Enver Yılmaz
Depremzedelerin yeni evi, eski sorunları
6 Şubat depremleri, binlerce insanımızı evsiz bıraktı. Devlet, onlara "yeni bir yaşam" vaat etti ve Diyarbakır'ın Bağlar ilçesindeki Oğlaklı TOKİ konutlarını hızla inşa etti. Depremzedeler umutla bu evlere taşındı. Ancak iki yıl geçti ve o umut, yerini eski sorunlara bıraktı.
TOKİ sakinleri bugün sadece dört duvarı olan binalarda yaşıyor, ama bir evin gerektirdiği hizmetlerden mahrumlar. Bir yıldır güneş enerjisi sistemi çalışmıyor. Asansörler bozuk. Binaların altı pislik kokuyor, kanalizasyon sorunları sağlık riski yaratıyor.
Bir yıldır orada yaşayan depremzede bir kadın, "Koca bir yaz geçti, güneş enerjisinden hiç faydalanamadık" diyor. Bu sözler, sadece teknik bir arızayı değil, sistemin denetimsizliğini anlatıyor. Çünkü sorun, artık suyun akmaması ya da asansörün bozulması değil; geçici mazeretlerle durumu idare eden bir yönetim anlayışıdır.
Yaşanan sorunlara tepki gösteren TOKİ sakinleri, geçtiğimiz hafta yönetim binasına yürüdü. "Hizmet istiyoruz, aidat ödüyoruz ama karşılığını alamıyoruz" diye slogan attılar. Yüzlerce insan sesini duyurmaya çalıştı.
Site yönetimi ise olanları sadece not aldı. Oysa bir yönetimin asıl görevi, not almak değil, sorumluluk almaktır. Oğlaklı'daki durum artık bireysel şikâyet değil, toplumsal bir ihmaldir.
TOKİ, yıllardır "hızlı konut" modeliyle övünüyor. Ancak hız, kaliteyi; sayı, insanı hiçe saydığında işte böyle manzaralar ortaya çıkıyor. Devlet, bir binayı inşa etmekle görevini bitirmez; o binanın içindeki yaşamı da sürdürülebilir kılmakla yükümlüdür.
Bugün bir annenin, "Kendi temizliğimizi kendimiz yapıyoruz ama yine de kapıcı parası ödüyoruz" demesi, sadece küçük bir şikâyet değildir. Bu, kamusal hizmet anlayışının çöktüğünün somut göstergesidir. Artık kimse "sabredin" demesin. Çünkü sabır, devletin ihmallerini örten bir kelimeye dönüştü.
Oğlaklı'daki sorunların çözümü için:
Acil müdahale: Su, asansör ve temizlik sorunları hemen çözülmeli.
Tamamlanmamış altyapı: Elektrik, doğalgaz ve kanalizasyon gibi temel hizmetler eksiksiz sağlanmalı.
Denetim ve hesap verebilirlik: Bağımsız bir denetim yapılmalı, yönetim hesap vermeli.
İnsan odaklı yaklaşım: Halkın şikayetleri dinlenmeli ve kalıcı çözümler üretilmeli.
Diyarbakır'da insanlar yeni evlerinde eski sorunlarla yaşarken, biz hâlâ "evleri teslim ettik" demekle övünüyoruz. Oysa devlet, evi teslim etmekle değil, insanı yaşatmakla görevlidir.
Karakterin gerçek sınavı: Güç karşısında vefa
02 Temmuz 2026 Perşembe 08:24Taşın hafızası ve modern insan
29 Haziran 2026 Pazartesi 23:37Bireysel silahlanmanın sessiz kurbanları
25 Haziran 2026 Perşembe 23:41Bir evlat babasına nasıl silah doğrultur?
22 Haziran 2026 Pazartesi 19:30Yaz sıcağında toplu taşıma çilesi
18 Haziran 2026 Perşembe 20:59Surlardaki kuralsızlık tarihi dokuya zarar veriyor
15 Haziran 2026 Pazartesi 22:36Amedspor için artık asıl sınav başlıyor
11 Haziran 2026 Perşembe 20:33Mizah kılıflı ayrımcılık ve gücün dili
08 Haziran 2026 Pazartesi 14:41Amedspor ve sınırları aşan aidiyet
04 Haziran 2026 Perşembe 21:41Sur'un kaldırımları ve bir şehrin geleceği
01 Haziran 2026 Pazartesi 17:02
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.