Nupelda Kaya Miroğlu
İsrail’de Netanyahu umduğunu bulamadı, Arap partileri kilit role yükseldi
İsrail siyasetinde Filistin, Lübnan ve İran’a yönelik yapılan saldırılar ile Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ülke içi siyasette iktidarını korumaya yönelik hamleleri uzun zamandır birbirine entegre edilmiş durumda. Netanyahu’nun siyasi hayatı boyunca vicdanları kanatan insanlık dışı eylemleri kendi politik geleceğini tahkim etmek için bir araç olarak kullandığı bilindiğinden, Filistin, Lübnan, İran ve bölgesel tehdit algıları, daimi düşmanlar yaratma çabası her zaman kendi iç siyasetinin denklem merkezinde yer almıştır.
İsrail'de seçimler sonrasında Netanyahu bloğunun 53(±1), Muhalefet bloğunun 48(±1), Arap partilerin tarihi bir sonuç alarak 19(±1) sandalye kazanması sonucunda hiçbir bloğun tek başına Knesset’te 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşamaması ve olası uzun koalisyon pazarlıklarının yaşanacak olması Netanyahu’nun en büyük beklentilerinden biridir sanırım.
Muhalefet bloğunun lideri Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un Netanyahu İle koalisyona sıcak bakmaması Arap partilerinin desteğini zorunlu kılıyor. Ta'al veya Ra'am gibi Arap partilerinin bir kısmının, kurulacak Netanyahu karşıtı bir hükümete dışarıdan destek vermeye hazır olduklarını açıklamaları ise siyasi denklemde yeni bir formülün oluşmasına imkan tanıyor gibi. Arapların Netanyahu döneminde hayata geçen yasaların değiştirilmesi ve hakkında mahkûmiyet kararı bulunan kişilerin Başbakanlığa aday olmasının engellenmesi gibi hukuki talepleri var.Bu derin mücadelenin sadece rakamlardan ibaret olmadığını ve nitelikli bir sistem dönüştürme çabası içerdiğini gösteriyor.
Burada Muhalefet bloğu ve lideri Eisenkot için de bir parantez açmak gerekiyor. Onlar da İsrail’in bugüne kadar yapmış olduğu operasyonlara karşı çıkmıyorlar. Temel insan hakları ve evrensel hukuk onların da mahallesine pek uğramamış görünüyor. Eski Genelkurmay Başkanı olan Gadi Eisenkot gibi figürler, sadece askeri operasyonların zamanlamasının ve hedeflerinin rasyonel bir temele dayanması gerektiğini savunuyorlar. Mevcut hükümetin askeri operasyonları kendi siyasi ömrünü uzatmak için manipüle ettiği görüşündeler.İsrail ekonomisine binen tarihi yük ise ayrı bir tartışma konusu. Dolayısıyla kurulacak muhtemel hükümette, Arap partilerinin dışarıdan dahi desteğini alacakları bir durumda onlar için de sert tartışmaların yaşanacağı bir dönem demek.
Sonuç olarak savaş çığırtkanlığı ekseninde şekillenecek siyasi manevralar, hükümet “değişimini” engelleyebilecek mi? Veya Arap milletvekillerinin kilit desteğe yükselmesi sağ/merkez bloklarda nasıl bir rahatsızlık ve tartışma uyandıracak? Şimdilik bu soruların cevabını bilmemiz mümkün değil ama İsrail’de kurulacak olan hükümet, Ortadoğu’da devam eden gerilimin nasıl şekilleneceğini anlamamız açısından mühim.
Tarihi süreçte kadınların önemi
29 Mart 2026 Pazar 16:36Anadil tartışmalarına bir bakış
06 Nisan 2024 Cumartesi 18:1831 Mart’a Doğru…
19 Şubat 2024 Pazartesi 09:17Kürtçe Seçmeli Ders ve Statü Meselesine Bakış
14 Şubat 2024 Çarşamba 10:57
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.