Arslan ÖZDEMİR

Arslan ÖZDEMİR

Tarihimizle övünüyoruz, peki tarihimize sahip çıkıyor muyuz?

Tarihimizle övünüyoruz, peki tarihimize sahip çıkıyor muyuz?

“Tarihi miras, geçmişten bize kalan bir emanet değil; geleceğe bırakmak zorunda olduğumuz bir sorumluluktur.”

Diyarbakır’da UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hevsel Bahçeleri ve Dicle Nehri kıyıları, yalnızca bir piknik alanı ya da günlük yaşamın sıradan bir parçası değildir. Buralar binlerce yıllık tarihin, kültürün, doğanın ve yaşamın izlerini taşıyan eşsiz bir mirastır.

Ancak bugün Hevsel ’de çevreye atılan çöpler, yakılan ateşler ve doğaya verilen zarar hepimizi düşündürmeli. Aynı duyarsızlığı Diyarbakır Surları ’nın çevresinde ve tarihi dokusunda da görmek, “Biz tarihimize sahip çıkıyoruz” sözünü sorgulamamıza neden oluyor.

Hani biz tarihimize saygılıydık?
Hani tarihimizle övünüyorduk?
Hani bu toprakların geçmişi bizim için değerliydi?

Tarihimize sahip çıkmak, yalnızca surların önünde fotoğraf çektirmek, Hevsel ’in güzelliğini anlatmak veya geçmişimizle gurur duymak değildir. Asıl mesele, o mirası korumak, temiz tutmak ve gelecek kuşaklara olduğu gibi aktarabilmektir.

Bir tarihi eserin üzerine yazı yazmak, çevresine çöp atmak, doğal alanlarda ateş yakmak ya da tarihi dokunun tahrip edilmesine sessiz kalmak; aslında kendi tarihimize ve kendi kimliğimize karşı sorumsuz davranmaktır.

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde olmak büyük bir değer ve aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Peki, biz bu sorumluluğun farkında mıyız?

UNESCO bizi listeden çıkardıktan sonra mı uyanacağız?

Hevsel’i kaybettikten, Dicle’nin kıyılarını kirlettikten, surlarımızı yıprattıktan sonra mı “Keşke” diyeceğiz?

Artık bu konuda hepimizin bir bilinç geliştirmesi gerekiyor.

Belediyeler, kurumlar, sivil toplum örgütleri, eğitimciler ve en önemlisi Diyarbakır halkı birlikte hareket etmelidir. Çocuklarımıza ve gençlerimize yalnızca Diyarbakır’ın tarihini anlatmak yetmez; o tarihe nasıl sahip çıkacaklarını da öğretmeliyiz.

Çünkü tarih, sadece kitaplarda okunmaz.
Tarih; surlarda, taşlarda, bahçelerde, nehirlerde ve yaşadığımız şehirde nefes alır.

Bugün korumadığımız her değer, yarın çocuklarımızın bizden hesap soracağı bir kayba dönüşebilir.

Diyarbakır’ın tarihi bizim övünç kaynağımızsa, onu korumak da bizim görevimizdir.

Övünmek kolaydır.
Sahip çıkmak emek ister.
Tarihi anlatmak kolaydır.
Tarihi korumak sorumluluk ister.

Artık sözden eyleme geçme zamanıdır.

Hevsel’e sahip çıkalım.
Dicle’ye sahip çıkalım.
Surlarımıza sahip çıkalım.
Diyarbakır’ın tarihine ve geleceğine sahip çıkalım.

Çünkü bizden önce yaşayanların bize bıraktığı bu miras, aslında bizden sonrakilerin hakkıdır.

“Geçmişimize sahip çıkmıyorsak, geleceğimizle övünmeye de hakkımız yoktur.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arslan ÖZDEMİR Arşivi