Arslan ÖZDEMİR

Arslan ÖZDEMİR

Diyarbakır gençliği ve gelecek kaygısı

Diyarbakır gençliği ve gelecek kaygısı

“Bir toplumun geleceği, gençlerinin umut ettiği kadar aydınlıktır.”

Diyarbakır, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kültürel zenginliği ve güçlü toplumsal yapısıyla önemli şehirlerden biri olmuştur. Ancak bugün bu kadim şehirde yaşayan birçok genç, geleceğe umutla değil kaygıyla bakmaktadır. Gençlerin yaşadığı ekonomik sorunlar, işsizlik, eğitimde fırsat eşitsizliği ve sosyal imkânların yetersizliği, gelecek kaygısını her geçen gün daha da artırmaktadır. Özellikle üniversite mezunu gençlerin bile iş bulmakta zorlanması, gençlerde “Ne kadar çalışırsam çalışayım istediğim hayatı kuramayacağım” düşüncesinin oluşmasına neden olmaktadır.

Bugün birçok genç eğitimini tamamladıktan sonra kendi ayakları üzerinde durmak, ailesine destek olmak ve hayallerini gerçekleştirmek istemektedir. Fakat artan yaşam maliyetleri, iş alanlarının sınırlı olması ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle gençler kendilerini güvende hissetmemektedir. Bu durum yalnızca maddi sorunlara değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal sorunlara da yol açmaktadır. Umutsuzluk, özgüven kaybı, yalnızlaşma ve toplumsal hayattan uzaklaşma gibi durumlar gençler arasında giderek yaygınlaşmaktadır.

Özellikle gençlerin kendilerini geliştirebileceği sosyal, kültürel ve sanatsal alanların yetersiz olması da önemli bir sorundur. Birçok genç yeteneklerini gösterecek ortam bulamamakta, düşüncelerini ifade etmekte zorlanmakta ve zamanla hayattan beklentisini azaltmaktadır. Spor alanları, kültür merkezleri, gençlik projeleri ve sanat faaliyetleri gençlerin topluma bağlılığını artırırken; bu alanların eksikliği gençlerin kendilerini değersiz hissetmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle gençlerin yalnızca ekonomik açıdan değil, sosyal ve kültürel açıdan da desteklenmesi gerekmektedir.

Bunun yanında bazı ailelerin ekonomik zorluklar nedeniyle çocuklarına yeterli imkân sağlayamaması da gençlerin eğitim hayatını olumsuz etkileyebilmektedir. Gençler bir yandan eğitimlerini sürdürmeye çalışırken diğer yandan geleceklerini düşünmek zorunda kalmaktadır. Bazı gençler ise yaşadıkları şehirde yeterli fırsat göremediği için başka şehirlere göç etmeyi istemektedir. Bu durum zamanla hem gençlerin aidiyet duygusunu zayıflatmakta hem de toplumun geleceği açısından önemli bir sorun oluşturmaktadır.

Oysa gençler bir toplumun en büyük gücü ve umududur. Bir ülkenin gelişmesi, gençlerin kendilerini güvende hissetmesi ve geleceğe umutla bakabilmesiyle mümkündür. Diyarbakır’daki gençlerin geleceğe daha umutlu bakabilmesi için eğitim, istihdam, kültür, sanat ve sosyal yaşam alanlarında daha fazla yatırım yapılmalıdır. Gençlerin fikirlerine değer verilen, yeteneklerini geliştirebildikleri ve kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir ortam oluşturulmalıdır. Çünkü umut eden gençler üretir, gelişir ve toplumu ileriye taşır.

Gelecek kaygısı yalnızca gençlerin bireysel bir problemi değil, toplumun geleceğini doğrudan etkileyen önemli bir sosyal meseledir. Umudunu kaybeden bir gençlik, zamanla hayallerinden, üretmekten ve topluma katkı sunma isteğinden uzaklaşır. Oysa bir toplumun gelişmesi; düşünen, üreten, kendine güvenen ve geleceğe umutla bakabilen gençlerle mümkündür. Eğer gençler kendilerini değersiz, yalnız ve çaresiz hissederse bu durum sadece onların yaşamını değil, toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını da olumsuz etkiler. Bu nedenle gençlerin sesi duyulmalı, sorunları görmezden gelinmemeli ve onların ihtiyaçlarına yönelik kalıcı çözümler üretilmelidir.

Özellikle Diyarbakır gibi genç nüfusun yoğun olduğu şehirlerde eğitim, istihdam, kültür, sanat ve sosyal yaşam alanlarında daha fazla fırsat oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Gençlerin yalnızca iş bulabilmesi değil; kendilerini ifade edebilmesi, yeteneklerini geliştirebilmesi ve hayata dair umutlarını koruyabilmesi de desteklenmelidir. Çünkü bir gencin hayata tutunması, aslında toplumun geleceğe tutunması demektir. Gençlerin umut ettiği, kendini değerli hissettiği ve yarınlarına güvenle bakabildiği bir toplum daha güçlü, daha huzurlu ve daha adil olacaktır. Unutulmamalıdır ki gençlerini yalnız bırakan toplumlar geleceğini kaybeder; gençlerine sahip çıkan toplumlar ise geleceğini inşa eder.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arslan ÖZDEMİR Arşivi