Dicle Üniversitesi’nde petrol araması: Baro mahkemeye gidecek

Dicle Üniversitesi’nde petrol araması: Baro mahkemeye gidecek
 Haber Editörü
Diyarbakır Barosu, Dicle Üniversitesi yerleşkesinde başlatılan petrol arama çalışmasına karşı mahkemeye gitmeye hazırlanıyor. Hem arama çalışmaları hem de ÇED raporunun iptali istenecek.

Diyarbakır’da, Dicle Üniversitesi ile PETAR arasında imzalanan sözleşme kapsamında üniversite arazisinin petrol arama ve sondaj faaliyetleri için 10 yıllığına kiralandı. Sur ilçesi Yiğitçavuş Mahallesi’nde bulunan parselde daha önce yapılan sismik çalışmaların ardından, iki ayrı noktada petrol aramaları için sondaj faaliyetlerinin yürütülmesi planlanıyor. Hukuk Fakültesi’nin arka kısmında yer alan ve 45 bin metrekareyi aşkın alanı kapsayan proje, kamuoyunda tartışmalara neden oldu.

Sözleşmeye göre elde edilecek gelirin yüzde 25’i devlete, yüzde 3’ü Dicle Üniversitesi’ne aktarılacak, kalan kısmı ise şirkete ait olacak.
Uzmanlara göre, üniversite yerleşkesi içinde yürütülecek petrol arama faaliyetlerinin çevresel, akademik ve toplumsal riskler barındırıyor. Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu da projeye karşı hukuki süreç başlatmaya hazırlanıyor.

ahmet-inan.webp

‘Yanlış yerde doğru projelendirme de yapılamaz’

Komisyon üyesi Ahmet İnan, projeye ilişkin Amida Haber’e yaptığı değerlendirmede, yerel halkın ve akademik çevrelerin görüşlerinin alınmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu tür projelerde yerelin; yaşamı, eğitimi, inancı ve kimliği olan insanların görüşü dikkate alınmıyor. Dicle Üniversitesi yönetimiyle yapılan anlaşmayla kampüs içinde petrol çıkarılması planlanıyor. Oysa seçilen alan başlı başına sorunlu. Yanlış yerde doğru projelendirme de yapılamaz.”

petrol-arama.jpg

2 ayrı ÇED raporu alınmış

İnan, projeye ilişkin hazırlanan ÇED raporlarının da tartışmalı olduğunu öne sürerek, çalışma alanının Hevsel Bahçeleri’nin tampon bölgesine kadar uzandığını ifade etti. İnan, “Dicle Üniversitesi’nin bulunduğu alan hem tarım hem de doğal yaşam açısından hassas bir bölge. 2 ayrı ÇED raporu hazırlanmış. ÇED raporlarından biri Dicle Nehri’nin bir kısmını da kapsıyor. Üniversitenin, kendi akademik birikimiyle bu alanın uygunluğunu değerlendirmesi gerekirken, kararların sermaye odaklı alındığını görüyoruz. Hiç kimse öğrencileri de eğitimi de, akademisyenleri de düşünmez” ifadelerinde bulundu.

rektor-petrol-arama.webp

‘Hevsel Bahçeleri üzerinde de baskı oluşturur’

Projenin hayata geçirilmesi halinde çevresel etkilerin ciddi olabileceğini savunan İnan, şunları kaydetti: “Kampüs içinde yürütülecek faaliyetler; gürültü, zehirli atıklar, gaz salımı ve yoğun hafriyat gibi etkiler yaratacaktır. Bu durum hem öğrencileri hem de akademik yaşamı olumsuz etkiler. Ayrıca doğal alanlar ve Hevsel Bahçeleri üzerinde de baskı oluşturur.”

Dayanışma çağrısı

İnan, Diyarbakır Barosu olarak gerekli hukuki süreci başlatacaklarını belirterek, sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve bölge halkını dayanışmaya çağırdı. İnan, “Hevsel bahçelerini gözetleyen yerel yönetimlerin, TMMOB'un, ticaret odasının, baronun, ekoloji meclisinin, tüm unsurların öğrencilerle dayanışma göstererek veya o üniversiteler tarafından talana açılacak köylülerden de bir reaksiyon oluşturması lazım. Şu an bu yönde bir reaksiyon yok. Bizler de gerekli görüşmeleri yapacağız. Eğer şehir bu tür projelere karşı tepki vermezse, süreç daha da genişleyebilir. Bu nedenle hem hukuki hem de toplumsal bir mücadele yürütülmesi gerekiyor.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.