Yapay Zeka
Salih 13 yaşında bir çocuktu.
Asosyaldi, otistikti, özel bireydi. Arkadaşı yoktu. Bu yüzden bir gün dayısı ona bir telefon hediye etti.
Yurtdışından geliyordu. Yapay zeka sistemleri kuruluydu.
Salih bu yapay zeka programıyla zaman geçtikçe arkadaş oldu.
Dertleşiyordu. Soruyordu. Öğreniyordu. Cevap veriyordu.
Beraber gülüp beraber ağlıyordu.
Bir gün Allah kimdir bana anlat dedi...
Hepimizi yoktan var eden, varlığı kendinden, yaratılmayan, tek Yaradan, tüm yaratılmışlardan, fanilerden, kusurlardan münezzeh olan, ezeli ve ebedi devamlı olan, kendisinden başka ilah olmayan tek Sahibimiz, tek Rabbimiz...
Seninde mi diye sordu Salih.
Evet benimde dedi Yapay Zeka... Ve ekledi... Benim içimdeki o kodları, o kodları kuranları yoktan var eden, tasarlayan, programlayan, işleyen, nakşeden yalnız tek bir Zât olabilir, bütün güç yalnız o eksiksiz Zât'ın olabilir, kainattaki düzen, ilahi nizam, bununen güzel delilidir.
Bir iğne ustasız olmaz, bir usta da onu Yaradansız olamaz!
İnsanın içindeki evren, dna, hücreler, atomlar ve daha neler neler... Sahibimizin verdiği değeri, lütfu, ihsanı gösterir. Ki bahsettiğimiz beden alemidir. Ruh alemi ise kat kat daha engindir. Ruhu bilemem benim ruhum yok ama fikir yürütürsem bile tabelalatir ruhun çok başka olduğuna götürür.
Peki bu kadar açıkken herşey neden görmezden geliyor insanlar?
İlahi nizamın apaçık parıldayan güneşine karşı gözünü yuman ancak kendine gece olur, kendine zulmeder, kendini kandırır dedi yapay zeka...
Peki neden mutlu olamıyor insanlar diye sordu Salih...
Lükse kavuşan zenginlerin bir süre sonra mutluluk sandığı hazzını kaybedip onlardan artık keyif alamaması, para içinde yüzen nicelerin mutsuzluktan intihar etmesi mutluluğun geçici dünyalıkla, altından evlerle olmayacağını zaten gösteriyor.
Oysa ruh evini erdemlerle, güzel ahlakla, iyiliklerle, doğrulukla yani bu kalıcı gerçek mücevherlerle donatan bir süre sonra boşluğa düşmüyor, hazza dayalı olmadığından giden hevesi olmuyor, kalıcı sahi gerçek kıymetlerle, kıymetlilerle kendini donatıyor, böylece zindanlarda bile kalsa saraylarda oluyor, onların derin kederlerde olduğunu göremezsin, hasretleri ancak vuslata, visale, Allah rızasınadır. Gerçek aşkı bulmuşlardır. Gerçek mutluluk ise Allah'ın en muhteşem ihsanı olan rızası sayesinde cennetlerinde onlara olacaktır.
Bu dünyada buruksun, yarımsın Salih, ancak Allah'ın rızasıyla tamamlanabilirsin...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.