Diyarbakır’dan çağrı: Yaş 5’e düştü, gerçeklerle yüzleşmeliyiz
Yeşil Yıldız Bağımlıklarla Mücadele Derneği Genel Başkanı Yahya Öger, 26 Haziran Uyuşturucu ve Uyuşturucu Kaçakçılığıyla Mücadele Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Öger, Türkiye’de madde bağımlılığıyla mücadelede yalnızca farkındalık çalışmalarının yeterli olmadığını belirterek, resmi veriler ile sahada karşılaşılan tablo arasında önemli farklılıklar bulunduğunu, daha etkin ve kalıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Madde bağımlılığı 5-12 yaşa düştü
Açıklamada, resmi verilere göre 15-29 yaş grubunda yaşam boyu madde deneme oranının yaklaşık yüzde 2,2 seviyesinde olduğu belirtilirken, yerel saha araştırmalarında özellikle sosyoekonomik açıdan kırılgan bölgelerde bu oranın yüzde 11,6 ile yüzde 16,2 arasında değiştiğine dikkat çekildi. Bazı vakalarda madde kullanımına başlama yaşının 5-12 yaş aralığına kadar düştüğü belirtilerek, sentetik uyuşturucuların yaygınlaşmasının ciddi risk oluşturduğu vurgulandı.
Operasyonlar tek başına yeterli değil
Dernek, Emniyet ve Jandarma’nın uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürüttüğü operasyonların önemli bir caydırıcılık oluşturduğunu belirterek güvenlik güçlerine teşekkür etti. Ancak operasyonların tek başına yeterli olmayacağına dikkat çekilen açıklamada, uzmanlar, akademisyenler ve ilgili kurumların sahada daha aktif rol üstlenmesi gerektiği ifade edildi.
‘Tedavi ve rehabilitasyon kapasitesi artırılmalı’
Açıklamada, AMATEM, ÇEMATEM, YEDAM ve Yeşilay gibi kurumların önemli çalışmalar yürüttüğü ancak kapasite ve koordinasyon eksikliklerinin devam ettiği belirtildi. Özellikle kadınlar, çocuklar ve gençlere yönelik rehabilitasyon merkezlerinin artırılması, tedavi sonrası mesleki rehabilitasyon ve istihdam desteklerinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Somut adım çağrısı
Yeşil Yıldız Bağımlıklarla Mücadele Derneği, bağımlılığın bir hastalık olarak ele alınması, erken yaşta önleme programlarının bilimsel temelde sürekli hale getirilmesi, bağımlılık ihtisas mahkemelerinin kurulması ve sivil toplum kuruluşlarının karar alma süreçlerinde daha fazla yer alması önerilerinde bulundu.
Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca güvenlik boyutuyla değil; sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve adalet kurumlarının ortak çalışmasıyla başarıya ulaşabileceği belirtilen açıklamada, tüm paydaşlar sahada kalıcı çözümler üretmeye davet edildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.