Amed üzüm festivali artık hayata geçirilmeli!

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne ve bütün ilçe belediyelerine açık çağrımızdır!

Bir kentin kimliği yalnızca tarihi yapılarıyla, yollarıyla ve ekonomik yatırımlarıyla şekillenmez.
O kentin asıl kimliği toprağında, üretiminde, dilinde, kültüründe ve halkının ortak hafızasında yaşar.
Amed, binlerce yıllık tarihi, köklü tarım kültürü ve üzüm yetiştiriciliği geleneğiyle bu değerleri taşıyan kadim bir coğrafyadır.

Ancak bugün Diyarbakır'ın birçok ilçesinde üzüm bağları azalmakta, üreticiler ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalmakta ve genç kuşaklar tarımdan uzaklaşmaktadır.
Bu durum yalnızca ekonomik bir kayıp değildir.

Aynı zamanda geçmişten geleceğe aktarılan bir üretim kültürünün ve toplumsal hafızanın zayıflamasıdır.

Bu nedenle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, bütün ilçe belediyelerinin katılımıyla her yıl geleneksel olarak Amed Üzüm Festivali düzenlenmelidir.

Üzüm bağlarının görünmeyen kahramanları: Kadınlar

Üzüm bağlarının hikâyesi anlatılırken kadınların emeği asla göz ardı edilmemelidir.

Çünkü bu üretim geleneğinin en büyük emekçilerinden biri kadınlardır.

Üzüm bağlarında çalışan, üzüm toplayan, ayıklayan, kurutan, pekmez ve pestil hazırlayan kadınlar, yıllardır bu kültürün yaşatılmasında belirleyici bir rol üstlenmektedir.

Kadınların elleriyle şekillenen bu üretim, yalnızca aile ekonomisine katkı sunmuyor; aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam kültürünü de ayakta tutuyor.

Buna rağmen kadın emeği çoğu zaman görünmez kalıyor ve hak ettiği ekonomik değeri bulamıyor.

Amed Üzüm Festivali kadınların bu emeğini görünür kılmalı ve ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirmelidir.

Kadın kooperatiflerine özel alanlar ayrılmalı, yöresel ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturmaları sağlanmalıdır.

Kadınlar yalnızca üretici olarak değil, festivalin planlanmasında ve yönetiminde de söz sahibi olmalıdır.

Çünkü kadın emeğinin olmadığı bir üretim anlayışı eksik, kadının söz sahibi olmadığı bir kalkınma modeli ise adaletsizdir.

Yerel üretim, yerel ekonomi ve dayanışma

Festival, Diyarbakır'ın bütün ilçelerindeki üreticileri aynı çatı altında buluşturmalıdır.

Farklı üzüm çeşitleri
pekmez, pestil, kuru üzüm, cevizli sucuk ve diğer yöresel ürünler doğrudan üreticiler tarafından tanıtılmalıdır.

Cuma günü başlayıp pazar günü sona erecek üç günlük festival, şehir dışından gelecek ziyaretçilerle Diyarbakır'ın ticari yaşamına da hareketlilik kazandırabilir.

Oteller, restoranlar, ulaşım sektörü, çarşı esnafı ve küçük işletmeler bu organizasyondan yararlanabilir.

Ancak ekonomik kazancın yalnızca büyük işletmelere değil, öncelikle küçük üreticilere, aile işletmelerine ve kadın kooperatiflerine ulaşması sağlanmalıdır.

Yerel kalkınmanın temeli, halkın üretim gücünü desteklemek ve emeğin karşılığını üreticiye vermektir.

Kültürümüzü ve toplumsal hafızamızı yaşatalım

Amed'in zenginliği yalnızca tarihî surlarında ve taş yapılarında değildir.
Kürtçe dilinde, dengbêjlik geleneğinde, müziğinde, folklorunda, mutfağında ve tarımsal üretim kültüründe de yaşamaktadır.

Bu nedenle festivalde dengbêjlere, Kürtçe müziğe yerel sanatçılara ve geleneksel kültür emekçilerine mutlaka yer verilmelidir.
Çocukların ve gençlerin katılacağı etkinliklerle üzüm yetiştiriciliği, geleneksel üretim yöntemleri ve yöresel değerler yeni kuşaklara aktarılmalıdır.

Kültür, yalnızca geçmişten kalan bir hatıra değildir. yaşatıldığında, paylaşıldığında ve gelecek kuşaklara aktarıldığında anlam kazanır.
Kendi kültürüne ve üretimine sahip çıkan bir toplum, geleceğine de sahip çıkar.

Festival üç günle sınırlı kalmamalı

Amed Üzüm Festivali'nin amacı yalnızca bir etkinlik düzenlemek olmamalıdır. Terk edilmiş üzüm bağlarının yeniden üretime kazandırılması, çiftçilere tarımsal destek sunulması, yerel üzüm çeşitlerinin korunması ve gençlerin tarıma teşvik edilmesi için yıl boyunca çalışmalar yürütülmelidir.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, ziraat odaları, üretici birlikleri, kadın kooperatifleri ve sivil toplum kuruluşları ortak bir organizasyon komitesi oluşturmalıdır.

Festivalin tarihi üzüm hasadı dönemine göre belirlenmeli ve hazırlıklar birlikte yürütülmelidir.

Böylece festival, geçici bir organizasyon olmaktan çıkarak üretimi, kültürü ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren kalıcı bir yerel kalkınma projesine dönüşebilir.

Son söz: Amed'in toprağı da bizimdir, emeği de, geleceği de!

Üzüm bağlarında alın teri döken kadınların emeği, üreticinin toprağa bağlı mücadelesi ve halkımızın kültürel mirası bu coğrafyanın en değerli zenginliklerindendir.
Bu değerlerin kaybolmasına seyirci kalamayız.

Amed Üzüm Festivali; yalnızca üzümün tanıtıldığı bir etkinlik değil, kadın emeğinin görünür olduğu, üreticinin güç kazandığı, Kürt kültürünün yaşatıldığı ve toplumsal dayanışmanın büyüdüğü ortak bir buluşma olmalıdır.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ni ve bütün ilçe belediyelerini bu konuda sorumluluk almaya, üreticilerle ve halkla birlikte harekete geçmeye çağırıyoruz.

Gelin, toprağımıza, kadınlarımızın alın terine, kültürümüze ve üretim değerlerimize birlikte sahip çıkalım!

Amed üzüm festivali: Toprağın, kadının, emeğin, kültürün ve halkın festivali olsun!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Torlak Arşivi