Diyarbakır’da tiyatro sezonu Jîn oyunuyla başlıyor

Diyarbakır’da tiyatro sezonu Jîn oyunuyla başlıyor

Kaynak:DBB Basın

Diyarbakır Büyükşehir'e bağlı Şehir Tiyatrosu’nun kadın oyuncuları, yeni sezonun perdelerini Jîn (Jinên Azad) oyunuyla 1 Eylül’de açacak.

AMİDA HABER - Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu (DBŞT) kadın oyuncuları, 2025-2026 sezonunu Jin (Jinên Azad) adlı fiziksel tiyatroyla (hareket tiyatrosu) açıyor. Beden diliyle kadın mücadelesini anlatan oyunun prömiyeri, 1 Eylül Pazartesi günü saat 20.00’da Çand Amed (Sezai Karakoç) Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılacak.

diyarbakir-tiyatro-1.jpg

Kürt kadınlarını anlatıyor

Yönetmenliğini Mizgin Bilmen, koreografisini Berivan Savgat’ın yaptığı Jîn (Jinên Azad) projesinin dramaturgisi Berfin Emektar’a ait. Leyla Zana’nın mektubu, Abdulla Peşew’in şiirleri ve Berfin Emektar’ın tekstinin yer bulacağı oyunda, Kürt toplumu içerisinde kadınların özgürleşmesini ve yasla başa çıkma biçimi müzik ve hareketle anlatılıyor.

diyarbakir-tiyatro-2.jpg

‘Folklor ve dans özgürleşme girişimidir’

Öte yandan tiyatro oyununa ilişkin konuşan Yönetmen Mizgin Bilmen, 10 yılı aşkın süre profesyonel olarak folklor dansı yaptığını ifade ederek "Folklor ve dans, Kürt kültüründe yalnızca yasla başa çıkma değil, aynı zamanda özgürleşme girişimidir" dedi. Bilmen, DBŞT’li kadın oyuncuların teklifi üzerine başlattıkları projede dansın ruhunu ve tekniğini aktaracak gerekli uzmanlığa sahip olan Berivan Savgat ile yola çıktıklarını söyledi.

diyarbakir-tiyatro-3.jpg

Fiziksel tiyatroda nedir?

Hareket tiyatrosu ya da fiziksel tiyatronun Pina Bausch’un geliştirdiği bir tür olduğunu ifade eden Bilmen, “Pina Bausch, bizim için inanılmaz derecede etkileyici bir sanatçıdır ve onun şiirselliği ve yaklaşımı sayesinde biz de kendimize bedenin şiirselliğine dalma imkânı bulduk. Fiziksel tiyatroda, insanın nasıl hareket ettiği değil, onu neyin harekete geçirdiği çok daha önemlidir" diye konuştu.

diyarbakir-tiyatro-4.jpg

‘Benzeri bir şey yok’

Ayrıca Almanya’da yaygın olan bu yöntemin hem bedensel hem de içeriksel düzeyde araştırmaya dayandığını söyleyen Bilmen, şunları söyledi: “Önceden belirlenmiş bir metin, hazır bir koreografi ya da benzeri bir şey yok. Kısa bir sürelik yüzleşme ve araştırmadan sonra benim için temel bir durum çok netleşti. Sahnedeki 7 kadının karşı karşıya olduğu bir yıkım ve bununla başa çıkma biçimleri. Bir şey yıkılır, oyun süresince işlenir ve nihayetinde yeni bir şeye dönüştürülür.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.