Pîran'ın doğasına sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır
Yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir bir gelecek açısından önemli bir gerekliliktir.
Güneş enerjisi de çevre dostu enerji kaynakları arasında önemli bir yere sahiptir.
Ancak hiçbir enerji yatırımı doğayı, verimli tarım arazilerini mera alanlarını su kaynaklarını ve halkın yaşam alanlarını göz ardı ederek hayata geçirilmemelidir.
Gerçek kalkınma yalnızca enerji üretmekle değil doğayı koruyarak halkın yaşam hakkını gözeterek ve kamu yararını esas alarak mümkündür.
İşte bu nedenle Pîran'ın doğasına sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır.
Bugün Amed'in Pîran (Dicle) ilçesine bağlı Yeşilsırt Köyü, Taşağıl Köyü, Bağlarbaşı Mahallesi ile Dicle'nin üst kesimlerinde hayata geçirilmesi planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi, yalnızca bir enerji yatırımı olarak değerlendirilmemelidir.
Bu proje verimli tarım arazilerini mera alanlarını su kaynaklarını ormanlık bölgeleri ve doğal yaşamı doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir.
Bu nedenle konu yalnızca enerji üretimi değil aynı zamanda Pîran ilçemizin geleceği üretimi ekolojik dengesi ve halkın yaşam hakkıdır.
Amed'in önemli kırsal üretim merkezlerinden biri olan Pîran ilçemiz sahip olduğu verimli tarım arazileri geniş mera alanları zengin su kaynakları ormanları ve biyolojik çeşitliliğiyle yalnızca ilçemizin değil, Amed'in en önemli doğal yaşam alanlarından biridir.
Bu topraklar yüzyıllardır tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan halkımızın emeğini kültürünü ve yaşamını temsil etmektedir.
Dolayısıyla bu coğrafya yalnızca bugünün değil gelecek kuşakların da ortak mirasıdır.
Pîran ilçemizde planlanan GES projesine yönelik kaygılar her geçen gün artmaktadır.
Çünkü halkımızın en büyük endişesi projenin doğaya ve yaşam alanlarına vereceği olası zararlardır.
Geniş alanlara kurulacak enerji sahalarının verimli tarım arazilerini kullanım dışı bırakması, mera alanlarını daraltması doğal yaşam alanlarını parçalayarak biyolojik çeşitliliğe zarar vermesi ciddi riskler taşımaktadır.
Bunun yanında yürütülecek altyapı çalışmaları da bölgenin doğal dokusunu olumsuz etkileyebilecektir.
Tarım ve hayvancılık, Pîran ilçemizin ekonomik ve sosyal yaşamının temelini oluşturmaktadır.
Mera alanlarının zarar görmesi hayvancılığı tarım arazilerinin kaybedilmesi ise üretimi ve kırsal yaşamı doğrudan etkileyecektir.
Doğaya verilecek her zarar yalnızca çevreyi değil halkın geçim kaynaklarını bölgenin ekonomisini ve gelecek kuşakların yaşam hakkını da tehdit edecektir.
Hiç kuşkusuz ülkemizin enerjiye ihtiyacı vardır.
Ancak enerji yatırımları planlanırken kamu yararı, doğanın korunması ve halkın yaşam hakkı her türlü ekonomik çıkarın önünde tutulmalıdır. Eğer birkaç yatırımcı ekonomik kazanç elde ederken bunun bedelini Pîran halkı ödüyorsa verimli topraklar zarar görüyor meralar yok oluyor, su kaynakları risk altına giriyor ve köylünün geçim kaynakları olumsuz etkileniyorsa, bu durumun yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır.
Bu nedenle Amed'in Pîran ilçesinde planlanan GES projesi yalnızca yerel bir yatırım değil, Amed'in doğal mirasını da yakından ilgilendiren bir projedir. Pîran'ın doğasında meydana gelecek her tahribat yalnızca ilçe sınırlarını değil
Amed'in ekolojik dengesini, doğal zenginliklerini ve kırsal üretimini de etkileyecektir.
Bu nedenle konu yalnızca belirli mahallelerin değil bütün Amed'in ortak meselesidir.
Kalkınma; doğayı tahrip ederek değil, doğayla uyum içinde gerçekleştiğinde anlam taşır.
Bir kez yok edilen ormanlar meralar ve doğal yaşam alanlarını geri kazanmak çoğu zaman mümkün değildir.
Bugün alınacak yanlış kararların bedelini yalnızca bugünün insanları değil, yarının çocukları da ödeyecektir.
Bu nedenle Pîran ilçemizde planlanan tüm projelerde şeffaflık esas alınmalı çevresel etkiler bilimsel ve bağımsız raporlarla değerlendirilmeli halkın görüşleri dikkate alınmalı ve yerel toplumun iradesi karar süreçlerinin merkezinde yer almalıdır.
Halkın katılımı olmadan alınacak kararlar hem toplumsal huzuru zedeleyecek hem de doğa üzerinde telafisi güç sonuçlar doğuracaktır.
Bu süreçte yalnızca bölge halkının değil başta DEM Parti Amed İl Örgütü olmak üzere demokratik kitle örgütlerinin sivil toplum kuruluşlarının sendikaların meslek odalarının ekoloji hareketlerinin, bilim insanlarının ve doğaya duyarlı herkesin ortak dayanışması büyük önem taşımaktadır. Çünkü doğayı korumak yalnızca Pîran halkının değil, bütün toplumun ortak sorumluluğudur.
Amed'in Pîran ilçemizin doğasına, suyuna, toprağına, meralarına ve yaşam alanlarına sahip çıkmak yalnızca bugün yaşayanların değil gelecek kuşakların hakkını savunmaktır. Pîran'ın doğası üretimi, kültürü tarihi ve yaşamıyla gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır.
Doğa ve yaşam her türlü ekonomik çıkarın üzerinde tutulmalıdır.
Çünkü Pîran'ın doğasına sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.