Adnan Ateş

Adnan Ateş

Kiralık sosyal konut Diyarbakır’ın da hakkı

Kiralık sosyal konut Diyarbakır’ın da hakkı

Hükümet, TOKİ aracılığıyla kiralık sosyal konut uygulamasını İstanbul’dan başlattı. Toplam 15 bin konutu kapsaması planlanan projenin ilk etabında 1.071 konut, piyasa değerinin altında kiraya verilecek.

Bu, geç kalmış fakat doğru bir adımdır. Ancak barınma krizi yalnızca İstanbul’un sorunu değildir. Gelir seviyesinin daha düşük olduğu Diyarbakır’da kiraların hane bütçesi üzerindeki yükü giderek ağırlaşıyor.

Bir maaşın büyük bölümü kiraya gidiyor

Emlakjet’in 16 Eylül 2026 tarihli verilerine göre Diyarbakır’da ortalama kiralık daire ilanı ‘22 bin 667 TL’ seviyesinde. Hepsiemlak ise ortalama kira bedelini ‘17 bin 700 TL’ olarak gösteriyor.

İlan verileri kesinleşmiş kira sözleşmelerini göstermese de piyasanın genel yönünü ortaya koyuyor. 2026’da net asgari ücretin 28 bin 75 TL olduğu dikkate alındığında, Diyarbakır’daki ortalama kira tek bir asgari ücretin yaklaşık yüzde 63 ila yüzde 81’ini götürüyor.

Üstelik bu hesaba gıda, ulaşım, elektrik, doğal gaz, su ve eğitim giderleri dâhil değil.

Dolayısıyla mesele, Diyarbakır’daki kiraların İstanbul’dan daha düşük olması değildir. Asıl ölçü, ‘kiranın gelire oranıdır’. İstanbul’da 35 bin liralık kira nasıl ağırsa, gelir imkânlarının daha sınırlı olduğu Diyarbakır’da 20 bin liralık kira da aynı ölçüde ağır olabilir.

Satılık sosyal konut ile kiralık sosyal konut aynı değil

500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında Diyarbakır’a ‘12 bin 165 konut’ ayrıldı. TOKİ’nin resmî verilerine göre bu konutların 10 bini Bağlar ve Kayapınar’da; kalan bölümü ise Bismil, Çüngüş, Çermik, Çınar, Dicle, Eğil, Hani, Hazro, Kulp, Lice ve Silvan’da yapılacak. Hak sahipliği kuraları 19 Şubat 2026’da gerçekleştirildi.

Ancak bu konutlar ‘kiralık değil, satılık sosyal konuttur’.

Satılık sosyal konutta vatandaş peşinat öder, sözleşme imzalar ve uzun yıllar taksit ödeyerek konut sahibi olur. Kiralık sosyal konutta ise mülkiyet kamuda kalır; konut, belirli gelir gruplarına piyasanın altında kiralanır.

Asgari ücretle çalışan, düzensiz geliri bulunan veya peşinat biriktiremeyen bir aile, TOKİ kurasında hak kazansa bile ödeme koşullarını karşılayamayabilir. Bu ailenin ihtiyacı satılık konut değil, gelirine uygun kiralık konuttur.

Bu nedenle “Diyarbakır’a zaten 12 bin 165 sosyal konut verildi” demek yeterli değildir. Satılık konut mülkiyet edinmeye, kiralık sosyal konut ise doğrudan barınma sorununa çözüm üretir.

Diyarbakır neden kapsama alınmalı?

Yaklaşık 1 milyon 852 bin nüfusa sahip Diyarbakır, yalnızca kendi sakinlerinin yaşadığı kapalı bir şehir değildir. Bölge illerinden eğitim, sağlık, ticaret ve çalışma amacıyla gelen insanlara da hizmet veriyor.

Üniversite öğrencileri, öğretmenler, sağlık çalışanları, memurlar, düşük ücretli özel sektör çalışanları ve ilçelerden merkeze taşınan aileler kiralık konut talebini artırıyor. Talebin özellikle Kayapınar, Bağlar, Yenişehir ve Sur’da yoğunlaşması fiyatları yukarı çekiyor.

Kiralık sosyal konut uygulaması aynı zamanda eski ve riskli yapılarda yaşayan düşük gelirli ailelerin daha güvenli konutlara taşınmasını sağlayabilir. Yeterli sayıda kamu konutu oluşturulması, özel kira piyasasında da sınırlı fakat dengeleyici bir etki yaratabilir.

Diyarbakır için birkaç yüz konutluk sembolik bir proje yerine, birkaç bin konutu kapsayan aşamalı bir program hazırlanmalıdır. Konutlar satılmamalı; kamunun mülkiyetinde kalıcı bir kiralık konut stoku oluşturulmalıdır.

Evlilik değil, ihtiyaç ölçülmeli

İstanbul’daki projede 65 yaş altındaki başvuru sahipleri için evlilik şartı aranıyor. Uygulama Diyarbakır’a genişletilirse bu şart tekrarlanmamalıdır.

Barınma ihtiyacı medeni duruma göre belirlenmemeli. Çocuklu ailelere ayrı kontenjan tanınabilir; ancak yalnız yaşayan çalışanlar, boşanmış kişiler, eşini kaybedenler ve bekâr gençler sistemin dışında bırakılmamalıdır.

Hak sahipliği; evlilik cüzdanına değil, gelir düzeyine, kira yüküne, konutsuzluğa, engellilik durumuna ve sağlıksız yapıda yaşama koşullarına göre belirlenmelidir.

Diyarbakır satılık sosyal konut programında yer alıyor; fakat kiralık sosyal konut uygulamasının dışında bulunuyor. Oysa kentte ortalama kira, tek bir asgari ücretin büyük bölümünü tüketiyor.

İstanbul’da başlayan model pilot uygulamaysa, Diyarbakır genişleme programına alınacak ilk şehirlerden biri olmalıdır. Çünkü Diyarbakır’ın yalnız satılık TOKİ konutlarına değil, ‘kamunun elinde kalacak, uygun fiyatlı ve sürekli bir kiralık sosyal konut sistemine’ de ihtiyacı vardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Adnan Ateş Arşivi