Eyüphan KAYA

Eyüphan KAYA

BELEDİYE BAŞKANLARININ DİKKATİNE!  

BELEDİYE BAŞKANLARININ DİKKATİNE!  

BELEDİYE BAŞKANLARININ DİKKATİNE! O, “Devlet işi ayrı, Din işi ayrı” diyen, hakikatten bihaber kimselere sesleniyorum.

O, “Devlet işi ayrı, Din işi ayrı” diyen, hakikatten bihaber kimselere sesleniyorum. Bilmenizde fayda var ki İslam dini bir insanın 24 saatlik hayatına; Malına, Bedenine, Mesleğine, Makamına…  bir bütün olarak müdahale ediyor.  Birilerinin size dayattığı bilgilerle hareket etmeyin, unutmayın kıyamet günü bütün insanlar Allah’a hesap verecekler.

Bakın yüce Allah(cc) yöneticiler için ne diyor? Tabi mümin yöneticiler için! Ama her yönetici bundan ders marifet çıkarabilir.

“Hac suresi 41. Ayette; Allah'ın dinine yardım eden o mü'minler, kendilerine yeryüzünde bir hâkimiyet verdiğimizde, namazlarını dosdoğru kılarlar, zekâtlarını verirler, her türlü iyiliği emredip yayar, kötülük ve yanlışlıkları yasaklayıp önünü almaya çalışırlar. Bütün işlerin neticede varıp değerlendirileceği yer Allah'ın huzurudur.”

Ayeti bir az maddeleştirirsek;

Allah’ın dinine yardım eden müminlere herhangi bir sahada hakimiyet verilirse;

1-Namazlarını dosdoğru kılarlar,

2-Zekatlarını verirler,

3-İyiliği emredip yayarlar, kötülük ve yanlışları men ederler,

Bütün işlerin neticelenip varacağı yer Allah’ın huzurudur.

İlk madde bedenen teslim, ikincisi mal ile teslim, üçüncüsü toplumun ıslah çalışmaları yapmak yöneticilerin  birincil vazifesidir.

Daha ne olsun? Bunları yapan bir yönetici hem imanını korur, hem de toplumun ruhunu muhafaza eder diye düşünüyorum.

*Unutmayalım ki; Namazı kılan zaten orucu da tutar, Zekatı veren rahatlıkla Hacca gider/gidebilir. Bu iki vazifeyi yapmak salih insanların işidir, ama üçüncü vazifeyi yerine getirmek toplumum ıslahına endeksli olduğu için kolay değildir, ama mümin insan kolaya zora bakmadan Allah’ın emrine karşı sorumluluğunu yerine getirir/getirmelidir.

Tabi üçüncü madde toplumun huzur ve sükuneti için daha önemli bir konu. Eğer toplumda bu rolü birileri tarafından yerine getirilirse sorun diye karşımıza çıkan birçok mesele toplumda ciddi bir sıkıntı haline gelmeden çözülebilir.

*Mesela dargınları barıştırma komisyonları belediye bünyesinde kurulabilir.

*Toplumda haksız yere çevresine sıkıntı veren kimselerin tespiti edilip onların rehabilite olması için bir program yapılabilir.

*Müslüman bir toplumda maneviyatın gidişatını takip edip gereğini yapmak için gerekli kişilerin rehberliğinde, mali bütçesini de tedarik ederek,  bu konuda bir çalışmanın yapılması.

*Genç kızlarımız için belli bir yaşa gelince örtünme günlerinin düzenlenmesi, örtünün öneminin anlatılması dile getirilerek bu program örtünmenin yanı sıra tebliğ için kullanılarak,  “kızların el kitabı” tarzında birer kitap hediye edilebilir. Ayrıca katılımcıların telefonlarını alarak onlarla diyalog devam edilebilir, evlenmek isteyenlere yardımcı olunabilir.

*Yaşlı anne babaların çocuklarına manevi destek verilmesi sağlanabilir,

*Evlilik için gençlerin teşviki ve kendilerine yardımın yapılması sağlanır, aile üzerine kurslar verilerek ailenin önemi konusunda aydınlatma çalışmaları yapılabilir.

*Millet bahçelerinde sohbet seansları ve ozanların dilinden canlı müzik düzenlenebilir,

*Camilere temizlik ve bakım hizmeti verilerek, güvenilir insanların burada bilgilendirme çalışmaları yapmaları sağlanabilir.

Okullara ilgi göstererek, temizliğine dikkat etmek, ufak tefek sıkıntılarını giderek okul ortamına bir güven ve değer vermek…vb

Bu konuda örnek bir çalışma paylaşmak istiyorum.

Bundan 15 yıl önce İstanbul’da bir sabah kahvaltısında iki akademisyenin sohbetine şahit oldum.

Biri Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat fakültesi Dekanı diyor ki; “bizim Kahraman Maraş Din İşleri Yüksek Kurulu adında bir platformumuz var; İl Valisi, Belediye Başkanı, İl Müftüsü, İlahiyat Dekanı ve diğer kanaat insanı ve alimlerimiz var, bir araya gelerek şehrimin ilçe ilçe, köy köy, mahalle mahalle masaya getirilerek değerlendirmeye alıyoruz, gerekli görülen yere yönelik bir çalışma yapılır.” İşte tam da bu, buna benzer çalışmalar yapılabilir.

Hac suresi 41.ayeti Cumhurbaşkanından,  bir kurumun müdürüne kadar herkesi uyarırken, özellikle Belediye Başkanlarına hitap ediyor. Çünkü vatandaşın beşikten mezara kadar belediye ile ilişkisi var. Belediyeler hem maddi hem manevi açıdan vatandaşlarına hizmet etmesi haktır, lazımdır, elzemdir.

Vatandaşın sesine kulak vermeyenler!

Görüşmek isteyen herkesi kabul edip dinlemeyenler!

Zaman zaman anketler yapıp durumunu gözden geçirmeyenler!

En az 6 aydan bir ilçesindeki bütün vatandaşlara belediyenin telefon numarasını vererek mesaj göndermeyenler, gönderdiği halde gelen taleplere cevap vermeyenler!

Maaşıyla yetinmeyip sağdan soldan bir şeyler toplamaya çalışanlar!

Aile hukukuyla uyumlu yaşamayanlar!

Yakın zamanda sokakta kalacaklar, yetmiyor mahşer günü ağır bir azaba da duçar kalacaklar!

Tercih ilgililerin, Allah(cc) bir fırsat verince imtihan da başlıyor, ya kişi Allah’ın emrine uyarak faydalı olmaya çalışacak, yada dünyada da, ahrette de başları önlerine eğik olacak.

Vazifemiz hatırlatmak, gerisi kişinin bileceği iştir.

Benden söylemesi

Vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüphan KAYA Arşivi