanesine 60 milyar TL harcandı. İşte bu durum Sağlık Bakanlığı’nın toplum sağlığını değil rantı tercih ettiğini gösterir. Böyle bir tercih yapılırken randevu krizi çözülür mü?” diye sordu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.