Arslan ÖZDEMİR

Arslan ÖZDEMİR

Belediye hizmetlerinin başarısı vatandaş bilinciyle mümkündür

Belediye hizmetlerinin başarısı vatandaş bilinciyle mümkündür

“Hizmeti geliştiren şey öfke değil, bilinçli eleştiridir.”

Bir şehirde yaşamak sadece o şehrin sunduğu hizmetlerden faydalanmak değil, aynı zamanda o şehrin düzenine, temizliğine ve gelişimine katkı sunmaktır. Belediyeler; yolların yapılması, çevrenin temiz tutulması, parkların düzenlenmesi, ilaçlama çalışmaları, altyapı hizmetleri ve sosyal faaliyetler gibi birçok alanda büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Elbette bu hizmetler yürütülürken eksiklikler, gecikmeler veya hatalar yaşanabilir. Hiçbir kurum kusursuz değildir. Bu nedenle belediyelerin gerektiğinde eleştirilmesi son derece doğal ve gereklidir. Çünkü doğru yapılan eleştiri, hizmet kalitesini artırır, eksiklerin giderilmesine katkı sağlar ve yöneticilere yol gösterir. Ancak eleştirinin de adaletli, bilinçli ve gerçeklere dayalı olması gerekir. Sebebini bilmeden yapılan ağır suçlamalar topluma fayda sağlamadığı gibi, yapılan emeği de değersizleştirmektedir.

Günümüzde özellikle sosyal medya üzerinden birçok konuda hızlı ve düşünmeden eleştiri yapılmaktadır. Bir sorun görüldüğünde çoğu insan önce nedenini araştırmak yerine doğrudan belediyeyi suçlamaktadır. Oysa her sorun belediyenin sorumluluğunda değildir. Örneğin şehirlerarası yolların veya bazı ana arterlerin sorumluluğu Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait olabilir. Yol bozuk olduğunda, asfalt geciktiğinde veya bir çalışma yapılmadığında insanlar çoğu zaman doğrudan belediyeyi hedef almaktadır. Hâlbuki önce hangi kurumun görevli olduğunu öğrenmek gerekir. Çünkü doğru eleştiri ancak doğru adrese yapıldığında anlam taşır. Yanlış yere yapılan eleştiri ise çözüm üretmez, sadece bilgi kirliliği oluşturur.

Benzer durum ilaçlama çalışmaları için de geçerlidir. Özellikle yaz aylarında sivrisinek ve haşere konusunda vatandaşlar haklı olarak hassas davranmaktadır. Ancak bazı dönemlerde yoğun yağışlar nedeniyle ilaçlama çalışmaları gecikebilmektedir. Çünkü yağmur altında yapılan ilaçlama kısa sürede etkisini kaybeder ve yapılan çalışma boşa gider. Belediyeler çoğu zaman hem kaynakların verimli kullanılması hem de kalıcı sonuç alınabilmesi için uygun hava şartlarını beklemek zorunda kalmaktadır. Fakat birçok kişi bu teknik gerçeği bilmeden veya araştırmadan “Belediye neden ilaçlama yapmıyor?” diyerek tepki göstermektedir. Oysa önemli olan sadece hizmetin yapılması değil, doğru zamanda ve etkili biçimde yapılmasıdır.

Temizlik konusunda da benzer bir bilinç eksikliği yaşanmaktadır. Belediyelerin çöp toplama saatleri bellidir. Vatandaşların çöplerini bu saatlere uygun şekilde bırakması gerekir. Eğer çöpler belirlenen saatlerin dışında bırakılırsa, çöplerin bir süre sokakta kalması kaçınılmaz olur. Sonrasında ise ortaya çıkan görüntü nedeniyle belediye suçlanmaktadır. Oysa belediye görevini planlanan şekilde yerine getirmiştir. Sorunun temel nedeni vatandaşın kurallara uymamasıdır.

Ayrıca çöplerin bırakılması gereken belirli alanlar bulunmaktadır. Buna rağmen bazı insanlar çöplerini rastgele boş arazilere, kaldırımlara, yol kenarlarına veya çöp konteynerlerinin dışına bırakmaktadır. Bu durum hem çevre kirliliğine hem kötü görüntüye hem de sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Daha sonra ortaya çıkan bu olumsuz görüntü yine belediyenin eksikliği gibi gösterilmektedir. Hâlbuki şehir temizliği sadece belediyenin değil, toplumun ortak sorumluluğudur. Vatandaş görevini yerine getirmeden yalnızca belediyeyi suçlamak adil değildir.

Bugün dünyanın en gelişmiş şehirlerine baktığımızda, o şehirlerin sadece güçlü belediyeler sayesinde değil, aynı zamanda bilinçli vatandaşlar sayesinde temiz ve düzenli olduğunu görürüz. İnsanlar yere çöp atmaz, kurallara uyar, ortak yaşam alanlarına saygı gösterir. Çünkü medeniyet yalnızca büyük binalar yapmakla değil, yaşanılan çevreye sahip çıkmakla ölçülür. Eğer insanlar çöplerini çöp kutularına atmak yerine rastgele sağa sola bırakırsa, belediye personel sayısını on kat hatta yirmi kat artırsa bile şehir temiz görünmez. Çünkü en iyi temizlik, kirletmemektir.

Elbette belediyeler eleştirilecektir. Yapılmayan hizmet varsa söylenecek, eksikler dile getirilecek, yanlış uygulamalara tepki gösterilecektir. Bu demokratik toplumun doğal bir parçasıdır. Ancak eleştirinin amacı yıkmak değil, düzeltmek olmalıdır. Bilgiye dayanmayan, sadece öfke ile yapılan eleştiriler çözüm üretmez. Aksine toplumdaki kutuplaşmayı artırır, yapılan hizmetleri değersizleştirir ve çalışan insanların emeğini görmezden gelir.

Gerçek vatandaşlık yalnızca hak istemek değildir; aynı zamanda sorumluluk almaktır. Bir şehrin temizliği, düzeni ve gelişimi sadece belediyelerin değil, o şehirde yaşayan herkesin ortak görevidir. Eğer vatandaş görevini yapar, kurallara uyar ve eleştirilerini bilinçli şekilde dile getirirse hem belediyeler daha verimli çalışır hem de şehirler daha yaşanabilir hale gelir. Çünkü güçlü şehirler sadece hizmet üreten kurumlarla değil, sorumluluk sahibi insanlarla kurulur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arslan ÖZDEMİR Arşivi