Oktay Candemir

Oktay Candemir

Altı üstü çürük ülke: Türkiye

Altı üstü çürük ülke: Türkiye

Türkiye’de siyaset, Türk televizyonlarında yayınlanan yerli dizilere benziyor. Aynı oyuncular, benzer senaryolar… Ama nedense bir türlü sezon finali yapmıyorlar.

Bir düşünün: Hırtlar Vadisi, Aşk-ı Memnu, Kızılcık Şerbeti, Diriliş, Yatış, Uyanış, Kalkış, Yürüyüş, Kaçış… Derken şimdi de Yeraltı’na kadar indik. Daha ne kadar yerin dibine gireceğiz, belli değil.

Türk siyaseti bu dizilerin hepsine biraz benziyor ama galiba en çok Aşk-ı Memnuya benziyor. Çünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir zamanlar “Kimler kimlerle beraber…” demişti. İşte biz de tam olarak onu bilmek istiyoruz, hakatten kimler kimlerle beraber, öğrenmek hakkımız!

Gelgelelim Ankara siyasetine ve bu hafta neler olduğuna:

Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli Beştepe’de kritik bir görüşme yaptı. Masada Suriye, güvenlik ve “Süreç” vardı.

TBMM’de bu süreç için kurulan komisyon raporunu tamamlamaya yaklaştı. Sürece ilişkin önemli bir metin hazırlanıyor.

Devlet Bahçeli konuşmalarında dikkat çekici bir cümle kurdu:

“Kürt halkı satılık değildir.”

Ben hayatımda ilk defa üst düzey bir devlet yetkilisinin ağzından “Kürt halkı” ifadesini bu kadar net duydum. Türk siyasetinin Kürtleri tanımlama sözlüğü yıllar içinde sürekli güncellendi. Kürt kökenli, Kürt kardeşlerim, Türk kökenli Kürt yurttaşlar gibi terminolojik akrobatiklerden “halk” kelimesine gelmek kolay olmadı ama nihayet oldu.

Umarım bu dil değişimi Türkiye için gerçekten hayırlı olur.

Ama Türkiye’de siyaset fizik kurallarına bağlı değil. Daha çok dizi kurallarına bağlı. Devlet herkese bir rol veriyor ve herkes o rolü en iyi şekilde oynamaya çalışıyor. Her sezon yeni bir senaryo.

Türk siyasetinin en büyük sürpriz makinesi kuşkusuz Devlet Bahçeli. Bahçeli sıradan bir yurttaş olsaydı ve bir gün bir sokak röportajına denk gelseydi, muhtemelen Türkiye’nin en viral videosunun kahramanı olurdu.

Bahçeli'nin de, Erdoğan'nı da gündemii; " Süreç"

Bu başlık öyle güçlü ki siyasette herkes pozisyon alıyor. Destekleyen var, eleştiren var, “Bekleyip görelim” diyen var. Ama herkesin aklındaki soru aynı:

“Bu gerçekten tarihsel bir süreç mi, yoksa Türk siyasetinin yeni sezon fragmanı mı?”

Türk Siyasetinin Altın Kuralı:

Asla “olmaz” deme. Çünkü dün “asla” denilen cümleler, ertesi gün “neden olmasın?”a dönüşebiliyor.

Siyaset gündeminin iki başlığıyda İmamoğlu davası ve Musavvat Dervişoğlu oldu.

Cezaevinde bulunan siyasetçi Ekrem İmamoğlu'nun davasında ilk duruşma görüldü. Mahkeme başkanının İmamoğlu gibi bir siyasetçiye “Mahkemeler siyaset yapma yeri değildir” diye çıkışması, bağımsız Türk yargısına yakışan bir tavır oldu.

İYİ Parti Genel Başkanı Musavvat Dervişoğlu Van’da partililerle iftarda bir araya geldi. Dervişoğlu burada süreci eleştirerek, “Soruyorum şimdi: İki sene boyunca masada hangi Kürt'ün hangi sorunu konuşuldu?” dedi. Hani bilmesek, Dervişoğlu ömrünü Kürt halkının sorunlarının çözümüne adamış sanacağız. Ama sen hangi ara Kürtleri bu kadar sever oldun, be abi!

Türkiye’de siyaseti tahmin etmek bazen hava tahmininden daha zor. Meteoroloji en azından yağmur ihtimalini söyleyebiliyor; Türk siyasetinde ise her zaman bir ihtimal daha var.

Biz Ankara’daki diziyi konuşurken dünya da boş durmuyor: Game of Thrones, Money Heist, Black Mirror… Dünya siyasetinde entrika, güç ve iktidar mücadelesi bu dizilerden bile daha sert yaşanıyor.

Mesela bir ara İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun öldürüldüğüne dair iddialar sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa sürede doğru olmadığı anlaşıldı ama bir süre dünya gündemi bu söylentiyi konuştu.

Bu durum bana Alper Tunga destanını hatırlattı:

“Netanyahu öldü mü?/ Twitter yine doldu mu/ Troller görev aldı mı?/ Emdi yürek yırtılır.”

Küçük bir kişisel notla bitireyim:

Bugün benim doğum günüm. İnsan doğum günlerinde biraz umut etmek istiyor. Çünkü biliyoruz ki bu ülkede her şeye rağmen direnen, umut eden ve daha iyi bir hayat için mücadele eden insanlar hep oldu.

Ama Türkiye’yi biraz tanıyorsak şunu da biliyoruz: Bu senaryo kolay kolay bitmez. Çünkü Türkiye’de siyaset dizisinin en büyük sırrı şu:

Senaryo değişiyor, sezon değişiyor, roller değişiyor… Ama dizi bir türlü final yapmıyor. Sezon finali yapıp, bir sonraki mevsim kaldığı yerden devam ediyor.

Türkiye'nin halini en iyi Süleyman Demirel özetlemişti:

“Binaenaleyh Türkiye'nin altı çürüktür, Türkiye'nin altı çürüktür diye bırakıp gidecek değiliz.”

Demirel doğru söylemiş ama eksik söylemiş. Türkiye'nin sadece altı değil, üstü de çürük.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Oktay Candemir Arşivi