Kadın bir coğrafya değildir
Rojava’da kuşatılan bir bölge değil; boyun eğmeyen kadın fikridir.
Sabahları insan bazen kahveyle uyanır.
Bazen de bir halkın kuşatılmışlığıyla.
Pencere kenarında duran bir kadının yüzüne bakıyorum. Elinde bir fincan. Gözlerinde uzak bir coğrafya. O coğrafya artık haritalarda değil; vicdanın içinde. Adı Rojava.
Modern dünyanın en büyük yalanı şu oldu: Acıyı uzakta sanmak. Oysa acı uzak olmaz. Sadece adres değiştirir. Bugün Rojava’dadır, yarın bir başka şehirde, ertesi gün insanın kendi evinde. Çünkü zulüm sınır kapılarında durdurulamaz; yalnızca geç fark edilir.
Rojava’ya bakınca yalnızca bir savaş görmüyorum. Bir halkın hayatta kalma ısrarını görüyorum. Ve o ısrarın en önünde kadınlar var. Silahla, sözle, bedenleriyle, inatlarıyla… Erkek egemen tarihin en sevmediği şeyle: Hatırlamakla.
Devletler unutmayı sever. Arşivlere gömer, başlık değiştirir, gündemi yeniler. Kadınlar ise unutmamayı. Çünkü onların belleği yalnız geçmişi değil, ihtimali de taşır. Rojava’da vurulan sadece bedenler değildir; birlikte yaşama ihtimalidir. Kadının politik özne olduğu bir hayat fikridir. Boyun eğmeyen bir gelecek tasavvurudur.
Bir kadının sessizce pencereye bakması bu yüzden masum bir an değildir. O bakış bastırılmış bir çığlıktır. “Görüyorum” demektir. “Unutmuyorum.” Ve belki en tehlikelisi: “Kabul etmiyorum.”
Rojava bugün yalnızca askeri olarak kuşatılmıyor. Bir kadın fikri kuşatılıyor. Kurban olmayı reddeden, yalnızca hayatta kalan değil, hayatı kuran kadın fikri. Devletlerin en çok korktuğu şey tam da budur. Çünkü kadın özgürleştiğinde yalnızca bir cinsiyet değil; bir düzen çözülür. İtaat üzerine kurulmuş siyaset, korku üzerine kurulmuş toplum, savaş üzerine kurulmuş tarih çatlamaya başlar. Rojava’da hedef alınan bir bölge değil; bu çatlağın kendisidir.
O yüzden orada vurulan şey yalnızca bedenler değildir. Kadının kamusal varlığıdır. Kadının silah tutan eli kadar çocuk okşayan elinin de, söz kuran dilinin de politik olabileceği fikridir. Yani gelecek.
Tarafsızlık çağrıları dolaşıyor ortalıkta. Soğukkanlı analizler, dengeli cümleler… Ama kadının hedef olduğu bir yerde tarafsızlık yoktur. Bir halk boğulurken ortada durmak, failin safında durmaktır.
Rojava bugün bir coğrafya değil. İnsanlığın vicdanına açılmış bir yaradır.
Ve o yara ya bizi uyandıracak ya da bizi de çürütecek.
Bazı kadınlar sabah kahvesini aynaya karşı içmez.
Tarihe karşı içer.
Tarih de en çok onları yazar.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.