Menopoz ve kadın sağlığı: Dikkat edilmesi gerekenler…

Menopoz ve kadın sağlığı: Dikkat edilmesi gerekenler…
 Muhabir
Diyarbakır’da kadınların sıkça merak ettiği menopoz sürecine dair bilinmeyenleri Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji) Uzmanı Op. Dr. Sabire Aygün anlattı.

AMİDA HABER - Menopoz süreci kadınların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir süreç. Genellikle 45–55 yaş arasında görülen ve adet döngüsünün kalıcı olarak sona erdiği bu süreçte, kadınlarda başta meme kanseri, kemik erimesi, kalp hastalıkları ve Tip 2 diyabet gibi hastalıklara yakalanma riski artıyor. Uzmanlar, menopoz döneminde düzenli takip ve uygun tedavinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

menepoz-manset-2-jpg.jpeg

Amida Haber’e konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji) Uzmanı Op. Dr. Sabire Aygün, menopoz sürecine ilişkin merak edilenleri yanıtladı.

Menopoz nasıl bir süreçtir. Bunu bize kısaca anlatabilir misiniz?

Menopoz kadın yaşamının doğal bir parçasıdır. Yeni bir durum değil, insanlıkla birlikte var olan bir süreçtir. Ancak zaman zaman göz ardı ediliyor. Menopoza geçiş süreci 7-10 yıl sürebilir ve bu dönemde kadınlar ciddi şekilde yıpranabiliyor. Yaşam kalitesi, psikolojik durum ve bilişsel fonksiyonlar etkilenebiliyor. Bu süreçte kadınlar gerçekten yıpranıyorlar.

menepoz-jpg.jpeg

Menopoz tedavisi neden uzun süre ihmal edildi?

2000’li yılların başında yapılan bazı çalışmaların yanlış yorumlanması nedeniyle hormon tedavisi geri planda kaldı. Meme kanseri riskini artırdığı düşüncesiyle doktorlar tedavi vermekten çekindi. Bu yüzden kadınlar kendi haline bırakıldı. Bir nevi ihmal edildi. Yaklaşık 20-30 yıllık süreç, kadınlar için aslında bir kayıp. Menopoz tedavisi, yanlış şekilde yönlendirildiğinden beri.

menepoz-3-jpg.jpeg

Günümüzde hormon tedavisine bakış değişti mi, yoksa bu ön yargılar hala sürüyor mu?

Evet, son 1-2 yıldır yaklaşım değişmeye başladı. Hormon tedavisinin meme kanseri riskini ciddi anlamda artırmadığı anlaşıldı. Bu nedenle yeniden daha fazla gündeme geliyor. Henüz tam yaygınlaşmış değil ama daha fazla önerilmeye başlandı. Menopoza giren kadınlar açısından çaresiz olmadığımızı düşünüyorum. En azında şuan gelen hastalarımız tedavi önerdiğimiz hemen reddetmiyor.

menepoz-manset-1-jpg.jpeg

Hormon tedavisinde hangi yöntemler kullanılıyor, geçmişten günümüz tedavi yönteminde bir değişiklik oldu mu?

Alınan ilaçlar çok değişmedi. Ağızdan alınan ilaçların yanı sıra yama ve jel şeklinde tedaviler var. Şimdilerde piyasada biyo eşdeğer, özdeş ya da doğal hormon denilen ilaçlar biraz pazarlanmaya çalışılıyor ama 3 aşağı 5 yukarı 20 yıl önce, 30 yıl önce verilen ilaçlar da buna benzerdi. Ancak bu ürünlere erişimde sorun yaşanıyor.

Asıl olarak verilmesi gereken ağızdan kullanım dışındaki hormon tedavisi, yama şeklinde olabilir, jel şeklinde olabilir. Bu ilaçlara erişimi, piyasaya sunulması ile ilgili bir sorun var. Yeni jel üretilmeye başlandı. Yama formları piyasada zor bulunuyor ve maliyetleri yüksek. Ayrıca SGK kapsamında değiller. Kadınlar kendileri bunu satın almak zorunda. Bu da kadınların menopoz tedavisine erişimi için yetersiz olduğumuzu gösteriyor.

menepoz-1-jpg.jpeg

Menopoz yaşı ve erken menopoz nedir?

Ortalama menopoz yaşı 47-48’dir. 40-45 yaş arası erken menopoz, 40 yaş altı ise erken yumurtalık yaşlanması olarak değerlendirilir. Erken menopoz yaşayan kadınlar kalp damar hastalıkları ve kemik sağlığı açısından daha risklidir. 45 yaşından önceki hastalarda menopoz biraz daha ağır seyrediyor. Menopozda kadınların yaşam kaliteleri düşebiliyor, uyku düzenleri bozulabiliyor, sosyalleşmeleri kötü olabiliyor, psikolojik olarak olumsuz etkilenebiliyorlar.

Menopoz nasıl teşhis edilir?

45 yaş üzerindeki kadınlarda sıcak basması, terleme ve adet düzensizliği varsa menopoz sürecine girildiği kabul edilir. Tanı için her zaman hormon testine gerek olmayabilir. Tedavi de çoğunlukla hastanın şikayetlerine göre planlanır. 40-45 yaş arası erken menopoz olduğu için gene bu belirtiler oluyor. Ama bunun tanısını koymak için biraz hormon tetkiklerinden, laboratuvardan faydalanabiliyoruz. Tedaviyi de laboratuvara göre değil aslında hastanın şikayetine göre belirliyoruz.

Hormon tedavisi ne zaman başlanmalı?

Hormon tedavisi menopozun ilk 10 yılı içinde ve 60 yaşından önce başlanmalıdır. 10 yıldan sonra başlamak fayda sağlamaz, aksine riskli olabilir. Bizler de kesinlikle önermiyoruz.

Tedavi süreci nasıl işliyor, ilaçların kullanılmasında nasıl bir izliyorsunuz?

Hastanın şikayetini giderecek en düşük dozda ya da faydalı olabilecek en düşük dozda hormon tedavisi başlanır. Faydalı olmazsa o zaman doz yavaş yavaş arttırılabilir. Meme kanseri taraması başta olmak üzere rahim değerlendirmesi, kolesterole bakmak, karaciğer ve böbrek fonksiyonları ile kalp sağlığı mutlaka kontrol edilmelidir. Bu sadece Jinekoloğa gitmekle yetmez.

Her kadın hormon tedavisi almak zorunda mı?

Hayır, şart değil. Menopoz dönemindeki sıcak basmaları, terlemeler, sıkıntılar ya da uyku bozukluğu hastaları kalp damar hastalıklarına karşı hassas hale getiriyor birincisi bu. İkincisi de bilişsel fonksiyonları daha az olabiliyor. Uyku düzeni bozulduğu için hem psikolojik olarak hem metabolik olarak, fizyolojik olarak bazı hastalıklar özellikle şeker, tansiyon daha hassas hale geliyorlar Bu nedenle uygun hastalara öneriyoruz. Tedaviye başlatıp başlamamak hastaların vereceği bir karar.

Tedavi süreci nasıl takip ediliyor?

İlk kontrol genellikle 3 ay sonra yapılır. Sonrasında 6 ay ve ardından yıllık kontrollerle devam edilir. Ancak, hastanın sağlık durumuna göre süreler değişebilir.

Menopoz tedavisine ilgi arttı mı?

Eskisine göre hastalar tedaviye daha sıcak bakıyor ancak başvuru sayısı hala düşük. Önceden tamamen reddediliyordu, şimdi daha açık bir yaklaşım var.

Tedaviye erişimde ne gibi sorunlar var?

Birincisi menopoz tedavisi, henüz toplumsal düzeyde yaygın bir bilince kavuşmadı. İkincisi, ilaçların pahalı olması, SGK kapsamına alınmaması ve düzenli takip gerekliliği en önemli sorunlar. Ayrıca hastaların farklı branşlarda da kontrol edilmesi gerekiyor, bu da süreci zorlaştırıyor. Çünkü bu ilaçları kullanırken biz hastalara gönüllü rahatlığıyla gidin, istediğiniz kadar kullanın, bir yıl sonra gelin, iki yıl sonra gelin diyemiyoruz. Sürekli belli kontrollerden geçmek zorunda. Özel hastaneler maliyetli, kamu hastanelerinde yapmak daha da zor. Çünkü tedaviye başlayan hasta bir daha ki muayenede aynı doktoru bulamayabiliyor. Bu da kısıtlayıcı bir faktör.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.