Bir atkıdan daha fazlası: Sayın Zülfü Livaneli’ye…

Son haftalarda sosyal medyada, ırkçı ve milliyetçi reflekslerle hareket eden bazı çevrelerin hedef aldığı isimlerden biri de aydın, demokrat kimliğiyle tanınan şair ve yazar Sayın Zülfü Livaneli oldu.

Tigris Senfoni Orkestrası'nın daveti üzerine Diyarbakır'a gelen Livaneli, konser sırasında Amedspor Başkanı tarafından kendisine hediye edilen Amedspor atkısının boynuna takılması nedeniyle sosyal medyada yoğun eleştirilere ve tartışmalara maruz kaldı.

Oysa burada yaşanan, bir konser ortamında gerçekleştirilen son derece doğal ve iyi niyetli bir jestti. Bir spor kulübünün başkanının, kendi kulübünün atkısını bir sanatçıya hediye etmesinden daha doğal ne olabilir?

Ancak sosyal medyada başlatılan tartışmaların ardından Sayın Livaneli'nin yaptığı açıklamalar, konuyu farklı bir boyuta taşıdı. Kendisine yöneltilen tepkiler karşısında bir siyasetçi olmadığını, herhangi bir devlet yetkisi bulunmadığını belirterek, "Siyasi dertlerinizi bana değil, gidin Devlet Bahçeli'ye söyleyin" ifadelerini kullandı.

Burada özellikle üzerinde durulması gereken nokta, Sayın Livaneli'nin Amedspor Başkanı'nın kendisine atkı taktığını ve bu sırada seyircileri selamladığını anlatma biçimidir.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Amedspor bir spor kulübüdür. Amedspor atkısı da bu kulübün renklerini ve sembollerini taşıyan bir spor ürünüdür. Bir kulüp başkanının, davetli bir sanatçıya kulübünün atkısını hediye etmesi ne siyasi bir taahhüt ne de açıklama gerektiren bir davranıştır.

Sayın Livaneli'nin kendisini haftalardır hedef alan çevrelere karşı açıklama yapma ihtiyacı hissetmesi anlaşılabilir. Ancak bu açıklamayı, sanki yanlış veya mahcup olunması gereken bir davranış yaşanmış gibi bir çerçevede sunması, yıllardır demokrat ve aydın kimliğiyle tanınan bir sanatçıya yakışan bir tutum olmamıştır.

Elbette hiç kimse istemediği bir şeyi giymek, taşımak ya da üzerinde bulundurmak zorunda değildir. Bir atkıyı takmak istememek de herkesin kişisel tercihidir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak burada asıl mesele, bir atkının kimin isteğiyle takıldığı değil, o atkının temsil ettiği anlamın ve toplumsal değerin nasıl karşılandığıdır.

Çünkü Amedspor, Diyarbakır ve çevresinde yaşayan milyonlarca insan için sıradan bir futbol kulübünden çok daha fazlasıdır. O atkı; bir kentin renklerini, emeğini, heyecanını, ortak sevincini, aidiyet duygusunu ve toplumsal hafızasını temsil etmektedir.

Toplumun farklı kesimlerinde saygınlığı bulunan, demokrat ve aydın kimliğiyle tanınan bir sanatçının bu gelişme karşısında yaptığı açıklamanın soru işaretleri doğurması da bundandır.

Sayın Livaneli, yıllardır demokrasi, barış, kardeşlik ve birlikte yaşama kültürünü savunan bir sanatçı ve aydın olarak tanınıyorsunuz. Bu nedenle sizden beklenen, sosyal medyada linç kültürü oluşturan çevrelerin baskısına karşı daha güçlü bir demokratik duruş sergilemenizdi. Çünkü bir sanatçının, kendisine yöneltilen haksız eleştirilere cevap verirken başka insanların değerlerini incitmemeye de özen göstermesi gerekir.

Şunu da unutmamak gerekir: Amedspor'a yönelik her sahiplenme, bir siyasi tercihin ya da siyasi hesabın göstergesi değildir. Bir kentin takımına duyulan sevgi, o kentin insanlarına, kültürüne ve ortak aidiyetine duyulan saygının da bir ifadesidir.

Amedspor, yalnızca sahada mücadele eden futbolculardan ibaret değildir. Tribünlerdeki heyecandır, çocukların gözlerindeki umuttur, kentin ortak sevincidir. O atkıyı boynuna takan insanlar bazen bir futbol takımından çok daha fazlasını sahiplenmektedir.

Tam da bu nedenle, Amedspor atkısı üzerinden yürütülen tartışmalara teslim olmamak, aksine sporun birleştirici gücünü ve toplumsal dayanışmayı öne çıkarmak gerekir.

Kimse bir atkıyı takmak zorunda değildir. Ancak o atkıyı taşıyan insanların duygularına, değerlerine ve aidiyetlerine saygı göstermek zorundadır.

Sayın Livaneli'ye son bir hatırlatma yapmak isterim:

Yıllarca ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, barışın ve kardeşliğin yanında durmuş bir aydın olarak, bugün de aynı duyarlılığı göstermenizi beklemek en doğal hakkımızdır.

Çünkü mesele bir atkıdan ibaret değildir. Mesele, bir kentin insanlarının kendilerine ait gördükleri değerlere gösterilen saygıdır.

Bazen boynunuza takılan bir atkı, sizin kim olduğunuzu değil, o atkıya yüklenen anlamı gösterir. Ancak o atkı çıkarıldıktan sonra kurduğunuz cümleler, sizin durduğunuz yeri anlatır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nezir Kaplan Arşivi