Van Barosu'ndan Rojin Kabaiş dosyası raporu: DNA'lar ve telefon şifresi
Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, 27 Eylül 2024'te kaybolduktan 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmaya dair kapsamlı bir bilgi notu yayımladı.
Van Barosu Başkan Yardımcısı ve Kadın Hakları Merkezi Temsilcisi Avukat Jiyan Özkaplan tarafından kamuoyuyla paylaşılan raporda, soruşturma dosyasındaki teknik incelemeler, adli süreç ve hukuki girişimlere ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
İki farklı erkeğe ait DNA tespit edildi
Raporda, Adli Tıp Kurumu incelemelerine göre Rojin Kabaiş'in sternum (göğüs kemiği) ve intravajinal bölgesinde iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edildiği belirtildi.
Van Barosu, olası kontaminasyon ihtimalinin araştırılması amacıyla arama-kurtarma ve otopsi ekibinde görev alanlar dahil 490 kişiden DNA örneği alındığını, şimdiye kadar yaklaşık 2 bin erkek DNA örneğinin karşılaştırıldığını ve eşleştirme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

'Boğulma' tespitine itiraz
Raporda, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun kesin ölüm nedenini "suda boğulma" olarak belirlediği ancak bu sonuca bilimsel gerekçelerle itiraz edildiği ifade edildi.
Baro, maktulün akciğerlerinde su bulunmamasına rağmen bu sonuca varılmasının çelişki oluşturduğunu savunurken, olayın aydınlatılması için talep edilen diatom testinin "Türkiye'de uygulanmadığı" gerekçesiyle yapılmadığını aktardı.
Telefonun şifresi iki yıldır açılamadı
Raporda, Rojin Kabaiş'e ait Xiaomi marka cep telefonunun şifresinin yaklaşık iki yıldır çözülemediği belirtildi.
Türkiye'deki teknik incelemelerden sonuç alınamaması üzerine telefonun adli yardımlaşma kapsamında İspanya'ya gönderildiği, ancak burada da verilerine ulaşılamadığı ifade edildi. Soruşturma kapsamında cihazın üreticisi üzerinden Çin Halk Cumhuriyeti makamları nezdinde yeni bir teknik inceleme sürecinin başlatıldığı kaydedildi.
İdari soruşturmalar sürüyor
Bilgi notunda ayrıca, öğrencinin yurda dönmediğinin ailesine zamanında bildirilmemesi nedeniyle yurt yetkilileri hakkında soruşturma başlatıldığı, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü ile yurt müdürü hakkında yapılan başvuruların ise takip edildiği belirtildi.
Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, soruşturmanın etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için hukuki sürecin takipçisi olmaya devam edeceklerini bildirdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.