Bilal YAVUZ

Bilal YAVUZ

Gönülden özdeyişler

Gönülden özdeyişler

1) Karanlık, sadece ışığın henüz ulaşmadığı bir hikayedir. O hikayeyi okumaya başladığında, gölgeler silinir.

2) Bazı kapılar kapatılmak için değil, cesaretle açılmak içindir. O kapıdan geçtiğinde, dünya ve dünyan, artık eskisi gibi olmayacak...

3) Görmek, yalnızca ışığın gözlere vurması, gözlerin ışığa vurulması değildir. Kalbin, karanlığa meydan okumasıdır.

4) Kulağa karanlık, sessizliktir. Göze sessizlik, karanlıktır. Gözler, çok uzakta yanan küçücük bir ışığı görebilir karanlık sessizliğinde. Kulaklar, çok uzakta ağlayan minicik bir yavruyu işitebilir sessizlik karanlığında. İşte aklına ve kalbine çok derin bir hikmet, pek sarsılmaz bir ibret! Sadece bakma, gör! Yalnızca duyma, işit! Odaklanmak için cevherinin tenhalarından faydalan... Özde köz, közde öz ol!

5) Sözün özü, özün közüdür. Kendi içindeki karanlığı kabullenip aydınlığı aramayan birey, başkasının yoluna ışık tutamaz; onları ancak köreltebilir ya da kör edebilir. Tıpkı kendi gözlerini güneşe karşı yumarak hakikatin ortasında kendine yalandan bir gece oluşu gibi...

6) Herkes güneşli günü sever ama gönül, ancak ayaz bir gecede kendi ateşini kendisi yakmayı öğrenebilir.

7) Nice bilgi bir mum alevi gibidir; alev ne kadar büyürse, onun çevrelediği bilinmezlik karanlığının sınırları da o kadar genişler.

8) En parlak elmaslar, yerin en karanlık ve basınçlı köşelerinde sabırla bekleyen kömürlerden doğar.

9) Şu dünyada ışık elbette gerçeği gösterir; ancak karanlık ise hayal gücünü özgür bırakır. Ve çok parlak bir ışık da tıpkı zifiri karanlık gibi kör edicidir. Hakikat, gözün dayanabileceği bir tonda gizlidir.

10) İçindeki ışığa güvenenler, dışarıdaki fırtınanın karalığından asla korkmazlar; çünkü bilirler ki fenerler, sağlam gemilerin içinde yanar.

11) Mum, yanmadığı sürece elbette karanlığa mahkumdur; ama yanmak için kuşkusuz tükenmeyi de göze almak zorundadır. Ve karanlık büyüdükçe, küçücük bir ışık bile umut olur. Bir mum elbette bütün geceyi yenemez belki ama karanlığa da boyun eğmez! Gerçek kandil başkasının yolunu da aydınlatandır.

12) Gerçek hayatta gölgeler ışıkta beliriyor. Evrende karanlık dediğimiz şayet devasa bir gölgeyse; acaba onu doğuran büyük bir ışık mıdır? Elbette cevabını ancak Allah bilir, Cenâb-ı Hakk hazretleri dilerse ancak dilediği kuluna dilediğini bildirir.

13) Küçücük bir mum alevi, kocaman bir mağarayı fethetmek için yeterli cesarete sahiptir. Haddinden fazlasına güç yetiremezsin! Yolunu aydınlatan, sadece olması gerektiği kadar parlayandır.

14) İnsan bazen kaybolarak kim olduğunu anlar.

15) Bir ömrü geliştiren geçen yıllar değil, o yıllara yüklenen anlamlardır.

16) Nice gönüllerin taşıdığı anlamlar, nice ülkelerin taşıdığı tarihten daha ağırdır.

17) En acı en derin en geniş boşluk, kalbin anlamsızlığa alışmasıdır.

18) İnsan bazen bir yönden değil bin yönden giderek kendine varmak zorunda kalır, labirent bir imtihandır.

19) Anlamın hayatına daldıkça hayatın anlamını tadarsın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bilal YAVUZ Arşivi