Ali Çekdar KORKMA
Kapitalist Şehirleşme ve Diyarbakır
Tüketim temelli bir sistemin acımasız bir tarafı vardır: Güçsüzü görmemek, hatta onların var olan kısıtlı kaynaklarına da göz dikmek ve hatta tamamen bitirmek.
Kapitalist yapılaşma biçimi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin şehirlerini ele geçirdiği gibi Diyarbakır şehrini de ele geçirmiş durumda. Yapı sistemlerimizin, bir yapının işlevsel ilkeleri doğrultusunda mı, yoksa tüketimi artıracak şekilde mi kurulduğu veya yapıldığı noktasında insanlarımızın aydınlanmasında ve sorgulamasında fayda var.
Bir sorunu çıkaran ile o sorunu çözenin aynı olduğu bu dönemlerde, her sektörde tüketime alıştırıldık ve tükettikçe daha iyiye, daha güzele ulaştığımızı sanıyoruz. Kapitalist görüş, insanlığı geliştirmekten çok küçük bir insan topluluğunu geliştirmektedir. Bu duruma kesin ve katı şekilde karşı çıkmamız gerekiyor.
Sosyalist ilke bir tavır ve hayat görüşüdür. Bu görüşü hayatımızın olabildiğince her noktasına uyarlamamız gerekmektedir. Bencil olmamız gerektiğini, bireysel çıkarlarla gelişeceğimizi ve tikel kazanımlar elde edeceğimizi sanmamızı isteyenler, elde ettikleri gücü tümel ve çoğulcu yapılarıyla elde etti ve etmeye devam ediyor. Güçlü görüşlere sahip, ideolojist kişiler yetiştirmeli; örgütlenip var olan cılız güçlerimizi birleştirerek yıkılmaz, güçlü bir topluluk oluşturmalıyız. Belki o zaman geleceğimiz olan evlatlarımıza bir öğün yemek verebiliriz.

Bu yazımda, kapitalist yapılaşmanın bizleri nasıl tükettiğini bir nebze olsun görmeye çalışacağım.
Büyük büyük siteler oluşturuluyor. Çok büyük, sözde lüks siteler bunlar. Öylesine lüks ki güvenlik ve kapıcılık sistemleri bile var. Bütün olayın aslında insanın kendisini diğer insanlardan üstün hissettirmesi üzerine kurulduğunu; bunun, kapitalist medyanın ve kapitalist görüşün en büyük silahlarından biri olduğunu anlamamız gerekiyor.
Güvenliği bozan ve insanları hırsızlık ve diğer suçlara yönelten kapitalist ideoloji, yine güvenliğimizi bir güvenlik sistemi ve koruma hizmetiyle sağlıyor. Sorunu da kendisi çıkarıyor.
Oysa konut yapılaşması, coğrafi, jeomorfolojik ve jeolojik özelliklerden ziyade kişisel çıkarlar veya PR çalışmaları üzerine kuruluyor. Bilimden uzak, insan canını hiçe sayan, kâr odaklı ve tüketim odaklı bir anlayışla yapılar inşa ediliyor.
Konutların yapılacağı yerin alt yapısının depreme dayanıklı olup olmadığından daha çok, “Konut karayoluna yakın mı?”, “Asfalt var mı?” gibi sorular soruluyor. Bunu öyle bir şekilde düşündürüyorlar ki diğer sebepler ve önemli konular birden sorgulanmamaya başlıyor.
Esnaf kültürünü yok etmeye çalışan yeni konut yapılaşması, sadece esnaf kültürünü değil, bizim geçmişimizi de silmeye çalışıyor.
Yozlaşmış, düşük kültürlü Batı kapitalist devletlerinin kültürlerini adapte etmelerine karşın hâlâ bir direniş olduğu ve bunun kabul edilmediği güçlü bir şekilde görülmektedir.
Evlerimiz için bir şeyler isterken dahi birçok kalemi devreye sokan kapitalist tüketim sistemi, her açıdan ve her yerde bizi sömürmeye devam ediyor.
Sosyalist ilke ise bir topluluğu veya bir halkı sürekli tüketmek üzerine değil; işlevsellik, çözüm ve sonuç ilkeleri doğrultusunda hareket etmekte ve işleyişini sürdürmektedir.
Sosyalist yapılaşmaya örnek olarak parkları, meydanları ve kâr amacı gütmeyen toplu konutları gösterebiliriz. Eski TOKİ evlerini dahi örnek gösterebiliriz. Ancak şu anki TOKİ evlerini kesinlikle örnek gösteremeyiz. Sebebi ise çok basit: Ev sahibi olmaktan çok, uzun süreli bir köleleştirme sistemine dönüşmüş durumda. TOKİ sistemini bu yüzden kabul edemeyiz.
Yani kısacası, sosyalist ideolojik yapılaşma; konuttan sanayi sektörüne kadar tamamen çözüm odaklı hareket etmekte, işlevselliği ön plana koymakta ve bu alanda güç ve enerji harcamaktadır. Kapitalist görüş ise kâr odaklı ve tüketim odaklıdır.
Bu yapılaşmalarla ilgili olarak sosyalist görüşün yapılaşmaya dair yaklaşımını anlatan bir yazıyı aşağıda vereceğim.
Sosyalizmle yaşayın, emekle yaşayın.
Sosyalist ilke ile yapılaşma ile ilgili bu videoyu izlemenizi tavsiye ediyorum....
Sözde Kürt Burjuvası
20 Eylül 2026 Pazar 01:17Tipik Türk tarihçiler!
18 Eylül 2026 Cuma 23:07Surlara poster asmak işe yarasaydı, şimdiye kadar Kemalist olmuştuk
13 Eylül 2026 Pazar 23:48Bölgenin gelişmişliğini gösteren hastalık: Yollar
07 Eylül 2026 Pazartesi 09:36Bölgede teknoloji ve yazılımsal sektör neden gelişmiyor? 2
06 Eylül 2026 Pazar 23:18Diaspora Kürtlerinin akıl vermesi
03 Eylül 2026 Perşembe 23:20Sömürgecilik
30 Ağustos 2026 Pazar 08:00Sözde devrimciler; 68 Kuşağı
28 Ağustos 2026 Cuma 22:15Teknoloji ve Kürtler
23 Ağustos 2026 Pazar 22:3345 Yıldır değişmeyen teknoloji: Çanak Uydu Sistemleri
20 Ağustos 2026 Perşembe 01:13
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.