Sarıgül'ün Donu, Fatma Betül’ün Fonu

Aziz ve muhterem yurttaşlarım…

Devlet Bahçeli açıkladı: Müjdeler olsun! 100 il, 1000 ilçe!

İdari tabelalarla kalkınabileceğimizi sanan bir ülke olduğumuzdan, siyasilerin bu vaatleri her seçim gündeme geliyor.

Ekonomide yaprak kımıldamasın, yeter ki valilik ve kaymakamlık binası dikilmedik toprak kalmasın!

Bizim memlekette artık sorunların çözümü de çok kolay. İşsizlik varsa il yapıyoruz, yoksulluk varsa ilçe yapıyoruz, köyü de mahalle yapıyoruz, tamamdır...

Bir tek halkın cebindeki para değişmiyor. O da her gün biraz daha küçülüyor.

Memlekette öyle bir düzen kuruldu ki, artık insanın başına ne geleceği belli değil. Bir bakmışsın don gitmiş, bir bakmışsın fon gitmiş. Geriye sadece devletin şefkatli eli kalmış. O da zaten cebimizde ne varsa alıp götürüyor.

Bu memlekette artık hiçbir şeyin garantisi yok. Ne donun, ne fonun, ne de yarının… Yalnızca yoksulluğun garantisi var. O da zaten devlet güvencesinde!

Memleketin gündemi de çamaşır makinesi gibi: Durmadan dönüyor ama ortada temizlenen bir şey yok, gittikçe kirleniyor her şey.

Soyulduk ey halkım, bunu unutma…

Türkiye, Fatma Betül Sayan Kaya ve Mustafa Sarıgül skandallarıyla sarsıldı ama yine yıkılmadı!

Biri donumuza kadar, biri fonumuza kadar bizi soymuş!

Mesela Mustafa Sarıgül meselesi…

Elbette soruşturmanın hukuki boyutu, iddiaların doğruluğu ve insanların masumiyet karinesi ayrı mesele. Ama Türkiye'de artık bir dosyanın içeriğinden önce magazin değeri ölçülüyor.

Bu ülkede bir skandalı örtbas etmek istiyorsan, onu magazinleştireceksin. Yılların taktiğidir bu.

Sarıgül'ün meselesi memleketin gündemine bomba gibi düştü. Zaten siyasetçilerimiz uzun zamandır gündem değiştirmek için ellerinden geleni yapıyordu. Bu kez gündem değiştirmekle kalmadılar, gündemi belaltına kadar taşıdılar.

Türkiye'de gündem öyle hızlı değişiyor ki, Sarıgül'ün don skandalından Fatma Betül’ün fon skandalına geçiyoruz.

Fatma Betül Sayan Kaya, tutuklanmasının ardından bu kez gözlüğüyle gündeme geldi. İddiaya göre Miu Miu marka gözlüğün fiyatı yaklaşık 500 dolar. Yani gözlüğün Türk lirası karşılığı, bir emekçinin aylık asgari ücretine yakın.

Betül Sayan gözyaşlarıyla cezaevine girerken, Şamil Tayyar-e cephesinde “O... tayyare, selam söyle o yâre” havasında kutlamalar var.

Ey kârî… Bizim memlekette gündem değişir, siyaset değişmez sanıyorduk. Meğer okyanusun öte yanında da işler karışıyormuş!

ABD'de 3 Kasım'da yapılan Kongre ara seçimlerinde, resmî olmayan sonuçlara göre Demokratların Temsilciler Meclisi'nde ve Senato'da çoğunluğu ele geçirmesi, Ankara'da herkesin siyasi hesaplarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu.

3 Kasım'ın Türkiye açısından başka bir anlamı daha var. AK Parti'nin iktidar yolunu açan seçim zaferini kazandığı tarih de 3 Kasım.

Darısı başına diyelim.

İktidarların sonsuza kadar iktidarda kalamayacağını hatırlamak için bazen okyanusun öte tarafından gelen bir seçim sonucu bir işaret sayılabilir.

ABD'de yapılan ara seçimleri “ABD emperyalizminin sonu yaklaşıyor, Putin ABD'yi bitirdi.” diye yorumlayan eski tüfek solcularımız var

Emperyalizme karşı mücadele ediyoruz diye diye başka bir emperyalizmin gölgesine sığınanlar, Putin'in Ukrayna ve Suriye'ye yönelik müdahalelerine gelince nedense sessizleşebiliyor!

Emperyalizm, Washington'dan çıkınca kötü, Moskova'dan çıkınca iyi olmaz.

Dünyanın Putin antiemperyalistleri, birleşin! dersek yeridir.

Bütün bu Manzara-i Umumiye'nin ortasında Sabahattin Ali'nin dizeleri geliyor aklıma. Bugüne uyarlayarak söyleyelim:

“Dertlerin kalkınca şaha, bir sitem yolla Allah'a. Görecek kötü günler var daha. Aldırma gönül aldırma!”

Güzel diyorsun da üstadım, aldırmadan olmuyor işte!

Herkesin bir derdi, herkesin bir hesabı var

Türkiye bir ülke olmaktan çıkıp bir televizyon kanalına dönüştü. Özellikle yağışlı geçen bugünlerde hava durumunu mutlaka izleyin.

Bir bakmışsınız: Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden şöyle bir son dakika uyarısı gelmiştir: Yurdun genelinde yoğun gündem beklenirken, bazı bölgelerde yoğun don hadisesi görülebilir. Fon skandalının yer yer etkisini artıracağı tahmin ediliyor. Yurttaşların tüm bunlara karşı tedbirli olması önemle duyurulur!

Reklamlardan sonra yine aynı memleket meselelerini konuşmaya devam edeceğiz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Oktay Candemir Arşivi