Oktay Candemir

Oktay Candemir

Bunlarsız Türkiye Süreci

Bunlarsız Türkiye Süreci

Bu ülkeye son elli yılda faydasından çok zararı dokunan, memleketin enerjisini tüketen, toplumun sinir uçlarıyla oynayan siyasi partileri kendilerini feshetmeye ve Yoga Kursu açmaya davet ediyorum.

Onlar "Terörsüz Türkiye" diyor, ben de "Bunlarsız Türkiye" diyorum.

Mesela ben MHP'siz Türkiye istiyorum.

Yıllarca memleketin en önemli meselesinin bölücülük olduğunu anlattılar.

70'lerde "Komünizm tehdidi", ardından da bugüne kadar "Bölücülük tehdidi" diyerek kendilerini var ettiler.

Bunun üzerinden yıllarca siyaset yaptılar.

Şimdi Kürt meselesi gerçekten sulh yoluna girecekse, MHP'nin de işi bitmiş olacak?

Sonuçta komünizm tehdidi de tarihe karıştı.

MHP bundan sonra çevrecilik yapsın.

O kendi bileceği iş.

Ama ben MHP'siz Türkiye sürecinin başlamasından yanayım.

AKP'siz Türkiye'nin de vakti gelmedi mi?

Yıllarca başörtüsü yasağı dediler.

İmam hatipliler üniversiteye giremiyor dediler.

Ayasofya açılsın dediler.

Taksim Meydanı'na cami yapılsın dediler.

Geldiğimiz noktada Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi Türkiye'nin en prestijli okullarından biri olarak gösteriliyor.

Başörtüsü serbest.

Ayasofya ibadete açık.

Taksim Meydanı'na da cami yapıldı.

Kuruluş gerekçeleri olarak anlatılan maddelerin tamamına yakını gerçekleşmiş durumda.

Bu durumda genel merkezin kapısına şu yazının asılması gerekmiyor mu?

"Görev başarıyla tamamlanmıştır."

Bu yüzden AKP'siz Türkiye süreci de ivedilikle başlamalıdır. AKP artık organik tarımcılık yapmalıdır.


CHP'siz Türkiye...

Parti bu konuda yıllardır kendi içinde son derece disiplinli bir çalışma yürütüyor.

Kurultaylar, delegeler, mahkemeler, bitmeyen hesaplaşmalar...

Hatta insanın aklına şu soru geliyor:

Acaba Kılıçdaroğlu gerçekten CHP'yi kurtarmak için mi gönderildi, yoksa kapatmak için mi?

Bu gidişle CHP'siz Türkiye süreci parti içinde zaten başlamış gibi görünüyor.

Ve tabii Doğu Perinçek...

Türk siyasetinin kutup yıldızı.

Yarım asırdan uzun süredir bu ülkenin üzerinde metafizik bir siyasi kuvvet olarak dolaşıyor.

Hacmi ile etkisi arasında evrenin kurallarına aykırı bir ilişki var.

Yıllardır yüzde kaç oy aldığı tam bilinmeden ülkenin yönünü tayin eden mistik bir güç olarak aramızda yaşamaya devam ediyor.

Bu nedenle Perinçek'in artık kendisini de, partisini de, siyasi evrenini de feshetmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bugün itibarıyla "Perinçeksiz Türkiye" sürecini başlatıyorum. Perinçek artık Yoga Kursu açmalıdır.

Bir de siyasetin emektarları var:

DP, ANAP, DSP, DYP...

Bunlar artık siyasi partiden çok tarihî eser statüsüne geçmiş durumda.

Türkiye siyasetini adeta açık hava müzesine çevirdiler.

Böyle giderse Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından koruma altına alınabilirler.

Peki, bütün bunlar feshedilirse ne olur?

Belki ülkenin önü açılır.

Belki yeni beyinler ortaya çıkar.

Belki yeni kuşaklar ilk kez söz sahibi olur.

Yetmiş yıldır aynı tartışmaları farklı isimlerle yapıp duruyoruz.

Bu nedenle burada adı geçen bütün partilerden bir ricam var:

Madem fesih dönemi başladı, buyurun kongrelerinizi toplayın.

Kendinizi feshedin.

Memlekete de biraz nefes alacak alanlar açılsın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Oktay Candemir Arşivi