Okullar açılırken: Diyarbakır’ın eğitim gerçeği
“Bir çocuğun eğitim hakkı, ailesinin gelirine, yaşadığı mahalleye ve doğduğu yere bağlı olmamalıdır.”
14 Eylül’de Diyarbakır’da yeni eğitim-öğretim yılı başlayacak. Yaklaşık 477 bin 237 öğrenci, 26 bin 78 öğretmen, 2 bin 251 okul ve kurumda, 16 bin 188 derslikte yeni bir eğitim yılına başlayacak.
Bu rakamlar yalnızca istatistik değildir. Her bir rakamın arkasında bir çocuk, bir öğretmen, bir aile ve bir gelecek vardır.
Diyarbakır’ın eğitim meselesini yalnızca okul ve derslik sayısına indirgemek doğru değildir. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2024'teki değerlendirmesinde Diyarbakır’da derslik başına düşen öğrenci sayısının ilkokul ve ortaokullarda 23, ortaöğretimde 22; öğretmen başına düşen öğrenci sayısının ise temel eğitimde 14, ortaöğretimde 12 olduğu belirtilmişti.
Dolayısıyla Diyarbakır'ın önündeki temel mesele artık yalnızca “kaç okul yapacağız?” sorusu değildir.
Asıl soru şudur:
“477 bin çocuğun nitelikli ve eşit bir eğitim almasını nasıl sağlayacağız?”
Çünkü eğitimde eşitsizlik yalnızca okulun fiziksel koşullarından kaynaklanmıyor.
Yoksulluk, öğrencinin okula devamını; beslenmesini; ders çalışabileceği ortamı; teknolojik imkânlara ulaşmasını ve akademik başarısını etkiliyor.
Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 2024-2028 Stratejik Planı da devamsızlığın, öğrenme kayıplarının ve okul-aile işbirliğindeki yetersizliklerin önemli sorun alanları olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Plan kapsamında öğrencilerin devamsızlık nedenlerinin analiz edilmesi, ailelerle çalışmalar yapılması ve öğrenme kayıplarının giderilmesi için mekanizmaların geliştirilmesi hedefleniyor.
Diyarbakır'ın farklı mahalleleri ve ilçeleri arasında eğitim olanakları aynı değildir.
Bir çocuğun doğduğu mahalle, ailesinin ekonomik durumu veya kırsalda yaşaması onun eğitim geleceğini belirlememelidir.
Eğitim sistemi, dezavantajlı çocuklara daha fazla destek vermelidir.
Ücretsiz okul yemeği, ulaşım desteği, kırtasiye ve teknolojik destek, rehberlik hizmetleri ve okul sonrası öğrenme olanakları özellikle ihtiyaç sahibi öğrenciler için güçlendirilmelidir.
Diyarbakır'ın eğitim sorunları konuşulurken dil meselesi de görmezden gelinmemelidir.
Evde konuşulan dil ile okulun eğitim dili arasındaki farklılık, özellikle okul öncesi ve ilkokul döneminde çocuğun öğrenme sürecini etkileyebilir.
Çocuğun dilsel ve kültürel dünyasını yok saymak yerine, bunu eğitimin bir zenginliği olarak gören kapsayıcı ve çocuk merkezli bir yaklaşım geliştirilmelidir.
26 bin 78 öğretmenin görev yaptığı Diyarbakır'ın eğitim başarısı, öğretmenin çalışma koşulları ve mesleki gelişiminden ayrı düşünülemez.
Öğretmen yalnızca ders anlatan kişi değildir.
Öğretmen aynı zamanda çocuğu tanıyan, sorununu fark eden, ailesiyle iletişim kuran ve öğrencinin geleceğine dokunan kişidir.
Bu nedenle öğretmenlerin ekonomik, sosyal ve mesleki koşulları iyileştirilmeli; özellikle dezavantajlı okullarda öğretmen istikrarı sağlanmalıdır.
Diyarbakır'da eğitim politikalarının hedefi yalnızca LGS ve YKS sonuçlarını yükseltmek olmamalıdır.
Bir öğrencinin; okuyabilmesi, anlayabilmesi, sorgulayabilmesi, matematiksel düşünebilmesi, bilimsel bilgiye ulaşabilmesi, kendisini ifade edebilmesi ve geleceğe umutla bakabilmesi gerçek başarının ölçütleri olmalıdır.
14 Eylül'de 477 bin 237 öğrenci okullarına dönerken Diyarbakır'ın eğitim gündemi de yeniden ele alınmalıdır.
Önümüzde büyük bir eğitim sistemi var:
2.251 okul,
16.188 derslik,
26.078 öğretmen,
477.237 öğrenci…
Bu büyük yapının merkezinde ise tek bir gerçek vardır:
Diyarbakır'ın eğitim politikası; yoksulluğu, eşitsizliği, devamsızlığı, öğrenme kayıplarını, dil sorununu ve eğitimde fırsat farklılıklarını birlikte ele almalıdır.
Çünkü bir çocuğun eğitimden kopması yalnızca o çocuğun kaybı değildir.
Bir çocuğun geleceğinin kaybedilmesi, Diyarbakır'ın geleceğinden eksilen bir parçadır.
Bu nedenle 14 Eylül'de yalnızca okullar açılmamalı;
Diyarbakır'da daha adil, daha nitelikli, daha kapsayıcı ve çocukların geleceğine umut veren bir eğitim anlayışının kapıları da açılmalıdır.
“477 bin çocuğun geleceği, Diyarbakır’ın ortak sorumluluğudur.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.