Ömer Torlak

Ömer Torlak

Bir kareye sığan hayat mücadelesi

Bir kareye sığan hayat mücadelesi

Bazı fotoğraflar vardır yalnızca bir anı dondurmaz, bir toplumun vicdanını sarsar

Bazen tek bir kare sayfalarca raporun, uzun konuşmaların ve istatistiklerin anlatamadığını anlatır

Diyarbakır merkez Kayapınar İlçesi’nde çekilen bu fotoğraf da tam olarak böyledir. ‘Temiz bir Kayapınar için’ yazılı bir çöp konteynerinin içinde, ilerlemiş yaşına rağmen yaşamını sürdürebilmek için geri dönüşüm malzemeleri toplayan bir insan...

Bu kareye dikkatle bakıldığında görülen sadece yaşlı bir emekçi değildir; yoksulluk yalnızlık sosyal eşitsizlik ve toplumun vicdanına yöneltilmiş sessiz bir çığlıktır.

İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Bir insan neden ömrünün bu döneminde, gecenin karanlığında bir çöp konteynerinin içine girmek zorunda kalıyor?

1.webp

Bu sorunun cevabı yalnızca ekonomik krizle açıklanamaz

Çünkü burada yalnızca yoksulluk değil aynı zamanda görünmez bırakılmış insanlar, yalnızlık ve sosyal dışlanma da vardır.

Fotoğrafı daha da anlamlı kılan ise yaşanan kısa diyalogdur. Çevrede bulunanlar yaşlı adama yaklaşarak amca, ismin nedir? diye soruyor. Belki sadece adını öğrenmek istiyorlardı. Fakat yaşlı adamın verdiği cevap hepimizi derinden düşündürmesi gereken bir cevaptır:

Beni her zaman burada bulabilirsiniz.

Bu söz yalnızca bir cevap değildir; bir hayat hikayesidir

Bir insanın kendisini adıyla değil, bulunduğu çöp konteyneriyle tarif etmek zorunda kalması hepimiz için ağır bir toplumsal muhasebe nedenidir. Bu cümle yoksulluğun ve görünmeyen insanların sessiz çığlığıdır.

İşte tam da bu nedenle başta Kayapınar halkı olmak üzere bütün Amed halkı bu fotoğrafa sessiz kalmamalıdır. Çünkü bu kare yalnızca bir kişiyi değil bu kentte görünmeyen binlerce emekçiyi temsil etmektedir.

Ancak bu fotoğrafa bakarken aynı şehrin başka bir yüzünü de görüyoruz

Aynı saatlerde Kayapınar'ın geniş bulvarlarında lüks otomobilleriyle dolaşan insanlar da var

Şehrin en gözde kafelerinde saatlerce oturup kahvesini, çayını içen insanlar da var. Elbette herkes emeğiyle kazandığını dilediği gibi harcayabilir burada kimseyi yaşam tarzından dolayı yargılamak doğru değildir. Fakat aynı şehirde birkaç sokak ötede bir insanın çöp konteynerinin içinde ekmeğini araması üzerinde düşünülmesi gereken büyük bir toplumsal çelişkidir.

Bir tarafta bolluk ve tüketim...

Diğer tarafta açlık ve hayatta kalma mücadelesi...

Bir tarafta gecenin keyfini çıkaranlar...

Diğer tarafta gecenin karanlığında çöplerin içinde çalışan yaşlı bir emekçi...

İşte bu iki tablo aynı şehrin gerçeğidir.

Bu fotoğraf bize şu soruyu yöneltiyor

Biz gerçekten aynı şehirde mi yaşıyoruz?

Bir fincan kahve içerken, birkaç sokak ötede bir insanın çöplerin içinde ekmeğini aradığını biliyor muyuz?

Görüyor muyuz?

Yoksa görmemeyi mi tercih ediyoruz?

Bu tablo karşısında en büyük sorumluluklardan biri hiç kuşkusuz yerel yönetimlerindir Çünkü belediyeler yalnızca çöp toplamak yol yapmak kaldırım döşemek ve park inşa etmek için kurulmuş kurumlar değildir

Belediyeler aynı zamanda yaşadığı kentte açlığı yoksulluğu yalnızlığı ve sosyal dışlanmayı gören, bunlara çözüm üretmekle yükümlü kamu kurumlarıdır

Bir belediyenin başarısı yalnızca yaptığı beton yatırımlarıyla değil insanına ne kadar sahip çıktığıyla da ölçülür.

Kayapınar gibi büyük ve gelişen bir ilçede ileri yaşta bir insanın gecenin karanlığında çöp konteynerlerinin içine girerek yaşamını sürdürmeye çalışması, sosyal belediyecilik anlayışı açısından üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir durumdur

Elbette hiçbir belediye tek başına yoksulluğu ortadan kaldıramaz.

Ancak ihtiyaç sahibi yurttaşları tespit etmek, yalnız yaşayan yaşlılara ulaşmak, sosyal destek mekanizmalarını güçlendirmek ve insan onuruna yakışır çözümler üretmek yerel yönetimlerin temel sorumlulukları arasındadır.

Bu fotoğraf aynı zamanda şu soruları da gündeme getiriyor Mahallelerde yalnız yaşayan yaşlılar düzenli olarak tespit ediliyor mu?

Geçimini geri dönüşüm malzemeleri toplayarak sağlayan insanlar biliniyor mu? Bu insanların temel ihtiyaçlarına ulaşmaları için yeterli sosyal çalışmalar yürütülüyor mu? Sosyal belediyecilik insanların fotoğrafları sosyal medyada yayıldıktan sonra değil onlar görünmez hale gelmeden önce kapılarını çalabilmeyi gerektirir.

Elbette sorumluluk yalnızca yerel yönetimlerle sınırlı değildir Merkezi idarenin sosyal devlet anlayışını güçlendirmesi emeklilik ve sosyal yardım politikalarını geliştirmesi; sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının, sendikaların ve yardım kuruluşlarının da bu insanlara ulaşması büyük önem taşımaktadır.

Ancak toplum olarak bizlerin de sorumluluğu vardır. Çünkü vicdan, yalnızca kendi hayatımıza bakmak değil yanı başımızdaki insanın acısını da hissedebilmektir.

Eskiden mahalle kültürü vardı. Komşular birbirini tanır yaşlılar yalnız bırakılmaz ihtiyacı olanın kapısı sessizce çalınırdı
Bugün ise aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirlerini tanımıyor. Yoksulluk gözümüzün önünde yaşanıyor ama çoğu zaman onu ancak sosyal medyada yayılan bir fotoğraf sayesinde fark ediyoruz.

Fotoğraftaki yaşlı adam yalnız değildir

O, her gece sokaklarda çalışan geri dönüşüm malzemeleri toplayan, hiçbir sosyal güvencesi olmadan yaşam mücadelesi veren binlerce görünmeyen emekçinin sembolüdür.

Belki de fotoğrafın en acı tarafı konteynerin üzerinde yazan temiz bir Kayapınar için sözüdür.

Gerçekten temiz bir kent nedir?

Sadece çöpleri zamanında toplanan bir kent mi?

Yoksa hiçbir yaşlının, hiçbir emeklinin ve hiçbir yoksulun çöp konteynerlerinin içinde yaşam mücadelesi vermek zorunda kalmadığı bir kent mi?

Gerçek temizlik yalnızca sokaklarda değil, vicdanlarda başlar. Gerçek belediyecilik yalnızca fiziki hizmet üretmek değil, insan onurunu koruyan sosyal politikaları hayata geçirmektir Gerçek toplumsal gelişmişlik ise lüks kafelerin gösterişli caddelerin ya da pahalı otomobillerin sayısıyla değil en yoksul en yaşlı ve en çaresiz insanına ne kadar sahip çıkıldığıyla ölçülür.

Bugün bu fotoğraf Kayapınar'a, Amed'e ve hepimize sessiz ama çok güçlü bir çağrı yapmaktadır. O yaşlı adamın ‘beni her zaman burada bulabilirsiniz’ sözü, aslında yalnızca kendi hayatını değil, bu şehirde görünmeyen binlerce insanın ortak kaderini anlatmaktadır.

2.webp

Hiçbir insanın adresi bir çöp konteyneri olmamalıdır.

Eğer bir şehirde yaşlı bir insan ekmeğini çöplerin içinde arıyorsa, bu yalnızca onun kaderi değildir o şehrin yerel yönetimlerinin sosyal politikalarının dayanışma kültürünün ve hepimizin ortak vicdanının sınandığı bir tablodur.

Bugün verilmesi gereken cevap sadece üzülmek değildir. Bu fotoğraf başta yerel yönetimler olmak üzere tüm kurumlara ve topluma açık bir çağrıdır. İnsan onuruna yakışır bir yaşam için daha güçlü sosyal politikalar üretmek, ihtiyaç sahiplerini görünür kılmak ve hiçbir insanın beni her zaman burada bulabilirsiniz demek zorunda kalmayacağı bir Kayapınar ve bir Amed inşa etmek, hepimizin ortak sorumluluğudur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Torlak Arşivi