Amedspor’da hedef büyük, oyun küçük!
Amedspor, Esenler Erokspor deplasmanında adeta “öldü öldü dirildi.” Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında oynanan mücadele 1-1’lik eşitlikle sonuçlandı. Ev sahibi ekip 23. dakikada Ryan Jack ile öne geçerken, Amedspor’a hayat veren gol 51. dakikada Mbaye Diagne’den geldi. Bu sonuçla Amedspor 71 puana yükselirken, rakibi 67 puanda kaldı. Zirve yarışı ise tüm sıcaklığıyla devam ediyor.
Ancak skorun ötesinde konuşulması gereken çok daha önemli bir gerçek var: Amedspor sahadaydı ama oyunu yoktu.
Maça bakıldığında Mesut Bakkal’ın tercihleri yine tartışma yarattı. Takımın sahaya koyduğu oyun, ne taktiksel bir bütünlük taşıdı ne de planlı bir organizasyon izlenimi verdi. İlk 20-25 dakikalık bölümde Amedspor’un tek hedefinin gol yememek olduğu açıkça hissedildi. Oysa bu takımın DNA’sında baskı, tempo ve hücum var. Buna rağmen böylesine kritik bir deplasmanda “bekleyelim, görelim” anlayışıyla başlamak, rakibe davetiye çıkarmaktan başka bir anlam taşımadı.
Nitekim öyle de oldu. Erken gelen gol, aslında sahadaki dağınıklığın bir sonucuydu. Amedspor o ana kadar ne yaptığını bilmeyen, sahada yönünü arayan bir görüntü çizdi. Koşan oyuncular vardı ama amaç yoktu. Mücadele vardı ama akıl yoktu.
Asıl problem ise orta sahada kendini gösterdi. Top tutamayan, oyunu yönlendiremeyen ve baskı altında kolayca dağılan bir yapı, şampiyonluk hedefi olan bir takım için kabul edilebilir değil. Bloklar arasındaki mesafenin açılması, savunma ile hücum arasındaki bağın kopması, rakibin işini fazlasıyla kolaylaştırdı. Erokspor’un rahat pas yapmasının nedeni kendi üstünlüğünden çok, Amedspor’un disiplinsizliğiydi.
İkinci yarıyla birlikte tablo bir nebze değişti. Amedspor daha önde basan, daha istekli bir görüntü çizdi. Bunun karşılığını da Mbaye Diagne’nin golüyle aldı. Bu bölümde ikinci toplara yapılan koşular ve ceza sahası içindeki kalabalıklaşma dikkat çekiciydi. Ancak bu olumlu tabloya rağmen değişmeyen bir gerçek vardı: Bitiricilik sorunu.
Amedspor, beraberliği yakaladıktan sonra oyunun kontrolünü eline alma fırsatı buldu. Fakat son paslardaki kalite eksikliği ve ceza sahası içindeki kararsızlık, galibiyeti getirecek o kritik dokunuşun yapılmasını engelledi. Şampiyonluk yolunda en belirleyici unsur tam da burada ortaya çıkıyor. İyi oynamak yetmez; bitirmek gerekir.
Bu maç, Amedspor adına kazanılamayan iki puan olarak hafızalara kazındı. Zirve yarışında bu tür deplasmanlarda kaybetmemek elbette önemli. Ancak şampiyonluk hedefi olan bir takım için bu yeterli değil. Çünkü şampiyonluk, kötü oynadığın günlerde bile kazanabilme refleksiyle gelir.
Önümüzde artık hata payının minimuma indiği bir süreç var. Amedspor kalite olarak birçok rakibinin önünde olabilir. Fakat sahaya yansıyan akıl, organizasyon ve son vuruş kalitesi aynı seviyeye çıkmadığı sürece bu avantajın bir anlamı kalmaz.
Şimdi gözler iç sahada oynanacak Ümraniyespor maçına çevrildi. Bu karşılaşma sadece üç puan değil, aynı zamanda bir karakter sınavı olacak. Taraftarın desteğiyle birlikte Amedspor’un bu kez maça başlarken neyi oynadığını bilen, planlı ve kararlı bir görüntü sergilemesi şart.
Çünkü artık telafi değil, sonuç zamanı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.