Aynı bakış açısı, farklı zamanlar, farklı insanlar ama…
Sonuçta; kaçınılmaz bir şekilde günden güne eriyen bir halk desteği…
Evet, Diyarbakır’dan sözediyorum.
Tarihin tekerrür ettiği durumlara veya değişen koşullara rağmen temel yaklaşımların, ideolojilerin ya da sorunların ve onların çözümlerinin özünde aynı kalması sonucunda; bugün maalesef üzülerek ifade ettiğimiz bir tablo ile karşı karşıyayız.
AK Parti, Diyarbakır'da özellikle son 10 yılda ciddi bir oy kaybı yaşayarak Medyascope verilerine göre yaklaşık 19 puanlık bir gerileme kaydetti. 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri sonuçlarına göre kentteki oy oranı %16,83'e kadar düştü. 2019 yerel seçimlerinde bu oran %30,99 seviyesindeydi.
Teşkilattaki değişimler bir sonuç verir mi ya da bu kan kaybını durdurabilir mi bilemem.
Geçmişte aşiret yapıları veya korucu köyleri üzerinden AK Parti'nin güçlü rekabet sergilediği taşra ilçelerinde artık bu argümanların yeterince rağbet görmediği de ortadadır.
Merkezde ise tamamen bir hayal kırıklığı…
Muhafazakâr seçmenin diğer alternatif partilere yönelmesi, karşısındaki muhalefet bloğunun sergilediği tavır ve ekonomik koşullar, kayyum gibi nedenlerle Merkez İlçelerde en büyük kayıplar yaşanmıştır. Bu kayıpların yaşanmasında çok önemli birkaç faktör daha var elbette. Örneğin.
Özellikle Kayapınar ve Yenişehir gibi gelişmiş merkez ilçelerde yeni bir Kürt orta sınıfı (memurlar, beyaz yakalılar, esnaflar) oluşmuştur. Bu seçmen grubunda:
* CHP'ye Dönüş: Geçmişte kentte yok denecek kadar az oy alan CHP, batı metropollerindeki dil değişimi ve kentli orta sınıfın rasyonel yaklaşımıyla oyunu %3,49'a çıkararak kentte 5. parti konumuna gelmiştir.
(Tabi ki şimdi bölünen bir CHP, aynı oy oranını yakalayabilir mi bilemem.)
* Yönetilebilirlik Talebi: Bu kitle ideolojik taleplerin yanı sıra yerel hizmet kalitesi, şeffaflık gibi kriterlere de büyük önem verdikleri görülür.
Elbette ki bir de KADIN SEÇMEN FAKTÖRÜ:
Diyarbakır’daki kadın seçmenler, kendilerini rahatlıkla ifade edebilecek zemin arayışının sonucu olarak, Ak Parti’den yavaş yavaş uzaklaşmaya başlamışlardır. Çünkü maalesef Diyarbakır Ak Parti’de kadınların temsiliyetinin sadece Kadın Kolları aracılığıyla olduğuna inanan büyük bir kesim var.
Oysaki Diyarbakır çoktan değişti.
Aslında buna değişim demek de yanlış olabilir.
Özüne döndü diyelim.
Günümüzde Diyarbakır kadını hem kültürel hafızanın koruyucusu hem de ekonomik, akademik ve sivil toplum alanlarının en aktif aktörlerinden biridir. Diyarbakır kadınının tarihsel süreci, geleneksel aile değerleri ile modernleşme, kültürel mirasın korunması ve sivil toplum dinamiklerinin harmanlandığı bir yapıdır. Yani Diyarbakır kadını; “çocuk da yapar, kariyer de…” Çünkü bu, onların genlerinde var ve bu tarihsel mirası çok iyi taşıyorlar. Ve bunu erken kavrayan muhalefet partileri, Diyarbakır’da Ak Parti’nin kan kaybında etken olmuşlardır.
İşte sırf bu yüzden; aynı bakış açısına sahip insanlarla, farklı zamanlarda farklı insanlarla da olsa, farklı sonuçlar alınamayacağı artık kabullenilmeli ve yerelde halkla bütünleşmenin başka başka yolları aranmalıdır. Ben; Diyarbakır’da bunu yapabilecek, farklı bir bakış açısı yakalayabilecek ve soy isimlerin hegemonyasından uzak durabilecek yeni bir yönetim, yeni bir başkan diliyorum.
Bakalım, bekleyip göreceğiz bu yönetim Ak Parti'yi Diyarbakır'da nereden nereye getirecek? Umarım başarılı olurlar ( Ki isimlerin çoğu önceden görev almış kişiler. Yani 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde de varlardı.) yoksa bu hamur daha çok su kaldırır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.