Bakırhan: Ülkemizi fırtınadan korumak istiyoruz
AMİDA HABER- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve süreçle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

‘İran rejimi gerçeği anlamadı’
Bakırhan’ın konuşmasından önemli satır başları şöyle:
Dün Gaziantep'e düşen füzeyle ilgili bir iki şey söylemek istiyorum. Neyse ki zarar gören olmadı. Gaziantep'e ve Gazianteplilere geçmiş olsun demek istiyorum.
İran'da rejim bir türlü bu gerçeği anlamadı. Halktan, halklardan ve inançlardan rıza almak yerine varlığını topa tüfeğe yatırdı. Kadınların her türlü özgürlüğünü yasakladı. Ekonomiyi yönetemedi. Kimliklere özgürlük tanımadı. Her gün onlarca Kürdü ve muhalifi idam etti. İran halkıyla ilişkisinde zulüm ekti, şimdi öfke biçiyor.
İkinci gerçek ise şudur: Dış müdahalelerle bir ülkede rejimi değiştirmek, o ülkeye demokrasi ve mutluluk getirmez. Bu savaştan çıkarabileceğimiz en önemli iki başlık budur.

Kendisini Kürtlerin hamisi sanan siyasetçiler…
Bakın, dünyanın neresinde bir mermi patlasa gözü Kürtleri arayan viledalı analistler bir anda ekrana çıkıyor. Bir anda, andıç gibi açıklamalar yapıyorlar. Bu vurguyu özellikle yapıyorum: Kendini Kürtlerin hamisi sanan siyasetçiler, Kürtlere akıl vermeyi meslek edinmiş o viledalı analistler artık şu tür cümleleri kurmaktan vazgeçsin: "Kürtler artık dış güçlerin kendilerine bir faydası olmadığını anlamalı… Kürtler kart olarak kullanılmaya izin vermemeli.
Bu boş hamaset ile gerçeği perdelemeyi bırakın, Kürtlere akıl vermekten vazgeçin. Ne desek sözlerimizi başka bir yana çekmeye çalışan, had bildiren bir kesim var.
Son bir haftadır tüm dünya Kürtleri konuşuyor, odak İran. Bir ay önce de dünya Kürtleri konuşuyordu, odak Suriye'ydi. Dünya neden sürekli Kürtleri konuşuyor? Bölge devletleri buna ciddi bir cevap aramalı. Biraz düşünmeli, biraz tefekkür etmeli. Bölgede her altüst oluşta gözler sürekli bir halkta ise ortada bir sorun yok mu? Kürtlerin bu kadar gündem olmasının, dünyanın her köşesinde konuşulmasının sebebi nedir?

‘Şapkanızı önünüze koyun’
Şapkanızı önünüze koyun. Eğer Kürtler yaşadıkları ülkelerde eşit ve özgür yurttaşlar değilse, kimliksiz, baskı ve zulüm altında yaşıyorsa elbette Kürtler konuşulacak. İran'da neyi konuşacağız? Tabii ki kimliksiz Kürtleri konuşacağız.
İşin en acıklı yanı şu: Kürtleri kullanılmakla itham edenler, yüzyıldır inkâr ve asimilasyon politikalarıyla Kürtleri görmezden geldiler. Kürtler bugün konuşuluyorsa bunun sorumlusu Sykes-Picot Anlaşması ve bölge devletleridir.
Dünya neden Kürtleri konuşuyor diye dert yananlar, önce nerede hata yaptık diye kendilerine sormalı. Buyurun, yüz yıllık acı dolu bir geçmişten sonra size bir fırsat.
Kurtulmuş: Rapor Türkiye için yeni bir başlangıç
‘Kürtlerin haklarını tanıyın’
Bir silah patladığında "Aman, Kürtler ne yapacak?" korkusu mu var? Bu korkuyu gidermenin yolu bellidir. Kürtlerin bir halk olmaktan kaynaklı haklarını, iradesini tanıyın. Kürtler dilini, kimliğini ve kültürünü özgürce yaşasın. Yaşadıkları ülkelerin üvey değil, eşit yurttaşları olsun.
İşte böyle bir zeminde başka halklar ne kadar konuşuluyorsa, Kürtler de o kadar konuşulur. Kürtler de risk altında olduğunda güvenliğini sağlamak için sağa sola değil, kardeş bildiği, hakkını ve hukukunu tanıyan, yaşadıkları ülkelerin başkentlerine gözlerini diker. Tarihsel korkuları azaltacak olan da budur, hakiki bir kardeşliği tesis etmenin yolu da budur.
Peki, Kürtler ne düşünüyor? Kürtler ve Kürt liderlerinin tamamı çözümü dışarıda değil, yaşadıkları ülkelerde arıyor. Bakın, Sayın Öcalan yıllardır çözümü bölge topraklarında arıyor. İran'ı yıllardır demokrasiye davet etti, "Halkları ve inançları tanıyın" dedi. Kürtlere de şunu söyledi: "Bölgesel bir savaşın parçası olmayın ama sizi yok sayanlara karşı da birlik olun ve mücadele edin."

‘Kürdistan savaş alanı değil’
Sayın Mesut Barzani ve Neçirvan Barzani, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin hiçbir komşuya tehdit oluşturmadığını açıkça söyledi. Sayın Bafil Talabani ise şu tarihi uyarıyı yaptı: "Kürtlerin bu savaşta mızrak ucu olarak kullanılması büyük bir hata olur. Kürdistan bir savaş alanı değil, köprü olmalıdır."
‘Kürtleri tehdit olarak görmeyin’
Biz de ilk günden itibaren ne dış müdahalelerden ne de baskıcı, halkları yok sayan ve çürümüş rejimden yana olmadığımızı; direnen halklardan yana olduğumuzu söyledik. Kürtlerin ve liderlerinin mesajı net ve onurludur: Kürtleri tehdit olarak görmeyin. Kürtleri, bölgesel barışa katkı sunacak bir halk olarak tanıyın ve kabul edin.
"Kürt gruplarını takip ediyoruz" diyenleri, önce Kürt liderlerinin bu onurlu yaklaşımlarını takip etmeye davet ediyorum. Şunu net söylüyorum: Ne İran'ın, ne İsrail'in, ne de Amerika'nın Federe Kürdistan topraklarını ve İran'daki Kürt kentlerini kendi savaş sahasına çevirmeye hakkı vardır.
Erdoğan'dan Irak Kürdistan Bölgesi'ne uyarı
‘Tehdit etmeyi bırakın’
Günlerdir İran rejimi tarafından Federe Kürdistan Bölgesi'ne dönük saldırılar var ve can kayıpları yaşanıyor. Bu saldırıları kınıyoruz, kabul etmiyoruz. İran, Kürtleri ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni tehdit etmeyi bırakmalı. Tehdit etmeden önce, idam sehpalarında katlettikleri binlerce insanın hesabını vermeli, Kürtlerin haklarını tanımalıdır."
‘Ülkemizi fırtınadan korumak istiyoruz’
Ülkemizi yaklaşan bu fırtınadan korumak istiyoruz. Bu ülke üzerinde binlerce yıldır birlikte yaşayacağız. İran'daki savaş güvenlik reflekslerini büyütmemeli, çözüm sürecini hızlandırmalıdır. Bugün adeta sırat köprüsündeyiz. Etrafımız ateş çemberi ve Sayın Öcalan’ın çizdiği tarihi fırsat kaçırılmamalı.
Dünya neyi konuşuyor ama iktidar anca kayyımların süresini uzatmaya çalışıyor. "Ahmetler göreve" sözü yerine getirilmedi.
AİHM VE AYM kararlarını uygulayın ki Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ Newroz alanlarında olsun. Gün sandık ve oy hesabı yapma günü değil. Bu topraklar bizim. Bu toprakların bereketi barış ve birliktedir.
Emeklilerin bayram ikramiyeleri en az asgari ücret kadar olmalı.
Bu yıl yakılacak Newroz ateşleri demokrasinin ortak yaşamın ilanı olacak. Gelin birlikte barışı demokrasi haykıralım. Bu yılki Newroz çok önemlidir.
‘İktidarla temaslarımız var’
Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakırhan, ““İktidarla temaslarımız var. Görüşüyoruz. Geçen günlerde Sayın Cumhurbaşkanı ile iftar birliğinde de konuştuk. Yani bu süreç hızlanmalı. Biraz önce söylediğim gibi Orta Doğu bir savaş çatışma içerisinde. Dolayısıyla İran'da yaşanan gelişmeler neredeyse sadece Türkiye'yi değil bölgeyi dünyayı etkiliyor. Yani bizim kendi barışımıza odaklanmamız, kendi sürecimizi hızlıca ilerletmemiz, bir an önce sonuca ulaştırmamız gerektiğini belirttim grup toplantısında. Bu duygularımı tekrar ediyorum. Hızlanmamız gereken bir süreçteyiz. Artık hızlanalım. Yasal adımları bir an önce atalım. İşte meclis raporunda vardı” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.