Amed’in yüreğinden Almanya’nın soğuk sessizliğine: Mürvet Cacım’ı hatırlamak
Bazı insanların ardından yazı yazmak zordur
Çünkü ne kadar kelime seçersek seçelim, kaybettiğimiz bir insanın bıraktığı boşluğu anlatmaya kelimeler yetmez Bazı acılar vardır; yıllar geçse de eksilmez
Zaman yalnızca takvim yapraklarını değiştirir, insanın yüreğinde kalan özlemi değil.
Mürvet arkadaşım…
Bugün seni anlatırken kalemimin ağırlaşmasının nedeni belki de budur.
Senin hayatın yalnızca bir insanın yaşam öyküsü değildi. Amed’in kadim sokaklarından Almanya’nın gurbet yollarına uzanan; memleket özlemi, dostluklar, şiirler, sohbetler ve hayatın insana bıraktığı acılarla örülmüş bir yolculuktu.
Amed’in Yüreğinde Bir Hayat
Amed senin için sıradan bir şehir değildi
O kadim kentin sokaklarında, seslerinde ve insanlarında kendinden bir parça taşıdın. Doğduğun topraklardan uzaklaşsan da geçmişinle bağını hiçbir zaman koparmadın.
Sen de Amed’i yüreğinde taşıdın.
Sonra hayat seni Almanya’ya götürdü
Gurbetin soğukluğu ve memleketten uzaklığın özlemi arasında yıllar geçti
Fakat geçmişinden hiç kopmadın
Amed’in sıcaklığını, dostlarını, anılarını ve o topraklara ait duyguları yanında taşıdın.
Çünkü insan uzaklarda yaşarken yalnızca bugününü değil, geçmişini de yanında taşır.
Bir Dostun Yokluğu
Mürvet, sen bizim için yalnızca bir arkadaş değildin
Sohbetin, gülüşün ve samimiyetinle hayatımızda özel bir yer edinmiştin.
Birlikte geçirilen zamanın değerini çoğu zaman ayrılıktan sonra anlıyoruz
Bir masada yapılan sohbet, paylaşılan bir kahkaha, birlikte dinlenen bir şiir ya da sessizce geçirilen bir an, yıllar sonra en kıymetli hatıralara dönüşüyor.
Bugün geriye baktığımızda, seninle yaşadığımız günlerin değerini daha iyi anlıyoruz.
Çünkü bir dost kaybedildiğinde dışarıdaki hayat devam eder Sokaklar yine aynı sokaklardır, insanlar yürümeye devam eder Fakat insanın kendi içindeki dünya değişir; yüreğe bir eksiklik yerleşir.
13 Eylül 2022
13 Eylül 2022…
Bu tarih bizim hafızamızda Mürvet’in adıyla birlikte yaşayacak.
O gün bir dostun sesi aramızdan çekildi, bir hayat yolculuğu sona erdi
Aradan yıllar geçse de senin yokluğun bizim için sıradanlaşmadı.
Çünkü bazı kayıplara insan alışmaz; yalnızca o kayıpla yaşamayı öğrenir.

Her 13 Eylül geldiğinde seni yeniden hatırlıyoruz
Ama sen bizim için yalnızca bir ölüm yıldönümünde anılan biri değilsin
Eski sohbetlerde, şiirlerde ve geçmişten kalan anılarda yaşamaya devam ediyorsun.
Bazen Amed’in adı, bazen bir söz, bazen de senin sesinden duyduğumuz bir şiir seni yeniden hatırlatıyor.
Şiirlerde Kalan Sesin
Senin okuduğun şiirlerin hafızamızda ayrı bir yeri var. Bir zamanlar senin sesinden dinlediğimiz şiirler, bugün bize yalnızca şiiri değil, seni de hatırlatıyor
O şiirleri duyduğumuzda sanki yıllar bir anlığına ortadan kalkıyor; sesin yeniden kulaklarımızda yankılanıyor.
Kendi kaleminden yazdığın Kürtçe şiirde ise yaralı bir kalbin, özlemin ve unutamamanın ağırlığını hissediyoruz:
Bes e, dilê min birîndar e,
Tu li seranserê dinyayê geriyayî
Ez bi vî dilî nikarim bisekinin,
Çawa ez wê êşê ji bîr bikim?
Bu sözlerde yalnızca bir şiirin değil, derin bir özlemin ve içten gelen bir acının sesi var. Mürvet’in dünyasından bize kalan bu sözler, onun duygularını anlamamıza ve onu daha yakından hatırlamamıza vesile oluyor.
Şiir bazen insanın söyleyemediği sözleri söyler. Senin şiirin de bugün aramızda olmayan sesinin bir yankısı gibi.
Amed’in Özlemi, Gurbetin Sessizliği
Amed’in adı geçtiğinde yalnızca bir şehir gelmez insanın aklına Bir geçmiş, dostlar, sokaklar, hatıralar ve artık aramızda olmayan insanlar gelir.
Mürvet, sen de Amed’in bizim için taşıdığı büyük hafızanın bir parçasısın.
Almanya’nın soğuk bir gününde insanın aklına Amed’in sıcak bir sokağı düşebilir
Bir şiir duyulur, yıllar öncesine gidilir; bir dostun adı anılır ve geçmiş yeniden kapıyı çalar.
Senin hayatın da Amed’den gurbete uzanan böyle bir yolculuktu
Mesafeler ne kadar uzak olursa olsun, memleket yüreğinden hiç çıkmadı.
Keşke…
İnsan ölüm karşısında en çok söyleyemediği sözlere üzülüyor.
Keşke biraz daha zamanımız olsaydı. Keşke bir kez daha görüşebilseydik, uzun uzun konuşabilseydik
Bir kez daha senin okuduğun bir şiiri dinleyebilseydik.
Fakat hayat bazı cümleleri yarım bırakıyor.
Ölüm, “sonra konuşuruz” dediğimiz bazı insanların artık hiç dönmeyeceğini öğretiyor. Geride kalanlara ise hatırlamak düşüyor.
Belki de ölümün karşısında elimizde kalan en güçlü şey hafızadır
Çünkü hatırladığımız sürece kaybettiğimiz insanlar bütünüyle uzaklaşmazlar.
Hatıran Bizimle
Bir insanın hayatı ölümle sona erebilir; fakat bıraktığı izler ölümle yok olmaz.
Mürvet’in ardından kalan; dostluk, şiir, ses, sohbet ve hatıralardır.
Belki yıllar sonra birileri
“Mürvet kimdi?” diye soracak
Biz de onun güzel yüreğinden, dostluğundan, sohbetlerinden, Amed’den Almanya’ya uzanan hayatından ve şiirlerinden söz edeceğiz.
Çünkü bir insanı yaşatmanın en güzel yollarından biri onu unutmamaktır.
Mürvet arkadaş…
Gidişinin üzerinden yıllar geçti. Ama bazı insanlar için zaman yalnızca takvim yapraklarını değiştirir; özlemi değiştirmez.
Sen gittin; şiirlerin, sesin, sözlerin ve dostluğun kaldı Güzel yüreğinin bıraktığı iz ise hafızamızda yaşamaya devam ediyor.
13 Eylül 2022’den bu yana seni özlemle anıyoruz.
Mekânın huzur olsun,
Mürvet arkadaş.
Amed’in yüreğinden Almanya’nın soğuk sessizliğine uzanan hayat yolculuğun sona ermiş olabilir; fakat hatıran bizim hafızamızda yaşamaya devam ediyor.
Geriye özlem kalıyor.
Bir de seni unutmayacağımıza dair verdiğimiz sessiz söz…
Hatıran daima bizimle, yüreği güzel insan Mürvet.
Seni unutmayacağız.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.