Oktay Candemir

Oktay Candemir

İleri demokrasimiz neden ilerlemiyor?

İleri demokrasimiz neden ilerlemiyor?

Van'da göktaşı olduğunu düşündükleri taşı karpuz gibi ikiye ayırarak içini inceleyen ve dünyaca ünlü arkeolog Klaus Schmidt'e taş çıkartan kıymetli hemşerilerim...

Tavuk dürümden zurna dürüme geçerek büyük aşama kaydetmiş aziz milletim...

Tavuk üretim şirketlerine de kayyum atandı. Kırmızı et almakta zorlanan fakirin umudu olan tavuk eti de böylece tehlikeye girmiş oldu. "Kayyum nereden çıktı?" diyenlere biz de; "Kayyum mu tavuktan çıktı, tavuk mu kayyumdan çıktı?" diye sorabiliriz.

Ey her şeye rağmen direnenler...

Sulu karda yürürken çıkardığı "turip turup" gibi sesler nedeniyle kendisine Trump denilen Dağ Amerikalısı bizi filtresiz savaşlara gark etmişken, millî birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde sizlere merhaba diyorum.

İçinden Ali Haydar Baş çıkan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, "DEM Parti, ana dili Kürtçe olan bir aday çıkarmak isteyebilir. Bu konuda ortaklaşamayız." deyince dayanamadım, geldim. Benim için Erkan Baş bitmiştir; Baş'ımız sağ olsun!

Yaz geldi. Sıcaklar tembelleştiriyor ama ben yılmadım ve ileri demokrasimiz üzerine bir iki çift laf edeyim dedim. Fakat gündem çok değişken; iç ve dış düşmanlar boş durmuyor. Bu yüzden ne yapıp edip yazmak lazım dedim, geldim.

Globalleşme, emperyalizm, kara delikler, küresel ısınma, ekolojik dengenin bozulması derken...

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine!

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şahsen ben olmam...

Olmak isteyene de karışmam.

Fedakârlık konusunda milletimiz son derece isteklidir. İsteyen önden buyursun.

Bu ülke bir gün herkesin kendini mülteci değil, eşit olduğu bir memlekete dönüşürse, "feda" meselesini yeniden konuşuruz.

Umarım bunu devletin birlik ve bütünlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik mizahi faaliyetler kapsamında değerlendirmezler.

Ey korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler...

İstiklâl Marşı'nın ilk kelimesi olan "Korkma!" bu yüzden başka anlamlar taşıyor.

Üstat Mehmet Âkif Ersoy, İstiklâl Marşı'nda iki defa "Korkma!" diyor ama bir süre sonra "Arkamda hafiye gezdiriyorlar." diyerek soluğu Mısır'da alıyor.

O bile "Korkma!" dedikten sonra Mısır'a gittiyse biz nasıl korkmayalım?

Keşke mesele sadece bu olsa...

Kira var.

Çocukların okul masrafı var.

İşimizi kaybeder miyiz korkusu var.

Elektriği keserler diye korkuyoruz.

Sonra düşündüm.

Belki de devir tasarruf devridir.

Türkiye'de insan karanlıkta kalınca bile pozitif düşünebiliyor

Dostlarım...

Mücadeleci olun; güneş balçıkla sıvanmaz.

Bir yanda idealler...

Öte yanda yüzümüze fırlatılmış gibi kapının önüne fırlatılmış faturalar...

Divan şairleri bugün yaşasaydı sevgilinin kaşını, gözünü, yanağını anlatmazdı; ekonomiyi anlatırlardı.

Mesela şöyle:

"Gamzen gibi derindir cari açık,

Zülfün misali karışıktır ekonomi,

Vaslını beklerken emekli maaşı,

Geçti yine bir ay, erişmedi rahmeti."

Boşuna aramayın...

Liyakat ölmüştür, nepotizm yaşıyor

Hayatta en hakiki mürşit artık ilim değil; Kayserili Hurşit'tir. Eniştedir, kayınıdır, halaoğludur...

Diyoruz ama hâlâ işe girmek için CV hazırlayanlar var. Ne iyimser insanlarız, değil mi?

Memlekette gündem o kadar hızlı değişiyor ki vatandaş artık olayları takip etmiyor; olaylar vatandaşı takip ediyor

Aziz yurttaşlarım...

Ve bu satırları okuyan her kimseniz...

Sofranızdan zeytin, peynir eksik olmasın.

Aman!

En iyisi eve gitmek; dinlenmenin vaktidir.

Vertigom başladı. Gidip ilaçlarımı alacağım, sonra görüşürüz

Belki yine görüşürüz.

Belki de görüşmeyiz.

Ama ödenmemiş faturanız varsa dikkat edin. Sabah uyandığınızda elektriğiniz kesilmiş olabilir.

Hadi canım!

Ayıx ol bremin!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Oktay Candemir Arşivi