İlk iki umut, mental duvara çarpınca…
Bazen bir puan tabelaya yazılır; ama iki puan soyunma odasında bırakılır. Amedspor’un Ankara deplasmanındaKeçiörengücü karşısında aldığı 2-2’lik beraberlik tam olarak böyle bir maçtı. Kağıt üzerinde bir puan. Zirve yolunda ise ağır bir kayıp.
Amed Sportif Faaliyetler, Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında Ankara Keçiörengücü ile berabere kaldı. İki kez öne geçen bir takımın, deplasmandan galibiyetle dönememesi artık tesadüf değil. Bu bir oyun tercihi. Daha doğrusu bir zihniyet sorunu.
Maça hızlı başlayan ev sahibiydi. Tecrübesini konuşturan MameDiouf savunma arkasına yaptığı koşuyla Keçiörengücü’nü öne geçirdi. Ancak Amedspor bu gole doğru reaksiyon verdi. Orta sahada topa daha fazla sahip oldu, kanatları etkili kullandı. Fizik gücüyle fark yaratan MbayeDiagne skoru eşitledi. Ardından gelen golle soyunma odasına 2-1 üstün girildi. İlk 10 dakikadaki panik görüntü yerini cesur ve özgüvenli bir oyuna bırakmıştı.
Sorun ikinci yarıda başladı.
Amedspor yine bildiğimiz hikâyeyi yazdı. Öne geçtiği anda refleks olarak geri çekilen, topu rakibe bırakan, orta saha presini düşüren bir takım görüntüsü… Skoru koruma içgüdüsü, oyunu rakibe teslim etme alışkanlığına dönüştü. İkinci toplar Keçiörengücü’nde kaldı. Baskı arttı. Ve sahneye yine Diouf çıktı; asistini yaptı, golü ise OdiseRoshi attı.
Bu tablo artık şaşırtmıyor.
Amedspor’un son haftalardaki ortak problemi çok net: Öne geçtikten sonra oyunu tutamamak. Bu yalnızca fiziksel bir düşüş değil; mental bir eşik meselesi. Şampiyonluğa oynayan takımlar deplasmanda skoru yönetmeyi bilir. Savunma hattını bilinçli geri çekmekle paniğe kapılıp gömülmek arasında büyük fark vardır. Amedspor ikinciyi yapıyor.
Hücumda Diagne yine görevini yaptı. Ancak ikinci yarı yalnız kaldı. Orta saha hattı ilk yarıdaki tempoyu sürdüremedi. Pas bağlantıları koptu. Savunmada yapılan basit hatalar baskıyı daha da artırdı. Özellikle geriden oyun kurulumunda yapılan yanlış tercihler, takımın ritmini bozdu.
Teknik heyet cephesinde ise soru işaretleri büyüyor. Mesut Bakkal göreve geldiğinden bu yana oyunda belirgin bir gelişim gözlenmiyor. Oyuncu değişikliklerinin zamanlaması, tercih edilen ilk 11 ve ikinci yarıdaki oyun kurgusu tartışmalı. 2-1 öndeyken tempoyu düşüren oyunculara müdahale edilmemesi, beraberlik golünden sonra hamle gelmesi, planlamada gecikmeye işaret ediyor.
Burada mesele kişisel değil. Mesele sistem.
Amedspor şu anda lig üçüncüsü ve zirvenin gerisinde. Rakipler hata yapmazken sizin öne geçtiğiniz maçları kazanamamanız affedilmez bir lükstür. Bu lig yalnızca skorla değil, zihinsel dirayetle kazanılır. “İyi oynadık ama…” cümlesi sezon sonunda kimseyi teselli etmez.
Önümüzde Serikspor maçı var. İç sahada puan kaybı artık kabul edilemez. Deplasmanda en az dört galibiyet şart. Bu saatten sonra mesele sadece taktik değil; istikrar, cesaret ve mental dayanıklılık.
Henüz hiçbir şey bitmiş değil. Ama mucizelere güvenerek şampiyonluk gelmez.
Sahada korku varsa, tribünde umut azalır.
Ve unutulmamalı: Şampiyonluk, öne geçtiğinde geri çekilenlerin değil; oyunu domine etmeye devam edenlerin olur.
Edibese…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.