DEM Parti’den süreç yönetimi önerisi: Kurumsal yapı ve rol dağılımı şart

DEM Parti’den süreç yönetimi önerisi: Kurumsal yapı ve rol dağılımı şart

Kaynak:Haber Merkezi

DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, süreçle ilgili yasal adımların atılmasıyla birlikte uygulanmasının da önemine dikkat çekerek hem Abdullah Öcalan’ın hem de oluşturulacak kurulların rolüne vurgu yaptı.

DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, beklenen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak söz konusu yasanın uzun ve çok maddeli olmayacağını ifade etti. Oluç, yasanın uygulanması noktasında Abdullah Öcalan’ın hem örgüt hem de toplumsal alanda önemli rolleri olacağına işaret ederek “Dolayısıyla hem Sayın Öcalan'ın hem de sekreteryanın pozisyonunun tanımlanması, konumunun ne olduğu, işlevinin ne olduğunun anlatılması gerekir” dedi.

saruhan-oluc-1.jpg

'40 yıllık çatışmanın onarımı’

Abdullah Öcalan’ın “kök yasa” olarak tarif ettiği çerçeve yasanın bir an evvel Meclis tatile girmeden çıkması gerektiğine vurgu yaptığını belirten Oluç, “Türkiye’deki toplumsal kutuplaşma ve Ortadoğu’da İran, İsrail, ABD savaşı ve bunun yarattığı sonuçları Sayın Öcalan görüyor ve yasanın hızlı bir şekilde çıkması gerektiğini söylüyor. Yasanın temel niteliğine de 40 yıllık çatışmalı sürecin onarılması açısından bakılmalı. Bütünlüklü ve kapsayıcı olmalı” dedi.

abdullah-ocalan.webp

‘Öcalan’ın yasanın uygulanmasında rolleri olacak’

Çıkarılacak yasanın içerisinde Öcalan ve sekreteryasının konumunun da belirlenmesi gerektiğini söyleyen Oluç, "Yasa çıktı, her şey bitti' diyemeyiz. Yasa çıkınca uygulanması başlayacak. Bu kısa bir sürede olup bitecek bir şey değil, epey bir zamana ihtiyaç olacak. Dolayısıyla hem Sayın Öcalan'ın, hem de sekreteryanın pozisyonunun tanımlanması, konumunun ne olduğu, işlevinin ne olduğunun anlatılması gerekir. Bu konunun yasa açısından baktığımızda da önem taşıdığı ortada. Çünkü Sayın Öcalan'ın yasanın uygulanmasında rolleri olacak. Yasa çıktıktan sonra da silah bırakanların hangi yollarla nasıl gelecekleri geldiklerinde nasıl bir durumla karşılaşacaklarının da önemli. Bütün bunların izlenmesi ve denetlenmesi gerekiyor. Bunu yapacak kurullara ihtiyaç var” diye konuştu.

komisyon-1.webp

‘Ön görüşmeler değerli’

MA’ya konuşan Oluç, Meclis’te çerçeve yasaya ilişkin bütün partilerle yapılan ön görüşmelerin de önemli olduğunu vurgulayarak “Ön görüşmelerde yapılan istişareler ve müzakerelerde bir noktaya gelinirse muhalefet ve iktidarla mutabakat sağlanırsa yasanın Meclis'ten çıkması çok kolaylaşmış olur. Zaman zaman kamuoyunda elimizde bir taslak var ve onun üzerinden konuşuyormuşuz gibi yansıtılıyor ancak iktidarın bize sunduğu bir taslak yok fakat sadece değerlendirmeler var” diye belirtti.

komisyon.webp

‘Yasa en fazla 10 maddeden oluşur’

Tartışılan yasanın en fazla 10 maddeden oluşabileceğine dikkat çeken Oluç, yasanın kısa olsa da net olması gerektiğini ve muğlaklıkların yasada yer almaması gerektiğini söyledi. Yasanın nasıl uygulanacağı, kimler için hangi süre zarfında geçerli olacağı gibi konuların netleşmesi gerektiğine de dikkat çeken Oluç, "Biz de muğlaklığın olmaması için mücadele ediyoruz. Takvim konusunda ise tarih vermek mümkün değil fakat biz de Meclis kapanmadan bu yasanın çıkması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle görüşmeleri hızlandırdık. Şu ana kadar çok büyük sorunlar görünmüyor. Elbette ki bazı konularda farklılıklar var ve bunlar tartışılacak. Ancak bu konularda bir mutabakat sağlanırsa, yasanın Meclis'ten çıkacağı süre çok kısadır. Yani iki günde Meclis'ten geçer. Önce Adalet Komisyonu'ndan geçer. Sonra en fazla iki üç günde Meclis Genel Kurulu'ndan geçer. Dolayısıyla çok büyük sorun yaşanmaz" diye konuştu.

saruhan-oluc.webp

‘Kurullara önemli iş düşüyor’

Taslağın ardından sürecin izlenmesi için bazı kurulların kurulabileceğini de belirten Oluç, şöyle devam etti: "Bu kurulların içinde sivil toplum kuruluşları olabilir, devlet kurumları olabilir, siyasi parti temsilcileri olabilir. Yoksa iş ortada kalır ve yürümez. Yani çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya kalınır. Sanıyorum bu konuda da bazı adımlar atılacaktır. Bu kurulların da elbette ki Sayın Öcalan ile de iletişim içinde olması gerekir. İletişim olacak ki bütün bu süreç sağlıklı bir şekilde ilerleyecek. İletişimi meselesinin iki yanı var; Bir tanesi tabii ki kendi örgütüyle kurulacağı ilişkidir. Çünkü bir süreç yaşanıyor ve bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için sürecin baş müzakerecisi hem konunun içeriği bakımından hem de işleyişi bakımından kendi örgütüyle sağlıklı bir iletişim imkanına sahip olmalıdır. İkincisi ise bir toplumsal bir mesele yaşanıyor. Toplumun çeşitli kesimleriyle bir ilişki içinde olması bu açıdan çok önemli. İşte gazeteciler olur, yazarlar olur, aydınlar olur, çeşitli sivil toplum kuruluşları olur, barolar olur. Yani bu tür kurumların temsilcileriyle buluşabilmesi, konuşabilmesi, onların sorularını yanıtlaması ve kendi önerilerini anlatmasının da çok önemli olduğunu düşünüyoruz."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.